Ayla Kahraman

Ayrılsak mı acaba?





MESAJLARINIZ İÇİN:
AYLA KAHRAMAN MESSENGER,
[email protected]
[email protected]
05338621713

 

Sevgili Ayla Hanım, 9 yıllık evli ve iki çocuk babasıyım. Eşim ile severek evlendik. Doğrusu onu hala çok seviyorum. Ama anlaşamıyoruz. Eski muhabbetimiz kalmadı ve sıklıkla acaba ayrılsak mı diye düşünmeye başladığımı fark ettim. Size bu nedenle yazmak istedim.
Bizim karakter yapımız çok farklıdır. Ben işten döndüğümde evimde ve bahçemde zaman geçirmekten hoşlanırım. Çocuklarımla bir şeyler yapayım, çok hoşuma gider. Evimi çok severim ve dış hayata ihtiyaç duymam. Zaten ikimiz de bütün gün dışarıdayız. İş arkadaşlarımız, ailemiz falan hepsiyle bir şekilde görüşürüz. Akşamlar bize ait olmalı diye düşünürüm. Ama eşim, sürekli plan yapar. Ailecek veya arkadaşlarla akşam yemeği planları, hafta sonu gezileri, sportif etkinlikler ve daha pek çok farklı planla karşıma çıkar. Evde oturalım, çocuklarla ilgilenelim, filim izleyelim, kitap okuyalım derim ama bir kulağından girer diğerinden çıkar. Israr edersem, kavgaya başlarız. Çocuklar çok üzülürler hatta ufaklık ağlamaya başlar. Küseriz ve bu bazen bir haftadan fazla sürer.
Tek farklılığımız bu da değildir. Arkadaş seçimlerimizde de anlaşamayız. O hemen herkese güvenir ve evimizin kapılarını açıverir. Benim ise birini gözüm tutmadığında, genelde haklı çıkarım. Buna rağmen bana aldırmadan, bir bakmışım ki hazzetmediğim birileri bize geliyor. Oldu bittiye getirmeyi çok iyi bilir ve ben bundan bıktım.
Bir de temizlik konusunda anlaşamayız. Ben karıma çok yardımcıyım. Hiçbir zaman bütün yükü ona bırakmam. Ama nasıl desem, o biraz rahat bu konularda. Akşam bulaşığı sabaha mı kalmış umurunda olmaz. Çamaşırlar birikmiş, “önemli değil, nasılsa yıkanır” der işin içinden çıkar. İş konusunu önemsemez ama bu beni çok etkilemez. Ben de yaparım çünkü. Ben duş almadan yatmam, o duşunu sabah alır. Bu çok özel bir konu ama beni çok etkiler.
Aklınıza onu çok eleştirdiğim gelebilir. Aslında, eşim çok iyi kalplidir. Benim ailemde bazı akrabalarımın maddi durumu yoktur. Eşim, onlara yardım eder. Bana bile söylemeden, elinden geleni yapar. Annemin ameliyatında, işten izin aldı ve ayağa kalkana kadar ona baktı. Kız kardeşim yok benim ve o abimin eşinden bir şey beklemeden, lafını bile etmeden, kendi isteği ile annemin yanında kaldı. Bütün bunlar, benim eşimin iyi bir kadın olduğunu gösteriyor ama aramızdaki huzursuzluk ve gerginlik de dayanılacak gibi değil.
Her akşam eve giderken, “bu akşam ne çıkaracak acaba” diye düşünürüm. Bu da beni gerer ve sinirli olurum. En ufak bir olayda parlarız ve bu çok sık olur.
Acaba ayrılsak mı diye çok sık düşünürüm. Siz ne dersiniz, bizim için umut var mı sizce?
Rumuz: MUTSUZ ADAM

 

İlettiğiniz sorunlar önemlidir ancak iki çocuklu bir çiftin boşanması için yeterli değildir. Siz çoğu zaman uyumlu ve birbirinize yardımcı olduğunuzu söylüyorsunuz. Üstelik bir aşk evliliği yapmışsınız ve karınızı hala sevdiğinizi söylüyorsunuz.
Mutlu çiftler; sorun çözme becerisini geliştirmeyi başaran çiftlerdir. İkinizin de ihtiyacı olan bu gibi görünüyor.
Konuşmalısınız. Birbirinizden beklentilerinizi, sizi rahatsız hissettiren durumları ve birbiriniz için taşıdığınız anlamı karşılıklı konuşun. İkinizin gördüğü sorunlar nelerdir? Bir bakacaksınız ki, sorun anlayışınız bile farklı. Birinizin sorun gördüğünü, diğeriniz doğal karşılıyor olabilir.
Çiftler çoğu zaman, beklentilerini dile vurmaktan kaçınırlar ve eşlerinin bunu anlamasını beklerler. Bu aslında pek de mümkün değildir. Konuşmak, anlatmak; sorun çözmek için iyi bir yoldur ve gereklidir. Kimse, en yakınımız bile içimizden geçirdiğimiz beklentilerimizi anlayacak yetenekte değildir. Bunun yanında, isteklerimiz, arzularımız söz konusu olduğunda; hepsinin giderilebilmesi diye bir durum da söz konusu değildir. Bazı isteklerimizin gerçekleşmesi için, koşullar yeterli değildir, bazıları hayal dünyamızın ürünüdür. Mesele bunları karşılıklı olarak konuşmak ve birbiriniz için elinizden geleni yapmaya kararlı olmanızdır.
İlişkilerde, beklentiler büyük önem taşır elbette. Bunu her zaman dikkate alın. Bazı beklentiler hiç gerçekleşmeyebilir ama ilişkilerde çok önemli bir gerçeklik daha vardır. Bu “Karşılıklılık” ilkesidir. Çiftin her bir eşi, karşılık beklemeden vermeye gayret eder ama karşılıklı bir alavere durumu olmazsa ilişki tıkanır ve sorunlar yaşanır. Bu nedenle, karşılık beklemeden verebilmeyi öğrenmelisiniz. İkiniz de.
Bunun yanında, uzlaşım diye bir konu var. Bunu atlamış olabilirsiniz. Genelde çiftler birbirlerine benzemezler. İlgileri, hobileri, boş zamanları değerlendirme biçimleri de benzemez. Bu farklılıklar, en başta ikinizin birbirinizi çekici bulmasını sağlamış olabilir hatta. Ama zaman geçtikçe, başta çekici gelen pek çok şey, sorun gibi görünmeye başlayabilir. Bu nedenle uzlaşım gereklidir. Her ikinizi de tatmin edebilecek çözümler üretebilmelisiniz. Siz ev hayatını çok seviyorsunuz ve dışarıda zaman geçirmekten hoşlanmıyorsunuz. Eşiniz ise gece dostlarınızla ve aile üyelerinizle çıkmaktan, evinde misafir ağırlamaktan hoşlanıyor. İkisini de yapacaksınız. Bir denge oluşturup, ona göre davranacaksınız. Eşit ilişkinizi ancak böyle koruyabilirsiniz.
Ev işlerine gelince. Bu konuyu çok ciddiye almayın. Kararına saygı duyun. Zamanla, uyumlu bir noktaya gelirsiniz.
Son bir nokta. Küslük ve dargınlık aslında yetişkin ilişkilerinde olmamalıdır. Bunu çok sık yaşıyorsunuz. Konuşun, uzlaşın ve dargınlığın üstünü gecenin örtmesine izin vermeyin. Çiftler küslükleri uzatmamalıdırlar.

 

Ayrılsak mı acaba?
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.