Bülent Fevzioğlu

Bir Uçak Kazası Mağusa’daki Sokak Adları ve Belediyemiz Üzerine…





Kimileri; adadaki ilk bölünmenin, Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios’a Yunan Cuntası tarafından 15 Temmuz 1974 günü düzenlenen silâhlı darbe sonrasında yaşandığı sanısındadır.

Oysa adadaki ilk bölünme; 74’ten de 16 sene evvel, daha İngiliz döneminde, “Belediyelerin” ayrılmasıyla başlar…

“Belediyelerin” neden ve nasıl ayrıldıkları, bir başka yazının konusudur…

Bugün; bir “Uçak Kazası”ndan hareketle ve Mağusa özelimizdeki bazı “Sokak Adları”mızın tarihçesine değineceğim.

 

*     *     *

1958 yılının Nisan – Mayıs aylarından başlamak üzere, o günlerde İngiliz yönetiminin denetiminde bulunan ve başkanları mutlak surette Rum vatandaşlardan oluşan ada genelindeki tüm belediyelerde, ciddi huzursuzluklar yaşanmaktadır.

Başkanının ve meclis üyelerinin çoğunluğu hep Rum vatandaşlardan oluşan bu belediyeler, Türk yerleşim birimlerine hizmet etmekten, uzaktır…

Elektrik, su, asfaltlama ve diğer beledi hizmetlerin hemen hepsi, Türk sakinlerini çıldırtacak kadar, Rumların çoğunlukta olduğu yerlere sunulmaktadır hep…

Nihayetinde; Önce Lefkoşa, sonra Mağusa, Baf, Lefke ve diğerleri olmak üzere peş peşe, ada genelinde “Türk Belediyeleri” kurulmaya başlar…

1 Temmuz 1958 günü, “Mağusa Türk Belediyesi” kurulur…

Belediyenin kurulmasının üzerinden, sekiz ay geçer…

Tam da bu günler…

1959 yılının Şubat ayı…

 

*     *     *

İngiliz sömürge yönetimi adadan ayrılmaya hazırlanırken iki halkın (Türk-Rum) eşit ortaklığında da “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin kuruluş çalışmaları başlar…

Nihayetinde; tarih kitaplarımızda da sıklıkla yer aldığı gibi, o ünlü “Zürih ve Londra Antlaşmaları”nın, taraflar arasındaki imza günlerine gelinir…

Kıbrıslı Türklerin garantör devleti olarak Türkiye Başbakanı Sn. Adnan Menderes ve beraberindeki heyet, son imzayı atmak üzere, Ankara’dan uçakla ayrılarak, Londra’ya gider…

Sonrası mı? Özetle:

 

*     *     *

Tarih, 17 Şubat 1959…

Başbakan Adnan Menderes’in başkanlığındaki Türk heyetini taşıyan Türk Hava Yolları uçağı, ilk başta Londra’nın merkezine daha yakın olan Heathrow Havalimanı’na inmeyi plânlamıştı. Ancak, Heathrow kontrol kulesi yetkilileri, başkentteki aşırı sis yüzünden diğer bütün uçaklar gibi Türk uçağını da 25 kilometre güneyde bulunan Gatwick Havalimanı’na yönlendirdi. Burada sis, kısmen az olsa da görüş mesafesini büyük ölçüde düşürecek yoğunluktaydı.

İngiltere Havacılık Bakanlığı’nın yaptığı soruşturmaya göre, uçağın kuleyle telsiz irtibatının kesilmesi ve yoğun sis sebebiyle uçak saat 16.58’de aniden bir fırtına ile beraber Londra yakınlardaki ormana çakılır.

Yerde 250 metre kadar sürüklendikten sonra her iki kanadı kopmuş ve taklalar atarak parçalanır.

Bu feci kaza sonrasında, aralarında Başbakan Sn. Menderes de olmak üzere 6 kişi kurtulmayı başarırken, 14 kişi de hayatını kaybeder…

 

*     *     *

Ve şimdi, kentsel öykümüzün film makarasını, biraz daha geriye saralım…

Mağusa kale içinin sakinleri, 1955 yılına kadar, Türk ve Rum vatandaşlardan oluşmaktaydı…

Tedhiş ve terör örgütü EOKA’nın, 1 Nisan 1955 gecesi ilk bombalarını patlatmaya başlaması ile huzur denilen ortam, ortadan kalkar…

Önce EOKA sonra TMT derken; kale içerisindeki Rum’lar evlerinden çıkarak – ya da çıkartılarak – ikamet için başkaca yerlere yönelirler…

Kapıların açıldığı 2003 yılında değin de bir daha kale içerisine giremezler.

