Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis arasındaki dünkü görüşme, TEKNOFEST KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın KKTC ziyaretinin gölgesinde yapıldı.
Tatar ve Hristodulidis, Gençlik Teknik Komitesi’nin toplantısına da katıldılar ve yarının yöneticileri olacak gençlere başarılar dilediler. Yeni kapılar konusunda bir netlik olmadığı ifade edilirken, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, önerdikleri Haspolat ve Akıncılar kapıları için henüz yanıt alınmadığını söyledi. Dünkü görüşmeye ilgi de azdı. Her iki taraftan az sayıda basın mensubu katıldı. Bu görüşme için ‘Beyhude çaba’ mı diyelim, ne diyelim?
Bizce üzerinde durulması gereken en önemli husus, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın, KKTC’de yatırım yapanların tutuklanmasını Hristodulidis’e bir kez daha anımsatması oldu. Ancak Rum lider konunun hukuk işi olduğunu öne sürerken, Tatar da “Bu senin elindedir” dedi. Genel Sekreter’in kendilerinden yeni atmosfer yaratılmasını istediğini anımsatan Tatar, bu gibi tavırlarla yeni atmosferin nasıl yaratılabileceğini sordu.
Ledra Palace Otel’de yer alan görüşmede, kayda değer fazla bir şey olmadığından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarına bakmakta yarar vardır. Cumhurbaşkanı Erdoğan, uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlarken, “Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’ın ortaya koyduğu iki devletli çözüm vizyonunu tüm gücümüzle desteklemeyi sürdürüyoruz.” dedi ve şunları ekledi:
“Bölgemizde yaşanan gelişmeler de artık bu realitenin kabul edilmesinin gerektiğinin telkinidir. Ada’da iki halk ve iki devlet olduğu gerçeğini herkesin idrak etmesinin zamanı gelmiştir. Kıbrıs Türk halkı, eşit ortağı olduğu Ada’da egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüsünün tescilini er ya da geç temin edecektir. Anavatan Türkiye, bu yolda KKTC’nin her zaman yanında olacak, dayanışmasını ebediyete kadar sürdürecektir.”
“Kargaşa çıkartmayı arzulayan yaklaşımlara müsaade etmeyiz.” diyen Erdoğan, sözlerinin sonunda “Ne Türkiye eski Türkiye, ne KKTC eski KKTC, ne dünya eski dünyadır.” vurgusu yaptı.
Tekrar Ledra Palace görüşmesine gelecek olursak, fark ettiğimiz kadarıyla Rum Lider Nikos Hristodulidis’in neşesi yoktu. Yavaş yavaş ilerlemekle çözüm olmayacağını ifade ederken, ‘Yavaş yavaşı’ Türkçe söyledi. Pek neşeli olmaması da herhalde Erdoğan’ın açıklamalarından ötürüdür diye düşünüyoruz. Aslında Erdoğan, Kıbrıs sorunu ile ilgili farklı bir şey söylemiş değil. Cumhurbaşkanı Tatar’ın iki devletli çözüm vizyonunu desteklediklerini yineledi, Kıbrıs Türkü’nün haklarını sonuna kadar savunmaya devam edeceklerini belirtti.
Erdoğan ayrıca kargaşa çıkartmayı arzulayan yaklaşımlara müsaade etmeyecekleri uyarısında bulundu, “Acıların tekrarına asla izin vermeyiz ve bu konuda da kararlıyız.” dedi. Erdoğan, “Bizim samimi arzumuz, adil, kalıcı, sürdürülebilir ve GERÇEKÇİ bir çözüm. Bölgemizde yaşanan gelişmeler de artık bu realitenin kabul edilmesinin gerektiğinin telkinidir.” şeklinde görüş belirtti.
Özetle Erdoğan’ın açıklamalarında objektif bir şekilde değerlendirdiğimizde bir aykırılık göremiyoruz. Vurguladıkları doğrultuda bir uzlaşıya varılıp da uygulamaya geçilmiş olsa, karşı taraf, “Bu Ada’nın tek egemeni benim, siz azınlıksınız” dememiş olsa, bu iki halk kendi devletlerinin çatısı altında yan yana, barış, huzur ve güven içerisinde yaşayabilir. Zaten fiiliyatta iki devlet var olduğuna göre, Sayın Erdoğan’ın, çözümün gerçekçi olmasından kast ettiği de bu değil midir?
***
Aydıner Akova’da defnedildi
Aslen Klavyalı olup, Akova’da ikâmet eden, Aydıner ailesinin direği ve merhume Hatice Aydıner’in eşi iyi insan Ramadan Aydıner’in dün Akova’da defnedildiği tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntü ile duyuruldu. Oğlu İbrahim Aydıner, gelini Nazan Aydıner, oğlu Ömer Aydıner (merhum), kızı Özleyiş Erşanlar, damadı Fevzi Erşanlar, torunları Canan-Ramadan Aydıner ve Özlenen Erşanlar, “Çok kıymetli babamız ve dedemizi kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun” dediler.





Yorumlar kapalı.