Akay Cemal

Kopan dingili ya yapıştırın, ya da yenisini koyuverin!..





Koronavirüs (Covid-19) yetmezmiş gibi, ülkede kriz üstüne kriz devam ediyor. En başta dövizin ateşinin düşmemesi… Buna bağlı olarak, başta temel gıda maddeleri olmak üzere, her şeyin fiyatının artması. Bugün satın aldığınızı ertesi gün aynı fiyattan alabileceğinize kimse garanti veremez. Bunun yanında akaryakıt krizinin bir türlü aşılamadığını görüyoruz.

Bu kadar zor mu bu sorunu aşabilmek?

Beri yandan Lapta Belediyesi çalışanları “Dört aydır maaş alamıyoruz” diye dert yanıyor ve ekliyorlar: “Normal maaş alanlar geçinemiyor diye şikâyet ediyorlar. Biz nasıl şikâyet etmeyelim?” Haksız mı insanlar dert yanmakta? Evdekiler ekmek bekler, sofrada bir şeyler görmek isterler. Parası olan bile yokluklar ortamında almak istediğine erişemezken, parası olmayan, ödenmeyenler ne yapsın? Kemal Sunal gibi, dönerci dükkânının camından mis gibi kokan dönere bakarak yalansın mı?

Tabii ki, kötü gidişatı frenlemek adına KKTC olarak elimizden gelen de var, gelmeyen de! Örneğin Türk Lirası kullandığımızdan, dövize bizim müdahale etmemizin mümkünatı yok! Gene de ekonomiden anlayan, ekonomiyi, para politikasını bilenlerin görüş, düşünce ve önerilerine ihtiyaç vardır. Kısıtlı da olsa, elbette alınabilecek bir takım önlemler olduğunu biliyoruz. Nitekim bazı adımlar atılırken, Maliye Bakanlığı Müsteşarı Özdemir Kalkanlı, ülkede son zamanlarda ciddi bir tartışma konusuna dönüşen Gelir Vergisi (Değişiklik) Yasa Tasarısı’yla çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınmasının hedeflendiğini söyledi.

Bu arada KKTC Merkez Bankası, 2021 yılının 3’ünci çeyrek bültenini yayınladı. Buna göre, kamu maliyesinin 154,6 milyon TL açık verdiği belirtildi. Ülke ekonomisinin Cumhurbaşkanı Ersin Tatar başkanlığında yapılan bir toplantıda değerlendirilmesi de dikkat çekici olumlu bir gelişme. Toplantıda, vatandaşların banka borcu taksitlerinin, borç sahiplerinin gelir durumu göz önünde bulundurularak, yapılacak çalışmalarla sabitlenmesi ve vade uzatılması yönünde çalışma başlatılmasında mutabık kalındı. Cumhurbaşkanı Tatar, sektör temsilcilerinin sağduyulu düşünerek, toplumsal fayda temelinde alacakları kararlarla, dövizde yaşanan dalgalanmanın aşılmasına katkı koyacaklarına inanç belirtti.

Yukarıda da ifade etmeye çalıştığımız gibi, yapabileceğimiz şeyler, alabileceğimiz önlemler yanında yapamayacaklarımız da vardır. En azından bu kritik süreci, Covid-19’un baskısı altındaki bu ekonomik darboğazı fazla zayiat vermeden aşabilmek bir maharettir. Çünkü artık ekonominin dingili kopmuş durumdadır. Meclise yeni girecek olan heveslilerin, ilk iş olarak kopan dingili, yapıştırma olanağı varsa yapıştırmaları, yoksa yeni bir dingil koymalarıdır. Bu şekilde yola devam edilemeyeceğini şimdilerde hükümet edenler de bilmektedir, meclise yeni girecek olan hevesliler de!

Özetle vaziyet iç açıcı olmaktan uzaktır. Kimileri bunu fark etmeyebilir. “Restoranlar, barlar, meyhaneler dolu, oturacak yer yok” diyebilir. Orası öyle de, vatandaşın kaçta kaçı gidebiliyor oralara? Evine ekmek götürmekte zorlananlar veya götüremeyenler gidebilir mi? Önemli olan insanımızın geçinebilme kaygısı olmadan, huzur içinde yaşayabilmesidir. Vatandaş bunu istiyor, fazlasını değil! Bunca yıl geçti, aynı para birimini kullanan Türkiye ile KKTC arasındaki ticaret bile TL’siz olmuyor. Pahalılığı önleyebilmek için bu tür önlemlere, çabalara ihtiyaç vardır. Ekonomist değiliz, ancak onların anlattıkları da hafızalarımıza yer etmektedir. Yineliyoruz. Kopan dingili ya yapıştırın, ya da yerine yenisini koyuverin!

***

Baturi de Londra’da defnedildi

Aslen Akıncılar (Lüricina) köyünden olup, uzun yıllardan beri İngiltere’nin başkenti Londra’da ikamet eden, Baturi ailesinin değerli büyüğü, iyilik timsali Mehmet Süleyman Baturi dün Londra’da Trent Park’ta defnedildi. Tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntü ile duyurulurken, eşi Muammer Süleyman, evlatları Filiz, Süleyman ve Feral, torunları Mehmet, Tarkan, Volkan, Canay, Joshan ve Jasmin, sevgi dolu biri olan Baturi’nin, nur içinde yatması ve mekânının cennet olmasını dilediler.

Öte yandan herkes tarafından sevilen, iyi insan Levin Paşa dün Karaoğlanoğlu’nda son yolculuğa uğurlandı. Eşi Ahmet Paşa daha önce yaşama veda etmişti. Kardeşleri Mehmet Sucubaşı (merhum), Havva Yürükoğlu ve Şensoy-Kezban Özada, tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntü ile duyururken, “Acımız sonsuzdur. Aramızdan ayrılmasına asla alışamayacağız. Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun” dediler.

Bu arada Lefkoşa Türk Lisesi adına yayınlanan taziye mesajında, okul öğretmenlerinden Şebnem Çobanoğlu’nun değerli annesi Şengül Çobanoğlu’na Tanrı’dan rahmet, yaslı ailesine sabır ve başsağlığı dileğinde bulunuldu.

Kopan dingili ya yapıştırın, ya da yenisini koyuverin!..
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.