Sıcaklığın 44-45 dereceyi bulduğu ülkemizde, çevre konusunda çok şeyler söylendi, görüşler dile getirildi, öneriler yapıldı. Çevreden de sorumlu Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, doğanın dengesini korumak zorunda olduğumuzu söyledi.
Bu arada Çevre Platformu’na üye örgüt temsilcileri, Meclis Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe’yi ziyaret ederek, görüşlerini dile getirdiler. Özdenefe de, “Ne söylerseniz bunları ciddiyetle not edeceğiz ve elimizden geleni yapacağız” dedi. Toplantıya Doğan Sahir, Hasan Sarpten, Dr. Cemal Mert, İlkay İlseven ve Ahmet İyigün katıldı.
Sarpten, konuşmasının bir yerinde, “Betona dayalı ekonomiyi ülkenin birinci sektörü olmaktan çıkardığımız gün, ülkemizde çevreye ve doğaya dair çalışmaları daha ileri götürebileceğimizi düşünüyoruz.” dedi. İlkay İlseven ise tarihsel açıdan çok önemli bir süreçten geçildiğini, dünyanın ekolojik bir krize doğru gittiğini söyledi.
Çevre olayı basında sıkça ele alınan konulardan biridir. Vatandaş bu konuda ne kadar titiz davranılması gerektiğinin henüz bilincine varmış değildir. Piknik alanları, sahiller gönüllü ekipler tarafından sık sık temizlenmekte, ancak bir süre sonra eski halini almaktadır. Hepsi bir yana, sık sık çölden gelen tozlar, diğer yandan İsrail’in attığı bombalar bulunduğumuz coğrafyanın kirlenmesine, buna paralel olarak doğanın dengesinin bozulmasına neden olmaktadır. Aynı şekilde Rusya-Ukrayna savaşı da bölgedeki çevreye olumsuz etki yapmaktadır.
Onlar bir yana, biz ne yapıyoruz, sorumluluğumuzu yerine getirebiliyor muyuz? Dünya iklim değişikliği ve etkilerini konuşurken, hiç olmazsa biz de avuç içi kadar bu ülkede kendimize göre bir şeyler yapabiliriz. Buzulların eridiği, görülmemiş sıcakların baş gösterdiği dünyanın hemen her ülkesinde şimdiye kadar görülmemiş sel baskınlarına tanık olmaktayız. Bunun sonucu olarak nice insanlar ve canlılar yok olmaktadır. Bunla bir de orman yangınlarını eklediğimizde, çevrenin ne denli kirlendiğini anlayabiliriz.
Halbuki orman fakiri bu ülkenin çok daha fazla yeşilliğe ihtiyacı vardır. Aşırı sıcaklar nedeniyle dışta iş tutanların sığınağıdır ağaç gölgeleri. Onlar etrafa oksijen salar, ülkede çevre güzelliğine renk katar. Bu nedenle ormanı gözümüz gibi korumalı, yangına neden olabilecek hareketlerden kaçınmalı, çevre konusunda daha duyarlı olmalıyız.
Diyeceğimiz, senede bir gün çevreyi ele almakla çevre sorununun halli mümkün değildir. Düşünceler, öneriler güzel de, önemli olan sürdürülebilir bir çevre politikası olmasıdır. Ercan’dan inen turist, zaten çevre konusunda sınıfta kaldığımızı görür görmez anlar.
Konu çevre olduğundan birçok ülkeden örnek verebiliriz. Ancak ilginç bir örneği Avustralya’dan vermeyi uygun gördük. Issız bucaksız bir ormanda bir aile – Kıbrıslı da olabilir- piknik yaptıktan sonra, atıklarını olduğu gibi bırakıp evlerine giderler. Avustralya’daki yetkililerin çevreye ne denli özen gösterdikleri de biliniyor. Ailenin bıraktığı çöplerden marketten yaptıkları alış-veriş fişlerini toplayarak, inceleme yaparlar ve çevreyi kirletenlerin kimler olduğunu belirlerler. Birkaç gün sonra kapıların dayanıp ceza makbuzu takdim ederler. Aile mensupları hiç beklemedikleri bu durum karşısında afallar, ancak cezayı da ödemek zorunda kalır.
İşte Avustralya bu denli titizlik gösterir çevreye. Uçsuz bucaksız bir ormanda yapılan piknikte sorumsuzca bırakılan çöplerde inceleme yaparak, atanın adresini bulur ve hem ceza verir, hem de bir daha yapmaması konusunda uyarıda bulunur.
Var mı bizde böyle bir şey? Hadi canım sen de! Bizde kim kime dum duma.
***
Baykan Koruroğlu Mallıdağ’da,
Nasiboğlu Lefkoşa’da defnedildi
Mallıdağ’ın sevilen ve sayılan isimlerinden, iyi insan Baykan Koruroğlu’nun dün kendi köyünde son yolculuğa uğurlandığı tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntü ile duyuruldu. Sevgili eşi Hüseyin Koruroğlu, kızı Ayten Koruroğlu, oğlu-gelini Hasan-Naziyet Koruroğlu, torunları Ecrin, Esila ve Alya, can anneleri ve nenelerinin yokluğuna asla alışamayacaklarını ifade ettiler, “Acımız sonsuzdur. Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun” dediler.
Bu arada Nasiboğlu ailesinin kıymetli büyüğü, çevresinde sevilen kişi Önel Şükrü (Güray) Nasiboğlu, dün Lefkoşa’da son yolculuğuna uğurlandı. Çocukları İlkin-İlgen Nasiboğlu, Erkan Nasiboğlu, Letafet-Burçin Özdenak, Erhan-Ayşe Nasiboğlu, torunları Öncel, Oycan, Hayal, Hazar, Ceyhun ve Buhayra, yokluğuna asla alışamayacaklarını belirterek, “Tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntü ile duyurulur. Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun” ifadelerini kullandılar.
Öte yandan Ulukışla köyünün sevilen simalarından Saim Payas önceki gün kendi köyünde toprağa verildi. Ailesi ve sevenleri derin üzüntülerini dile getirerek, mekânının cennet olmasını dilediler.





Yorumlar kapalı.