Şimdi yeniden, “Mağusa Türk Belediyesi”nin, kuruluş günlerine gelelim…

 

*     *     *

Yukarıda değinmiştim…

Ada genelindeki Türk Belediyelerinin kurulduğu 1958 yılına gelinceye değin, başkanlığıyla birlikte meclis üyeliklerindeki çoğunluğun da Rumlarda olduğu belediyeler, sokak adlarına varıncaya kadar tüm beledi hizmetleri kendilerine göre plânlamakta, uygulamaktaydılar…

 

*     *     *

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, Sn. Adnan Menderes, beraberindeki heyetle birlikte, 17 Şubat 1959 günü neden, Londra’ya gidiyordu?

Kurulmakta olan “Kıbrıs Cumhuriyeti”nde, Kıbrıslı Türkler adına garantör olacak kuruluş antlaşmalarına imza atmak için…

Yani konu, Kıbrıs konusu…

Lâkin bir trajedi yaşanır, uçağı düşer ve 14 kişi hayatını kaybeder…

Bu kazanın olduğu tarihte de “Mağusa Türk Belediyesi”, henüz, sekiz aylık bir belediyedir…

 

*     *     *

Genç belediye; 1959 yılının 6’ıncı toplantısını 8 Haziran 1959 günü gerçekleştirir.

Ve bu toplantısında ilk kez, Mağusa kale içerisinde Rumca – İngilizce olarak bulunan sokak isimlerinde, değişiklik kararını alır…

Sonraki toplantılarda, bu sokak isimleri genişletilerek, tüm yol ve sokaklar Türkçeleştirilir…

Kale içerisindeki eski Rum ve İngiliz sokaklarına verilen ilk Türkçe isimler, uçak kazasında hayatlarını kaybedenlerden oluşur…

Belediye, yeni isimlerin yazılacağı tabelâlarla ilgili de şu cümleyi kullanır:

– “Eski levhaların üzerinden beyaz boya geçirildikten sonra kırmızı renkte aşağıdaki isimlerin verilmesine karar alındı.”

Ve şimdi, eski yol ve sokak isimlerini parantez içerisinde verirken, yeni isimlerin ve görevlerinin ne olduğunu da birlikte okuyalım:

 

*     *     *

(Ay Kserino)

Kemal Zeytinoğlu

(DP Eskişehir Milletvekili)

(Yunan Ay Yorgi)

Muzaffer Ersü

(Başbakanlık Özel Kalem Müdürü)

(Bidolf)

Şerif Arzık

(Anadolu Ajansı Genel Müdürü)

(Mitias)

Burhan Tan

(Akşam Gazetesi foto muhabiri)

(Martinengo)

Server Somuncuoğlu

(Basın-Yayın ve Turizm Bakanı)

(Templar)

Münir Özbek

(Kaptan Pilot)

(Kirkiz)

Güner Türkmen

(Başbakan Menderes’in Özel Danışmanı)

(Kibragusa)

İlhan Savut

(Dışişleri Bakanlığı 2. Daire Başkanı)

(Katerina Kornaro)

Abdullah Parla

(Türk Hava Yolları Genel Müdürü)

(Prenses Elizabet)

İstiklâl Caddesi

 

*     *     *

Bu köşenin yazarı olarak, benim de tüm çocukluğumun geçtiği sokak, birinci sırada “Ay Kserino” olarak yazılan sokaktır.

Ve zaten bir yokuş yol üzerinde bulunan bu sokağın hemen ortasında, günümüzde de Nestoryen bir kilise olarak hiç bozulmadan, tek taşı bile yerinden dökülmeden ve zaman zaman bugün de kültürel etkinliklerde kullanılır olan kilise vardır.

Tarihi evvelde, Mağusa’da yaşayan Suriyeliler (Keldaniler) için Françis Lakhas isimli Suriyeli bir tüccar tarafından 1339 yılında yaptırıldığı da yazılmaktadır.

 

*     *     *

Kıssadan hissesi:

Uçak kazasından, hayatta kalarak kurtulan Başbakan Sn. Adnan Menderes,”Kıbrıs Cumhuriyeti”nin kuruluşuyla ilgili “Londra Antlaşması”’nı, kazadan iki gün sonra, London Clinic’te gözetim altında tutulduğu hasta yatağında, imzaladı.

Ve bu kazadan, 15 ay sonra da…

27 Mayıs 1960 günü gerçekleştirilen askerî darbe ile hükümetten alındı, 17 Eylül 1961’de de askeri yönetimin kurduğu mahkeme tarafından iki bakanıyla (Fatin Rüştü Zorlu – Hasan Polatkan) beraber Yassıada’da asılarak, idam edildi.

Bir Mağusalı olarak, doğup büyüdüğüm kentimin, Şehr-i Kal’a’nın tarihi, yeni bilgileri ve belgeleri üzerine çalışırken, uçak kazasının yıldönümüne denk gelmiş ve bu yazı da kendini, kendisi yazdırmıştır…

Özelde kentime, genelde ülkeme emek verip de göçenlere, saygımla, rahmetle…

 

Bir Uçak Kazası Mağusa’daki Sokak Adları ve Belediyemiz Üzerine…
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.