Akay Cemal

Güney’de Kıbrıs sorununa ‘mezar taşından’, Kuzey’de ise ‘dayatma çözümden’ bahsediliyor





Kıbrıs’ta taraflarla ve Kıbrıs konusuyla ilgili başkentlerde temaslarını tamamlayan BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela HolguinCuellar’ın, bu hafta içerisinde Genel Sekreter AntonioGuterres ile bir araya gelmesi bekleniyor. Rum Yönetimi Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis, durumların çok da kolay olmadığını, müzakerelerin kaldığı yerden yeniden başlaması için her türlü çabayı sarf etmeyi sürdüreceklerini ifade etti.

Genel Sekreterin Kıbrıs sorununda çıkmaz bulunduğunu belirtmesi halinde sorundaki çabalara ‘mezar taşı’ konup konmayacağı şeklindeki soru üzerine Sözcü, Kıbrıs sorununa hiçbir şekilde ‘mezar taşının’ konmayacağını, bunun olmasına olanak tanımayacaklarını belirtti. Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis de, tek hedefin Kıbrıs’ın ‘yeniden birleşmesi’ teranesini yineledi.

Güney’de Kıbrıs’ın ‘mezar taşından’ bahsedilirken, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da, Kıbrıs Türküne dayatma bir çözüm sunulduğunu belirterek, Türkiye’nin garantörlüğünü sona erdirecek, Türk askerini adadan çektirecek bir oyunla karşı karşıya olunduğunu vurguladı. Tatar “bir anlaşma olacaksa, KKTC’nin bu anlaşmanın bir parçası olması gerekiyor” dedi.

Çınarlı şehitlerini anma töreninde bu konuşmayı yapan Tatar, Türkiye’de, Sakarya’da da bu görüşünü yineledi.

Rumların, Kıbrıs sorununa ‘mezar taşı’ dikilip dikilmeyeceği, Ersin Tatar’ın da ‘dayatma çözümden’ bahsettiği şu günlerde akla pek çok soru işaretleri geliyor.

Doğrusunu söylemek gerekirse 1017 yılından beri Kıbrıs konusunda yaprak kıpırdamadı. Bir başka deyişle sorun derin dondurucuya konuldu. Ancak iki halk şu veya bu şekilde yaşamını sürdürüyor. ‘Ne sen benim egemenliğim altında yaşa, ne de ben senin’ dercesine. Ancak Rum liderliği illa ki 1974 öncesine dönülmesini ve Kıbrıs’ın yeniden birleşmesini istiyor. Yahu bu halk 1974 öncesi neler çekildiğini unutmadı ki! O günlere geri dönmek ister mi?

Bize öyle geliyor ki, şimdiki durumdan genelde Rum halkı da şikâyetçi değildir. Aradan bunca zaman geçti, nesiller değişti. Halk dilediği zaman Türk tarafına, dilediği zaman Rum tarafına gidip geliyor.

Bu arada Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın son günlerde ‘dayatma çözümden’ bahsetmesi de ilginç! Kimden gelebilir böyle bir dayatma? Holguin’ın raporundan sonra BM’den mi, AB’den mi, ABD ve İngiltere’den mi, yoksa bir başka yerden mi?

Bu topluma ‘dayatma çözüm’ ilk kez dayatılmadı ki! Annan Planı bile, sonuç bilindiği halde bir nevi dayatmaydı. Daha nice dayatmalar yaşadık! Kantonal çözümler ve saire! Ancak yine de Rum tarafı hep reddetti. Avukat Kıvanç Rıza’nın zaman zaman dediği gibi, “Gelin tüm adayı verelim, sadece Girne Kalesi bize kalsın, Türk nüfusu oraya yerleşsin” desek de kabul etmeyecekler.

Biz geçmişten günümüze çok dayatmalar geçirirken, Rum tarafı da Kıbrıs’ın ‘mezar taşından’ bahseder oldu. Rum Sözcü “Bu adanın sorununa mezar taşı diktirmeyeceğiz” diyor. İster dikin, ister dikmeyin, yeter ki gerçeklerden kaçmayın, gözlerinizi gerçeklere kapamayın!

***

Sadrazam Lefkoşa’da defnedildi

 

Sadrazam ailesinin değerli büyüğü, merhume Sevilay Sadrazam’ın eşi, iyi insan Hasan Sadrazam dün Lefkoşa’da toprağa verildi. Tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntü ile duyuruldu.

Evlatları Filiz-Fikret Karahan, Alev-Mustafa Avukat, Mehmet (merhum)-Rachel Sadrazam, Nuriye-Osman Mannaş, Halide-Sertan Çoban, torunları Semiha-Samet, Hasan-Berkiye, İsmet, Hasan, Sevilay-Görkem, Alpay, Katheeen-Chez, Hasan-Katy, Polat-Courtney, Yasemin-Naoto, Sevilay-Finley, Süleyman, Tuğberk, Tuğra, Berkay ve torun çocukları, babaları ve dedelerini her zaman kalplerinde yaşatacaklarını ifade ederek, “Acımız sonuzdur. Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun” dediler.

Başsağlığı mesajları

Öte yandan Girne Tapu ve Kadastro Dairesi, değerli çalışma arkadaşları İbrahim Soy’un kıymetli babası Saydam Öngideren’e Allah’tan rahmet, yaslı ailesine başsağlığı diledi, nur içinde yatmasını, mekânının cennet olmasını diledi. Yine Girne Tapu ve Kadastro Dairesi, değerli çalışma arkadaşları Muhittin Kurt’un kıymetli annesi Fatma Kurt’a Tanrı’dan rahmet, kederli ailesine başsağlığı dilerken, nur içinde yatması, mekânının cennet olmasını diledi.

Bu arada KKTC Merkez Bankası, emekli personeli Ülgen Betoncu ve banka çalışanı Hakan Hancıoğlu’nun kıymetli annesi Fatma Hancıoğlu’na Allah’tan rahmet, yaslı ailesine sabır ve başsağlığı diledi. Aynı şekilde KKTC Merkez Bankası Çalışanları Kooperatifi Mer-KoopLtd Yönetim Kurulu ve üyeleri de Fatma Hancıoğlu’na Tanrı’dan rahmet, kederli ailesine sabır ve başsağlığı diledi.

Fatma Hancıoğlu, Lefkoşa’nın sevilen çınarlarından olup, önceki gün toprağa verilmişti.

 

 

Güney’de Kıbrıs sorununa ‘mezar taşından’, Kuzey’de ise ‘dayatma çözümden’ bahsediliyor
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.