Yeni hükümetle birlikte yeni bir haftaya girerken, UBP-HP koalisyon hükümetinin programının bugün Meclis’te okunması bekleniyor. Ardından iki tam gün sonra, program üzerinde görüşmeler yapılacak ve görüşmelerin bitmesinden bir tam gün sonra da güven oylamasına gidilecek.
Koalisyonu oluşturan iki partinin koltuk sayısı 30 olduğuna göre, güven oylamasında herhangi bir sorunun çıkması beklenmiyor.
Bir süreden beri toplumun çeşitli kesimlerinden çıkan seslere yeni hükümetin kulak verdiği inancındayız. Sektörlerin sorunlarını bizden daha iyi bilmektedirler. Ancak yeri gelmişken hatırlatmakta yarar vardır. Örneğin Güzelyurt ve Lefke’deki sivil toplum örgütleri, Güzelyurt ile Lefke’nin unutulan, terk edilen, projeleri lafta kalan ilçeler olduğunu ifade ederek, “Artık bizi görün” çağrısında bulundular.
Diğer sektörlerin sorunlarını da yeri geldiğinde irdelemeye çalışacağız. Ancak siyasilerin de sıkça dile getirdiği gibi, ülke ekonomisinin lokomotifi sayılan turizm ve eğitime, bir başka deyişle yüksek öğrenime öncelikle eğilmek gerektiği inancındayız. Turizm mevsimine girilmesine rağmen, bu sektörde beklenen hareketliliğin henüz yakalanamadığı ifade edilmektedir.
2018’in çok kötü bir yıl olduğunu söyleyen Kıbrıs Türk Otelciler Birliği Başkanı Dimağ Çağıner, Kuzey Kıbrıs için Türkiye’den sonra İngiltere’nin ikinci büyük pazar olduğunu, ancak yıldan yıla bunun kaybedildiğini belirtti, “İngiltere’de bir pazar olma özelliğimizi kaybettik” dedi. “Reklam ve pazarlama açısından çok kötü durumdayız” şeklinde konuşan Çağıner, 2020 yılı turizm planlaması için en geç haziran ayında harekete geçilmesi gerektiğini ifadeyle, 2020 yılı için yol haritasını belirlediklerini ve yeni hükümete sunacaklarını kaydetti.
Tabii ki turizm derken, içe de bakmak gerek. Örneğin en basitiyle yollarımızın durumu, çevrenin genelde olumsuz görünümü… Ayşe Bulut arkadaşımız dünkü haberinde şöyle diyordu: “Ülkemizde altın sarısı sahilleri ve muhteşem doğal yapısıyla herkesi kendine hayran bırakan Karpaz Milli Parkı’na ulaşmak için kullanılan yolun delik deşik olması tepki çekiyor. Dipkarpaz-Zafer Burnu arasında bulunan yol bakımsızlık ve ilgisizlik nedeniyle adeta köstebek yuvasına döndü. ‘Bu durum aslında ülkemizin ayıbıdır’ diyen vatandaşlar, her yıl yüzlerce turistin Apostolos Andreas Manastırı’nı ziyaret ettiğini, ancak yolun kötü olması nedeniyle ülke olarak rezil olduğumuzu söylediler.”
Anlayacağınız, iç turizm açısından da daha fazla zaman kaybetmeden yapılması gereken çok iş vardır. Kuzey Kıbrıs’ı dış dünyada pazarlamaya çalışırken, içte kendi evimizin önünü süpürmek, tertemiz bir çevre yaratmak görevimizdir. Zaten ülkemizi ziyaret etmekte olan turistlerin de en fazla şikâyet konusu çevre kirliliğidir. Maalesef bu konuda henüz geçerli not almış değiliz. Zaman zaman çevre konusunda bir takım olumlu çabalar olduysa da, çevre sınavını geçtiğimiz söylenemez.
