Akay Cemal

Polat Paşa, Doğu; Aktar Paşa da Batı Harekâtını yöneltmişti





   Bence bugün Kıbrıs tarihinde en önemli günlerden biri… Kıbrıs Barış Harekâtı’nın ikinci aşamasının başladığı tarih. Bu münasebetle bugünden başlayarak, Serdarlı, Gazimağusa ve Lefke’de kutlamalar yapılacak, şehitlerimiz anılacak. Ayrıca toplu katliamlarda şehit olanlar, Taşkent ile Muratağa, Sandallar ve Atlılar’da anılacak.  

   20 Temmuz 1974’te Korgeneral Nurettin Ersin Paşa komutasında başlayan Kıbrıs Barış Harekâtı’nın ikinci aşaması Korgeneral Bedrettin Demirel tarafından sevk ve idare edilmişti…,

   Doğu bölgesine yönelik harekât için Tümgeneral Osman Fazıl Polat Paşa, Batı bölgesine yönelik harekât için de Tümgeneral Fethi Aktar görevlendirilmişlerdi. İş adamlarımızdan Memduh Erdal’ın, Erenköy mücahitlerinden Fadıl İncirli’nin ve daha birçok kişiyle yakın dostluğu bulunan Fethi Aktar, 1960’lı yıllarda Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin oluşturduğu ‘Üçlü Karargâh’ta da görev yapmıştı. Bu nedenle Kıbrıs’ı iyi bilenlerdendi.

   Esasında Türkiye’nin, Kıbrıs’a çıkarma yapacağına ve çıkarmanın başarılı olacağına ne garantör İngiltere inanmıştı, ne de ABD! Kıbrıs Rum tarafı ile Yunanistan ise, Türkiye’nin Kıbrıs harekâtını akıllarının ucundan bile geçirmiyorlardı. Çünkü o dönemde gerçekten Türkiye’nin elinde doğru dürüst çıkarma gemisi yoktu. Silahlar da NATO’nun demode olmuş silahlarıydı.  Ada’da silahlı çatışmaların yoğunluk kazandığı 20 Temmuz 1974 öncesi dönemde asker dolu gemiler Mersin’den çıkar, Kıbrıs açıklarına kadar gelir, tekrar Mersin Limanı’na geri dönerlerdi…

   Bunu bilen Rumlar, mevzilerde görevli mücahitlerle alay edercesine, Türkçe olarak ‘Bekledim de gelmedin’ şarkısını çalar, moralleri bozmak isterlerdi. Her şeye rağmen, Türkiye’nin bu kez kesin kararlı olduğunu bilmiyor, düşünmüyorlardı. ‘Bekledim de gelmedin’ şarkısıyla dalga geçiyorlardı. Ecevit-Erbakan ikilisinin ne denli kararlı olduğunu sonradan anlamış ve görmüşlerdi.

   O günlerin koşullarında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kıbrıs çıkarmasının pek de kolay olduğu söylenemez. Hele Rum ve Yunan birlikleriyle çarpışarak Girne’den sonra Beşparmak Dağları’nın aşılması ve Boğaz’a inilmesi oldukça zordu. Çok sayıda şehit verilmişti. Türk askeri, Boğaz bölgesinde dar bir alana konuşlanırken, bir yandan da Cenevre’de Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs Türk ve Rum tarafının temsilcileriyle yapılan görüşmelerde de, Rum tarafı ve Yunanistan’ın uzlaşmazlığı sonucu bir netice elde edilemezken, ikinci aşama için düğmeye basılmıştı.

   Dönemin Dışişleri Bakanı Turan Güneş, görüşmelerden sonuç çıkmayınca, daha önce Ecevit’le anlaştığı parolayı Başbakan Bülent Ecevit’e telefonda söyleyerek, ‘Ayşe tatile çıkabilir’ demişti… Böylelikle harekâtın ikinci aşaması başlamış ve bugün Adada iki tarafı ayıran sınır çizilmişti.

