Geçen haftalarda Yüksek Mahkemede (Yargıtay/Ceza kararı idi) bir istinaf sonuçlanmış ve bu istinaf sonucunda red kararı çıkmıştı. Kararın numarası ve içeriğine dair çok fazla ayrıntı vermeden bizim için önemli olan kısmına bakılacaktır. Zira bahsi geçen kararda; “ceza takdiri-ceza takdirinde dikkate alınması gereken faktörler-Yargıtay’ın cezalara müdahalesi’’ konusu irdelenmiştir. Bizler de bu konularda Yargıtay’ın fikrini merak ettiğimizden kararda önemle üzerinde durulan konulara değineceğiz. Bilindiği gibi Anglo-Sakson Hukuk Sistemi ile Kara (Kıta) Avrupası Hukuk Sistemi birbirinden ayrı sistemlerdir. Dolayısıyla iki farklı hukuk sistemi açısından ceza takdiri ve buna ilişkin dikkate alınması gerekenler ile Yargıtay’ın cezalara müdahalesi ayrışır.
KKTC Yüksek Yargısının vermiş olduğu karara bakıldığında; ceza takdirinin tüm şahadeti dinleyen ve olgular huzuruna sunulan alt mahkemelerin asli görevi olduğuna değinilmiştir. Yine kararda ceza takdirine yönelik yapılan istinaflarda Yargıtay’ın prensip olarak alt mahkemelerin ceza takdirlerine müdahale etmekten kaçınmakta olduğu yer almıştır. Ancak Yargıtay’ın; alt mahkemelerin ceza takdiri ile ilgili bu görevlerini yerine getirirken sanık lehine veya aleyhine alması gereken bir olguyu dikkate almaması veya lehine veya aleyhine almaması gereken bir olguyu dikkate alması hâlinde veya takdir edilen cezanın suça ve suçluya uygun olmayan veya meselenin tüm olgu ve koşulları dikkate alındığında alenen düşük veya fahiş bir ceza olması ve takdir edilen cezanın hatalı olması hâllerinin varlığı konusunda ikna edilmesi durumunda ceza takdirine müdahale edeceği belirtilmiştir. Yine birçok kararda vurgulandığı üzere Yargıtay’ın ceza takdiri ile ilgili yapılan bir istinafta alt mahkemenin dinlediği davayı kendi dinlemiş olsaydı sanıkla ilgili ne ceza takdir ederdi düşüncesi ile hareket etmemekte olduğu ifade edilmiştir. Huzurunda takdir edilen meselede iddia makamının istinaftaki hitabında alt mahkemenin, sanıkla ilgili dikkate aldığı hafifletici veya ağırlatıcı olgularla ilgili bir hatası olduğu yönünde iddia olmadığı söylenmiştir ki bu iddia ile istinafa başvuru yapılabilmektedir. Bununla birlikte somut olayla ilgili birtakım noktalarda alt mahkemenin doğru bir şekilde karar verdiği ve esas sanığın suça konu eylemlerinin var olduğuna değinilmiştir. Buradan da görüldüğü üzere alt mahkeme, sanığın belirli durumlarına ağırlık vererek ceza takdirinde bulunmuştur ifadelerine yer verilmiştir. Alt mahkemenin suçun vahametini, sanığın suçun işlenmesindeki rolünü de doğru bir şekilde ceza takdirinde dikkate alarak bu konuda da herhangi bir hata yapmış değildir cümleleri ile devam edilmiştir.
Sonuç olarak Yüksek Mahkeme, alt mahkemenin sanıkla ilgili dikkate aldığı hafifletici ve ağırlatıcı olgulara bağlı olarak sanıkla ilgili takdir ettiği cezanın alenen düşük olduğu ve alt mahkemenin ceza takdirinde hata yaptığına ikna olmadıklarını belirtip, bu gerekçeler ışığında da istinafın reddedilmesi gerektiğine vurgu yapmıştır. Verilen karar ışığında emsal teşkil edici nitelikte bir karar olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Yüksek Mahkeme’nin somut olayı enine boyuna araştırması ve doğru gerekçelerle sonuca varması gibi bir durum karşımıza çıkmıştır.
Not: Karara, mahkemeler.net üzerinden ulaşılmıştır. Bu vesile ile İçtihat Yayım Amiri Burak Demirkaya’ya da teşekkürlerimi bir borç bilirim.





Yorumlar kapalı.