Mutfağımızda en çok özen isteyen çorba. Bizler her öğün çorba içeriz, ister kahvaltıda ister öğle yemeğinde ve akşam yemeğinde. Hastayken bol limonlu çay içer gibi ya da içki sonrası gecenin ilerleyen saatlerinde midemizi dinlendirmek için, Türk mutfağında çorbaya ayrı bir özen gösterilir ve çok çeşitli çorbalar vardır. Ama bu düşünceyle çorbayı kendimize mal edemeyiz. Böyle olsaydı Fransızların soğan çorbası, Rusların borç çorbası, İtalyanların minestronesi, İspanyolların puçerosu uluslararası platformlarda ünlenebilir miydi Çorba kelimesinin kökenine bakarsak, çorba sözcüğü Farsça çorbadan gelme olup tuzlu madde demek olan “şur” ile eş karşılığı “ba”nın birleşmesinden oluşmuştur. Türk mutfağındaki çorbaların en büyük özelliği sıcak içilmesidir. Uluslararası mutfaklarda kremalı, terbiyeli, hafif tatlımsı çorbalar olduğu gibi İspanyolların dünyaca ünlü gazpaçosu gibi soğuk ya da İskandinav ülkelerinin mutfağındaki tatlı meyve çorbaları da vardır. Türk mutfağındaki çorbaları üç ana başlık halinde toplayabiliriz. Unlu, taneli ve süzme çorbalar.
Unlu çorbalar; unun yağda kavrulması esasına dayanır. İçine et suyu tavuk suyu ya da sade su konulup pişmiş et ve sebze gibi besinler katılarak pişirilir. Taneli çorbalar yine ayni şekilde ve taze ve kuru sebzelerin pişirilmesi ile hazırlanır. Süzme çorbalar ise çeşitli besinlerin iyice yumuşayıncaya kadar pişirilip süzülmesiyle hazırlanır. Bizim çorbalarımızın bir özelliği de terbiye şekillerindendir. Sütlü, yoğurtlu terbiye daha çok yumurta sarısı ile hazırlanır. Süzme ve taneli çorbalar için kullanılır. Limonlu terbiye için de süt yerine limon suyu konulur. Sirkeli terbiyede ise sarımsakla sirkenin karıştırılması ile hazırlanarak çorbaya piştikten sonra arzuya göre ilave değildir. Çorbalar mide özsuyunu artırdıkları için beslenme uzmanlarınca önemli yiyecekler arasında sıralanırlar. Sonuç olarak görüyoruz ki çorba, sofranın ve yemeğin temsilcisidir. Bunun için itina ile hazırlanmalıdır.





Yorumlar kapalı.