İşte bu noktada yeni hükümete, özellikle de Turizm ve Çevre Bakanlığı görevini üstlenen Ünal Üstel ve ekibini çok önemli görevler beklemektedir. Turizm dalında deneyim sahibi olan ve daha önceleri sektörde yaratılan olumlu gelişmelerde önemli pay sahibi olduğuna inandığımız Sayın Üstel’in, kolları sıvayarak adım atmak üzere olduğunu görür gibiyiz. Nitekim elde ettiğimiz bilgilere göre, Bakanlık Müsteşarı Doç. Dr. İsmet Esenyel ile daire müdürleri ve personelle gerçekleştirilen toplantıda, yeni dönemde yapılacak çalışmalar hakkında bilgi veren Bakan Üstel, “Bizim çok zamanımız yok, süratle çalışmak, ülkenin ve sektörün sorunlarını uyumlu ve hızlı bir şekilde çözmek gerekiyor” dedi. Bakan ayrıca turizm sektörünü daha ileriye taşıyacaklarını kaydetti.
Sıcakların giderek arttığı ve mayıs ayını da doldurmak üzere olduğumuz şu günlerde, güvenoyunu alır almaz, hatta daha öncesinde sektöre el atılması zorunluluk arz etmektedir. Hava ulaşımı ve benzeri konulardaki görüşlerimizi bir başka sefere bırakmakla birlikte, çeşitli nedenlerle bu günlere kadar sarkan sorunların belirli bir süre içinde çözüme kavuşabileceği turizmcilerin de ortak inancıdır.
Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, turizm ve üniversite sektörü bu ülkenin lokomotifidir. Rum komşularımız her ne kadar baltalasalar da, tarihi ve doğal güzelliklere sahip Kuzey Kıbrıs’ı cezbedici hale getirmek, tüm sektörlere, dolayısıyla ülke ekonomisine büyük kazançlar sağlayacaktır.
Yazıyı noktalarken, müsaade ediniz de sevgili eşim Dilek’in bugün doğum gününü kutlayayım.
***
Osman Ağlar herkesi ağlattı
Başkentin tanınmış simalarından, emekli polis Osman Ağlar dün öğle namazının ardından Lefkoşa’da gözyaşları içinde ve dualarla son yolculuğuna uğurlanırken gerçekten herkesi ağlattı. Çevresinde sevilen müstesna insan Osman Ağlar için verilen ilanda, “Bir kez daha dünyaya gelsem, yine benim babam ol isterdim” denildi.
Oğlu Cevdet-Feray Ağlar, öteki oğlu Savaş, kızı-damadı Canev-Ahmet Ağlar ile torunları ve manevi kızı Asiye, tüm dost, akraba ve sevenleriyle birlikte Osman Ağlar için son görevlerini yerine getirdiler. Onan Ltd. çalışma arkadaşları Cevdet Ağlar’ın kıymetli babası Osman Ağlar’ın vefatının kendilerini derinden üzdüğünü ifadeyle, merhuma Allah’tan rahmet, yaslı ailesine başsağlığı ve sabırlar diledi.
Çok sayıda akrabası da “canımızdan çok sevdiğimiz biricik dayımız Osman Ağlar’ın vefatından dolayı sonsuz bir acı içinde olduklarını dile getirdiler.
Bu arada sevilen simalardan Kıyasettin Karakuş dün Girne Nurettin Ersin Paşa Camii’nde kılınan öğle namazını müteakip Karaoğlanoğlu Mezarlığı’nda dualarla defnedildi.
Çukurova köyünün çınarlarından, iyi insan Jale Günözger de dün kendi köyünde toprağa verildi. Evlatları, eşleri, torunları ve torun çocuğu Özdemir Şanlıdağ, üzüntülerini belirterek, 28 Mayıs 2019 tarihinde kendi evinde 3’üncü gecesi mevlidinin okunacağını duyurdular.
Tümüne Allah’tan rahmet, acılı aileleri ve sevenlerine başsağlığı dileriz.





Yorumlar kapalı.