Akay Cemal

Sağlıktaki sorunlar ve Altuğra’nın ilkeli çalışması





   Ülkenin sorunları çok da, bugün sağlıktan söz edelim dedik. Malum; pahalılık olsa da, ‘nasıl geçineceğiz’ diye feryatlar yükseliyorsa da, her şeyin başı sağlık! “Sağlığımızdan da olmayalım” diyoruz.

   Geçen hafta ‘KIBRIS TV’de konuğum Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra idi. Sağlıkta genel olarak gelinen noktayı, bu arada Yeşilırmak’tan Dipkarpaz’a varıncaya kadar sağlık ocaklarının durumunu ele aldık. Medyaya da yansıdığı gibi, tıpta en büyük sorun doktor sayısının azlığı. Aynen polis örgütünde olduğu gibi! Poliste de açık bir türlü kapanamadığından, mevcut personel özveriyle işi götürmeye çalışıyor.

   Doğal olarak sağlık derken, ilk akla gelen doktordur. Bunun yanı sıra, hemşire ve hastane sayısının da artırılması gerektiğini ifade eden Altuğra’ya 50 yıl önce hizmet vermeye başlayan Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin ilk günlerini anımsattım. O yıllardaki nüfusla şimdiki nüfusun kıyas edilemeyeceğini, nüfusun artmasıyla birlikte, sorunların da arttığını, eksikliklerin de varlığıyla, cevap vermekte tıp camiasının zorlandığını, bunların hızla aşılması gerektiğini söyledi, şunları kaydetti:

   “Sağlık Bakanlığı olarak, protokolde yer alan maddeleri hayata geçirmek amacındayız. Özellikle Girne Hastanesi’nin bölge halkına kazandırılması için çalışmalar devam etmektedir. Olası bir sel baskınında binanın zarar görmemesi için bizzat yerinde incelemeler yapılmıştır. Bilgi alış-verişindeyiz ve daha hızlı sonuç alınabilmesi için de Türkiye ile birlikte yürüyoruz.

   Covid-19’un başladığı günlerde Türkiye’den gelen ekibin 45 gün içerisinde Acil Durum Hastanesi’ni yaptığı ve kullanılır hale getirdiğinin unutulmaması gerektiğini belirten Bakan Altuğra, zor günlerde Türkiye’nin göndermiş olduğu aşı ve tıp malzemelerinin, halkın sağlığı açısından ‘can kurtaran simidi’ olduğunu, bu sayede ve halkımızın da kurallara riayet etmesiyle, sürecin hafif hasarla atlatıldığını söyledi. İzlem Gürçağ Altuğra ayrıca Türkiye’nin, KKTC’ye hediye edeceği 500 yataklı modern hastanenin temelinin bu yıl içinde atılabileceğini, modern cihazlarla donatılacağını ve sağlıktaki yükün hafifleyeceğini kaydetti.   

   Nalbantoğlu’ndaki Üroloji Servisi geçtiğimiz günlerde Acil Durum Hastanesi’ne taşınırken, bunu Göz ve Çocuk Servisleri de izleyecek. Lefkoşa’daki Trenyolu Polikliniği’nin de, Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin yükünün hafiflemesinde önemli payı olduğuna vurgu yapan Bakan Altuğra, poliklinikte halka özveriyle hizmet sunan hekimlerin ve sağlık çalışanlarının başarılarından dolayı gururlandığını söyledi.

   Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra sorunların bilincinde. Mesleği gereği de işin içinde. Babası Erdinç Gürçağ gibi sıkı ve disiplinli bir çalışma temposu, ilkeli bir çalışması var. “Söz uçar, yazı kalır” diyerek, karşılaşılan sorunlarla ilgili şikâyetlerin, varsa öneri ve düşüncelerin yazılı yapılması gerektiğini ifade ederken, vatandaşın herhangi bir konuda torpil istemesinde karşı! “Sağlıkta da çağdaş sisteme ayak uydurmak gerek. Pandemi sürecinden çok dersler çıkarmalıyız. Pandemi başladığında bize kim elini uzattı, onu da unutmamalıyız” dedi.

   Altuğra’nın söyledikleri bir yana, o günlerde nice gelişmiş ülkeler Türkiye’nin kapısına dayanmış, onlara da, hatta Latin Amerika ülkelerinden Venezuella’ya ve bazı Afrika ülkelerine de maske, dezenfektan ve çeşitli tıbbi malzeme gönderilmişti…

                                                                                             ***

Erge’nin vefatı Akçay’ı yıktı

   Mehmet Hilmi Erge (59), namı diğer ‘Matheus’, aslen Bodamya’lı olup, Akçay’da ikamet etmekteydi. Akçay köyünün olduğu kadar, civar köylerin de sevilen isimlerindendi. Geçen Cuma günü Yuvacık’ta sonsuzluğa uğurlandı. Anne ve babası Keziban-Hilmi Erge (merhum), kardeşleri Ogün-Raziye Erge, Sami-Emel Erge, İsmail ve Süleyman Erge, Ayşe-Mehmet Güneş, yeğenleri Ayten-Güner Altan/Türkay Altan, Hilmi, Hasan ve Serpil Erge, Keziban  Nisa Güneş, Hayriye Şerif Güneş, “Sonsuz acısını asla unutamayacağız. Yattığın yer nur, mekânın cennet olsun” dediler.

   Bu arada Akçay Köy Halkı, ayrıca Kadir Saruhan, Yusuf Serçin, Nazım Aktunç ve Uğur Dereliköylü adına yayınlanan taziye mesajlarında, dürüst ve yardımsever, iyi insan Mehmet Erge’ye Allah’tan rahmet, yaslı ailesi ve tüm sevenlerine başsağlığı dileğinde bulunuldu, “Bir gün bir yerlerde buluşuncaya kadar, yattığın yerde rahat uyu Matheus” denildi    

Sağlıktaki sorunlar ve Altuğra’nın ilkeli çalışması
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.