Ahmet Tolgay

AP Platformunda aynen Rum gibi





Avrupa Parlamentosu Seçimleri 9 Haziran Pazar gün yapılıyor… Avrupa Parlamentosu seçimleri Kıbrıs’ta son kez 26 Mayıs 2019’da yapılmış ve Kıbrıslı seçmenler aralarında AKEL adayı Niyazi Kızılyürek’in de bulunduğu 6 milletvekili seçmişlerdi…
Avrupa Parlamentosu seçimlerinin yanı sıra komşumuz Rumlar, yerel seçimlerini de yapacaklar pazar günü… Seçimler kapsamında 6 Avrupa Parlamentosu üyesi, 29 belediye başkanı, 93 belediye başkan yardımcısı, 443 belediye meclis üyesi, 424 muhtar, 2 bin 390 ihtiyar heyeti üyesinin seçilmesi bekleniyor…
*
Taşıdığı ad Türk adı, kullandığı ana dil de Türkçe olmasına karşın kendini Türk,  hatta “Kıbrıslı Türk” olarak kabul etmeyenlerin ve kimliğini sadece “Kıbrıslı” olarak sunanların Kıbrıslı Türk’ün haklarını savunması mümkün mü?. Ve seçilmeleri halinde, bulundukları platformun da onları “Kıbrıslı Türk” olarak algılaması ve kabul etmesi akla yakın mı?.. Abesle iştigal bir kampanya yürütülüyor o bağlamda gerçekten…
Avrupa Parlamentosu seçimleri dolayısıyla yürütülen bazı kampanyalara bakarak bu soruları sormak vacip olmaktadır… Çünkü o tür kampanyaların en hafif amacı Kıbrıs Türk halkını Rum hegemonyası içinde eritip asimile etmektir…
*
Güncel olduğu için örnek vereceğim: İkinci kez Avrupa Parlamentosu seçimlerine bu kez “Yeşiller”den katılan Öz Karahan adlı kişi, rakibi Niyazi Kızılyürek’i bile sakıncalı aday olarak ısrarla işaret ediyor… İki devletliliğe şiddetle karşı… Tek devlet olarak, Kıbrıs Rumluğunun ana ve vazgeçilmez tezi olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kabul edilmesi gerektiğini öne sürerken, Kıbrıs’ın işgalden kurtarılması gerektiğini de söylemlerinde boyuna öne sürüyor…
O’na göre Kıbrıs’ı işgal eden kim?… Tabii ki Türkiye!..
*
Olası bir çözümde iki devlete karşı olduğu gibi, iki bölgeli, iki toplumlu federal bir yapıya da karşı çıkan ve federal yapının da ayrılıkçı bir model olduğunu savunan Karahan, Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye’nin başını ağrıtabilecek tek adaymış!.. Sağlam ve meşru Kıbrıs tezleriyle Türkiye her zaman etkin biçimde devredeyken, kimlik bunalımındaki kişilerin boşuna gayretkeşliğine bakınız…   Sahi, niye tek aday olsun ki bu tür saçmalıklarda bu Öz Karahan?.. Rum seçilmişler de kendilerine misyon olarak oralarda Türkiye’nin başını ağrıtmayı seçmediler mi hep?.. Başka neyle iştigal ediyorlar oralarda onlar sanki?.. Öz Karahan da eğer seçilirse işte o bildik koroya katılmaktan başka ne yapacak?.. O koronun içinde orijinal bir ses olabileceğini mi sanıyor?..
*
Açıkçası, Öz Karahan gibiler de AP’ye seçilirse, sadece “Kıbrıslı” değil, ama aynı zamanda “Rum” olan diğer seçilmişlerden farklı bir misyon yüklenemezler… Bilinen Rum tekerlemelerini yineleyip dururlar ve kafa şişirirler…
Öyleyse Türklüğü bile reddeden bu kişiden neden başı ağrısın Türkiye’nin?.. Ve yabancılar, diğer AP seçilmişleri, onu “Türkiye’nin başını ağrıtan özel bir seçilmiş” olarak niye algılasınlar ki?..
Türk olmayı reddetmekle Rum safına katılan, kimlik bunalımı yaşayan ve etkileyici özelliklerini yitiren bir karakter olarak algılanır ancak böyleleri…
Gündemde Avrupa Parlamentosu seçimleri olduğu için etraftaki bildik hezeyanlara bakarak kısaca bunları yazmak istedim bugün…

AP Platformunda aynen Rum gibi
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.