Ayla Hanım, ben 19 yaşında bir öğrenciyim ve cinsel kimliğim konusunda bazı tedirginlikler yaşıyorum. Psikolojik destek aldım ve bunun sonucunda, kendimle barışmıştım. Ancak yaşamımda hala bazı yanlışlıklar var. Kısaca söylemek gerekirse, ben önce “tamam bu benim, böylesi benim için doğru” diyorum, ama sonra bu karara dayalı yaptıklarımdan nefret ediyorum ve “demek ki ben böyle değilmişim” oluyorum. Bu beni çok yıprattı ve birkaç defa intiharı düşündüm. İnançlarım gereği intiharı başaramadım. Kendimi çok kötü hissediyorum. Çünkü bana neler olduğunu artık anlayamıyorum. Bu durumumun bir çaresi var mı acaba? Yardımcı olabilirseniz inanın kendimi çok daha iyi hissedeceğim.
Rumuz: YOK
Ölümü düşünmek, çare değil; çaresizliktir ve bir işe yaramaz. İşe yaramadığı gibi, size sunulan yaşamın tadını çıkarmanızı engeller. Bu nedenle, ölümü bir tarafa bırakın ve aklınızdaki karışıklığı çözmeye odaklanın.
Bazen sadece bekleyip görmek gerek. Yaşadıklarınızı ve yaptıklarınızı sorgulayarak ve en önce kendi kendinizi yargılayarak sadece yıpranır ve ruh sağlığınızı bozarsınız.
Bundan vazgeçin.
Cinsel kimliğiniz ile ilgili bir karmaşa yaşıyor olabilirsiniz, elbette. Ancak bu çözümü mümkün olan bir durumdur. Sakın ola, bütünlüğünüzü sadece cinsel varoluşunuza dayandırmayın. Her halükârda, cinsel kimliğiniz ile ilgili bir karara varacaksınız ve yaşam hakkınızı bu bilgiyle beraber kullanmaya devam edeceksiniz.
Genç yaşınızdasınız ve henüz yetişkinliğe adım atıyorsunuz. Yaşadığınız sorunun cinsel bütünlüğünüz dışında bir nedeni olabilir. Olmayabilir de. Olmak istediğiniz ve varoluş potansiyeliniz arasında fark da olabilir. Bunlar veya daha pek çok neden bu karmaşanın kaynağı olabilir. Bu nedenle, uzmanlık konusu cinsel kimlik sorunları olan bir psikiyatrist veya psikolog ile görüşmeniz gerek.
Sizin, sizde neler olduğunu öğrenmeye ve bunu kabul ederek yolunuza devam etmeye ihtiyacınız var.
Bu arada yaşadıklarınız, size kendinizi suçlu hissettirmesin. Her insanın dünyayla olan bağında, önce kendi varlığını kabul ediş vardır. Siz de bunu yapmışsınız. Belki kendinizi yanlış anladınız, belki anlamadınız. İnanın, bu sizden daha önemli değil.
PauloCoelho’nun Simyacı kitabında, çoban, hazineyi bulmak için, çok uzun bir yol kat eder. Acılar ve olgunlaşmalar yaşar. Aradığını en sonunda yola çıktığı noktada bulur.
Kendini bulmanın yolu da bazen sizin yaşadıklarınızdan geçer.
***
5 senelik ilişkimiz aile engeline takıldı
Selam Ayla abla. Ben 22 yaşında bir kızım. Nişanlanma yolunda giden bir ilişkim vardı. Ama, ailem erkek arkadaşımı istemediği için ayrılmak zorunda kaldık.
İstememe nedenlerini sorguladım, sigara içmesi gibi bir sürü neden söylediler. Ama hiçbiri, bir insanı hayatımdan çıkarmak için mantıklı sebepler gelmedi bana. Özellikle bu kadar yıldır, ilişki yönünden, bu kadar ilerlediğim bir insanı.
Bu yaz nişanımız olacaktı. Her şey bir anda çok kötü oldu, anlayamadım. İntihar etmeyi düşündüm. Defalarca denedim.
Ailemi nasıl ikna edebilirim? Ya da ne yapmalıyım? Vaz mı geçmeliyim? Lütfen yardım et Ayla abla. Çok acil bir şekilde karar vermeliyim çünkü her gün biraz daha kötü olurum.
Bizim 5 senelik bir ilişkimiz vardı. Onu bırakmam imkânsız. Tek çözüm ölmek gibi gelir.
Şimdiden teşekkürler.
Rumuz: YOK
Biliyor musun, dünya tarihi, aşkın zaferleriyle doludur. Engellerle karşılaşan her çift ölümü seçseydi, aşk kazanabilir miydi?
Ailen nişanı engellemiş. Şimdilik olan bu. İkinizin ortak planını, yok saymışlar. Bunu başarabildiklerine göre, her ikiniz de, birbirinizi sevmenize rağmen, birbirinize resmi bir bağ sunmak için yeterince güçlü değilsiniz.
Henüz güçlü değilsiniz.
Ola ki, sevdiğin genç senin yaşlarındadır. Yani iş hayatınız, kariyeriniz ve kendi kendinizi idare etme donanımınız henüz gerçekleşmemiş olabilir.
Ne ilgisi var, diye düşünürsen, ailenin istekleri, gençleri ancak bu nedenle engelleyebilir. İşi gücü yerinde olan ve belli bir olgunluğa gelen kişilere, aileleri kolayca müdahale edemez. Çünkü gençler hem ekonomik açıdan bağımsız hem de ne istediklerini bilmekte ve kendi imkanlarıyla başaracaklarına kanaat getirmektedirler.
Bu nedenle, hemen ayağa kalk ve geleceğine yürü. Sevmekten vazgeçmeden elbette. Sevgilin bunu bilsin. Nişan ertelenebilir. Zaten ne acelesi var. Önce ayaklarınızın üstünde durun. Gardınızı yükseltin ve ailelerinize müdahale edecek neden vermeyin.
Yani, seviyorsan vazgeçme ama nişan gibi bir resmi bağ için de acele etme. İkiniz de okullarınızı bitirin, işe girin, sosyal ve ekonomik kimliğinizi güçlendirin ve bir daha çıkın ailelerin karşısına.
Emin ol bu defa işler istediğin gibi olacaktır.





Yorumlar kapalı.