AV.Dr.Saniye Albaş

Kadın temsiliyeti üzerine





Kadın temsiliyeti üzerine konuşulacak olursa Türkiye’de kadınlar ilk olarak 3 Nisan 1930 yılında Belediye seçimlerinde oy kullanma ve seçime girme, 5 Aralık 1934 genel seçimlere girebilme hakkı kazanmışlardı. 8 Şubat 1935 yılında yapılan seçimlerde ilk kadın milletvekilleri meclise girme imkânı bulmuştu. O dönemde 17 kadın milletvekilinin meclise girmesinden bir yıl sonra milletvekili sayısının dengede tutulması için yapılan 1936 ara seçimlerinde Hatice Özgener milletvekili seçilmişti. Böylelikle ilk kadın milletvekillerinin meclise girdiği 5.TBMM döneminde 18 milletvekili görev yapmıştı.

Kadınların seçme ve seçilme hakkını alabilmesi, İsmet İnönü ve 191 arkadaşının Meclise sunduğu Teşkilât-ı Esasiye Kanunu ve “İntihâb-ı Mebusân Kanunu”nda değişiklik yapılması teklifi ile olabilmişti. Teklifin gerekçesinde ise “Türk İnkılâbı, kadının kurtuluş inkılâbıdır. Mecliste kadın saylavlarla çalışmak feyizler getirecektir” ifadeleri yer almıştı. 5 Aralık 1934 tarih ve 2598 sayılı Kanunla kadınlar, milletvekili seçilme hakkını elde etmiştir. 11 Aralık 1934’te Teşkilât-ı Esasiye Kanununun 10 ve 11. Maddelerinde ise;

*Madde 10: Yirmi iki yaşını bitiren kadın, erkek, her Türk mebus seçme hakkını haizdir.

*Madde 11: Otuz yaşını bitiren kadın, erkek her Türk mebus seçilebilir, şeklinde düzenlenmişti. 

8 Şubat 1935’te yapılan seçimlere büyük şehirlerde katılım oranı %80’di. Kadınların katılım oranı ise %48 kadardı. Bu seçimde 17 kadın milletvekili ilk defa Meclise girdi. 1936 ara seçiminde kadın milletvekili sayısı 18’e yükseldi. Bu sayı, TBMM’deki tüm milletvekillerinin % 4.5’ini oluşturuyordu. Bu oran, en yüksek temsil oranı olma özelliğini 2007 seçimlerine kadar sürdürmüştü. TBMM’ye seçilen ilk Türk kadın milletvekilleri ise şunlardır: Mebrure Gönenç (Afyonkarahisar), Hatı Çırpan (Satı Kadın Ankara), Türkân Baştuğ Örs (Antalya), Sabiha Gökçül Erbay (Balıkesir), Ayşe Şekibe İnsel (Bursa), Hatice Özgener (Çankırı), Huriye Öniz Baha (Diyarbakır), Fatma Memik (Edirne), Nakiye Elgün (Erzurum), Fakihe Öymen (İstanbul), Benal Nevzadİstar Arıman (İzmir), Ferruh Güpgüp (Kayseri), Bahire Bediz Morova Aydilek (Konya), Mihri Pektaş (Malatya), Meliha Ulaş (Samsun), Esma Nayman (Seyhan), Sabiha Görkey (Sivas), Seniha Hızal (Trabzon).Bu isimlerden en çok dikkatimi çeken isim ise Hatı Çırpan yani Satı Kadın’dır. Satı Kadın, ilk kadın köy muhtarlarındandır tabi sonrasında milletvekili olmuştur. 1935 seçimlerinde Atatürk’ün isteği ile Ankara’dan seçilmiştir. Kurtuluş Savaşı’nda gazi olmuş bir askerin eşiydi. Millet mekteplerine devam ederek okuma-yazma öğrenmişti. Çiftçilik ve babasının ardından köy muhtarlığı yapan ve beş çocuğu olan köylü bir kadındı. Mustafa Kemal’in Ankara’nın Kazan köyünü (sonradan ilçe oldu) ziyaret ettiği bir gün tanıştığı Satı Kadın, onun önerisiyle milletvekili adayı olmuştu. 1935 seçimlerinde seçilerek TBMM’ye girdi ve 1939 yılına kadar Mecliste görev yaptı. O dönemde Mustafa Kemal ayrıca Hattiler ile ilgileniyordu. Bu sebeple de Satı adını Hatı olarak değiştirmesini de istemişti. Satı Kadın olarak bilinse de TBMM kayıtlarında adı Hatı Çırpan olarak geçmektedir.

Görüldüğü gibi Cumhuriyet’in kurulmasıyla birlikte, bilhassa kadınların eşit haklara sahip olması gerekliliği vurgulanmış ve çağdaş bir düşünceyle dünyanın birçok ülkesinden önce kadınlara sosyal ve siyasal haklar verilmiştir. Yüce Atamıza Türk kadınına verdiği değer, önem ve duyarlılık adına bir kez daha minnettarız. O’nun açmış olduğu yolda sonsuza kadar Cumhuriyet kadını çizgisinde ilerlemenin haklı gururunu yaşayacağız. Tüm dünya kadınlarının insanca yaşayabilmesi, salt insan olmasından kaynaklanan haklarının korunabilmesi adına hep birlikte mücadelemizi sürdürmeliyiz.

 

Kadın temsiliyeti üzerine
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.