   İtiraf etmek gerekir ki, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin varlığı sayesinde 46 yıldan bu yana adada barış, huzur ve güven hüküm sürmektedir. Yine bu sayede darbeyle cumhurbaşkanlığı koltuğundan edilen Başpiskopos Makarios adaya dönebilmiş, Yunanistan demokrasiye yeniden kavuşabilmiş, Albaylar Cuntası tasını tarağını toplayarak iktidardan uzaklaştırılmıştı. O dönemde uzun bir süre Fransa’nın başkenti Paris’te sürgün hayatı yaşayan Başbakan Konstantin Karamanlis, Barış Harekâtı’ndan sonra Atina’ya dönmüş ve bir kurtarıcı gibi karşılanmıştı…

   Bu günlerde Doğu Akdeniz’de sular ısınırken, çıkarları uğruna Rum ve Yunanlıların safında yer alarak, Türkiye’yi kendi sınırları içine hapsetme çabalarına destek veren ve Rum-Yunan ikilisini şımartan Fransa’nın Emmanuel Macron’un da Kıbrıs’la ilgili bazı gerçekleri bilmesinde yarar olduğu inancındayız.    

  

                                                                                    ***

Turgut Komutan, Dr. Fazıl Küçük ve

Denktaş’ın emir subaylığını yapmıştı

   Önceki gün Hakkın rahmetine kavuşan Emekli Yüzbaşı Turgut Asvaroğlu dün Lefkoşa’da askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı. Aslen Turunçlu köyünden olan 1938 doğumlu iyi insan Turgut Asvaroğlu, bir dönem Kıbrıs Türk Halkının Varoluş ve Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük ile Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın emir subaylığını yapmıştı.

   Eşi Sevinç hanımı daha önce kaybeden Asvaroğlu için evlatları Mustafa-Özlem Asvaroğlu, Mehmet ve Mertay Asvaroğlu, İçten Asvaroğlu Ogan-Kaan Ogan, torunları Süreyya ve Simge Asvaroğlu, Sevinç Ogan, “Acımız sonsuzdur. Tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntü ile duyurulur. Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun” dediler.

   Bu arada Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı yayınladığı mesajda, Emekli Yüzbaşı Turgut Avsaroğlu’na Tanrı’dan rahmet, yaslı ailesine sabır ve başsağlığı dileğinde bulundu, Asvaroğlu’nun Kıbrıs Türk mücadele tarihinde önemli görevler üstlendiği kaydedildi. Turgut Asvaroğlu, K. T. Emekli Subaylar Derneği üyesiydi.

                                                                                      ***

Şah ve Aydın Türksever

   Öte yandan Lefkoşa halkının yakından tanıdığı ünlü Göçmenköy Şah Fırını’nın Direktörü, değerli insan Olgun Şah’ın ölümü, ailesini ve sevdiklerini üzüntüye boğdu. Aslen Görneç köyünden olan Olgun Şah dün Lefkoşa’da defnedildi. Sevgili eşi Ayten Hanım, çocukları Mazhar Şah, Suziye-Daniş Özdenak, Cemaliye Şah, torunları Olcan ve Ayten Özdenak, Ecem ve Neşem Yaman, acılarını ifade ederek, ‘Yattığın yer nur, mekânın cennet olsun’ dediler.

   Göçmenköy Şah Fırını Müdür, Personel ve Şoförleri de, “Bizlere her zaman babalık yapmış, kendi evlatlarından bizi hiç ayırmamış değerli direktörümüz, babamız, herkes tarafından sevilip sayılan müstesna insan Olgun Şah’ı kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Mekânı cennet olsun” ifadelerini kullandılar.

   Diğer yandan geçirdiği kalp krizi sonucu 55 yaşında hayata veda eden, ülkenin sevilen simalarından, Bayrak Radyosu’nda “Aydın’la Günaydın” programı ile bilinen ve BRT’ye yıllarca hizmet veren Aydın Türksever’in vefatı herkesi derinden üzdü. Çalışma arkadaşları Türksever’in cenazesini alkışlarla BRTK’dan Lefkoşa Kabristanlığı’na uğurladılar. Gözyaşlarıyla toprağa verilen Aydın Türksever, bir süre önce emekliye ayrılmıştı.

   Bu arada Viyabank Yönetim Kurulu ve Çalışanları, Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Ataman’ın kıymetli annesi Nazlı Fındık’a Allah’tan rahmet, ailesi ve yakınlarına başsağlığı diledi.

 

Polat Paşa, Doğu; Aktar Paşa da Batı Harekâtını yöneltmişti
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.