Takvim yaprakları bugün yılın son gününü gösteriyor. Bugünden sonra Allah’ın izniyle yeni bir yıla giriyoruz. Dileklerle, temennilerle! Kimileri bu akşam gece yarısından itibaren gireceğimiz “2024 yılı, ne olur, 2023’ü aratmasın” diyor. Hani haksız da değiller. Meşhur sözdür. ‘Gelen gideni aratır’ derler ya! Aratmasını istemiyor ve güzelliklerle, iyiliklerle geçmesini, barış, huzur, güven ve bereket getirmesini diliyoruz.
Geride bırakmakta olduğumuz 2023 yılı, tarihe ‘kötü bir yıl’ olarak adını yazdırdı. Neler olmadı, neler? Çok kötülükler oldu, çok olumsuzluklar yaşandı. Türkiye’de Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremi tam bir felaketti. ‘Asrın felaketi’ diye tanımlanan ve elli bini aşkın insanı hayattan koparan büyük deprem, tüm dünyada da şimdiye kadar görülmemiş bir felaket olarak nitelendi ve birçok ilde kentleri can kaybı yanında, viraneye çevirdi.
Yaraları sarabilmek için Türkiye seferber olurken, Kıbrıs Türk halkı, Adıyaman’da şampiyon meleklerini kaybetmenin acısını, yasını tuttu. Onların acısı başta aileleri olmak üzere, Kıbrıs Türk halkının yüreğine hançer gibi saplandı. Allah kimseye evlat, torun acısı vermesin. Onları kalbimizde hep yaşatacağız.
Sevgili okurlar, pandemi bitti, ama savaşlar bitmedi. Çünkü bazı büyük güçler bitmesini istemiyor. İşlerine gelmiyor. Rusya-Ukrayna savaşı devam edip giderken, Gazze’deki savaş, İsrail’in dünyaya meydan okurcasına yapmakta olduğu soykırıma varan toplu katliamı pes dedirtti. Barış, insan hakları, uluslararası hukukun, BM’nin, Güvenlik Konseyi’nin acizliğini, zavallılığını ortaya koydu. Daha doğrusu dünya örgütü BM’nin, sadece 5 daimi üye ülkenin çıkarına çalıştığı Gazze savaşı ile kesinkes ve defalarca kanıtlandı. O kadar ki, ateş-kesi, dolayısıyla barışı veto eden, buna karşı savaşa yeşil ışık yakanlar bile oldu. Bunun nasıl bir mantık olduğu anlaşılır değildir.
BM Güvenlik Konseyi’nde ‘ana koruyucusu’ konumunda bulunan ABD’nin şımarttığı İsrail, ABD yönetiminin verdiği cesaretle saldırdıkça saldırdı, Gazze’de, Batı Şeria’da ve öteki bölgelerde suçsuz, günahsız insanları hunharca katlederek hayattan kopardı. Ölü sayısı 22 bine dayanırken, ne acıdır ki, bunların çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşuyor.
Gazze savaşı o denli acımasız ki, savunmasız insanları öldürmek için 7 Ekim’den beri her gün ve her gece karadan, havadan ve denizden masum insanların üzerlerine bombalar yağdırılıyor. Vurulmadık hastane, okul, cami, kilise, tarihi yer kalmış değil! BM kontrolündeki ofisler, binalar bile vuruluyor. Ambulanslar ve mülteci kampları da! Filistin halkı nereye gideceğini, nereye sığınacağını artık bilemez hale gelmiş durumda. Ölenler toplu halde gömülürken, artık çarşı-pazar yerleri, dükkân önleri de mezarlığa dönüştürüldü. Ve bu vahşet karşısında dünün sömürgecileri, emperyal güçler ‘gel keyfim gel’ havalarında.
Dünyadaki sorunları çözmek için kurulan BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi sadece kendi çıkarları doğrultusunda tavır sergiliyor. Gazze’de 22 bin kişi ölmüş, ne umurlarında? Bu vahşet karşısında en fazla sesini yükselten, tepki koyan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye yetkilileri… Onun için değil midir ki, Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” sözü bir slogana dönüştü. Özellikle de mağdur ülkelerce benimsenmekte ve desteklenmektedir.
Geride bırakmakta olduğumuz yıla damgasını vuran olaylardan biri de hiç kuşkusuz Rusya-Ukrayna savaşı ve de Rusların paralı asker grubu Wagner’in lideri Prikojin’in, Rusya Devlet Başkanı Putin’e yönelik darbe kalkışmasıydı. Darbe girişimi başarılı olamadığı gibi, Prikojin de bir süre sonra bir uçak kazasında yaşamını yitirdi.
2023 yılında Çin’le Tayvan arasındaki ilişkiler gerginleşirken, ABD uçak gemileri Orta Doğu’nun yanı sıra, Çin’in gözdağına karşılık güney Çin denizinde de boy gösterdi.
Ve‘Nasıl bilirdiniz 2023’ü diye sorduklarında, elbette cemaatin yanıtı vardır. Belki işleri icabı ‘iyi’ diyen çıkacak, ama emin olun cemaatin yüzde 90’ı ‘kötü bir yıldı’ diyecek. Hatta ‘güle güle yerine defol’ diyenler bile olacak. 2024’e fazla iz bırakmasın da, hangi cehenneme giderse gitsin!





Yorumlar kapalı.