AV.Dr.Saniye Albaş

Ulusal Çocuk Sempozyumu





Birkaç hafta önce meslektaşlarımızla bir görüşme ayarlamaya karar verdik. Akabinde de sohbet esnasında bilimsel bir toplantı yapmamızın hepimize iyi geleceğine kanaat getirdik. Zira bilindiği gibi pandemi döneminin en çok da dijital çağın gerekliliğine uygun olarak online toplantıları meşhurdu. Biz de madem yüz yüze sempozyumlar yapamıyoruz o hâlde online bir etkinlik gerçekleştirelim fikrinde birleştik. Sıra konu bulmaya gelince zorlanmıyor insan ne yazık ki! Sorunların çok fazla olduğu bir kesim var ki bu konuda neler yapılması gerekir sorusunun cevabının verilmesi zorlaşabiliyor. Bahsi geçen konu “çocuğa dair sorunlar’’ ve bu konuda farklı disiplinlerden yararlanarak sorunları ve çözüm önerilerini dillendirmek yegane amacımızdı. 27 Ağustos 10.00-13.30 arası ‘’Ulusal Çocuk Sempozyumu’’ adını verdiğimiz bir etkinlik yapmak için sözleştik.

Adada yedi farklı üniversitenin farklı fakültelerinden (hukuk fakültesi, eğitim fakültesi ve sağlık bilimleri fakültesi gibi) hocaların, avukatların ve Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı’nın da yer aldığı özel bir sempozyum gerçekleşti. Çocuk üzerine söylenecek öyle çok söz vardı ki her disiplinden sorunlar yüksek sesle dile getirildi. Keza bu sorunlara yönelik çözüm önerileri de sunuldu. Bilimsel çalışmaların da amacı budur aslında bir sorun bulunur ve ona çözüm getirilmeye çalışılır. Çocuklar gibi kırılgan bir grubu temsil eden varlıklara yönelik gerek Türk Hukuku gerekse KKTC Hukuku’ndan aynı zamanda uluslararası anlaşmalardan da örnekler verildi. Hukukun yanında eğitimin öneminin de vurgulandığı bir etkinlik oldu. Zira önce ailede ardından okulda devam eden bir eğitim süreci söz konusudur. Bir çocuğun ileride travmatik bir bireye dönüşmemesi adına eğitim sürecini sorunsuz atlatması çok büyük bir önem taşımaktadır. Ve elbette hukukun olmadığı, cezaların caydırıcılığının gerçekleşmediği ve suçların önlenemediği bir dünyada yaşamayı kimse istemez. Bu sebeple de eğitimde ve mevzuatlarımızda gerekli düzenlemeleri, iyileştirmeleri yapmak boynumuzun borcudur.

Sempozyum başlıklarına değinecek olursak;

*KKTC Hukukunda Çocuk Mevzuatına İlişkin Hükümlerin Değerlendirilmesi ve Uygulamada Yaşanan Sorunlar, *Çocuk Hakları Sözleşmesi ve KKTC Anayasası Kapsamında Kuzey Kıbrıs’ta Çocuk Hakları, *Çocuk ve Değerler Eğitimi, *Pandemide Çocuk Eğitimi: Ailenin Rolü ve Önemi, *Velayet Hakkı ve Boşanma Sonrası Ortak Velayet, *Ailenin Korunması Hakkı Çerçevesinde Çocuğun Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulması Hakkında Hükümlerin Değerlendirilmesi, *Çocuk ve Genç İşçiliği, *Mülteci Çocuklar, *Engelli Çocuklar, *Çocuk Savaşçılar, *Suça Sürüklenen Çocukların Cezai Sorumluluğu, *Çocuk İstismarı, *Mağdur Olan Çocuğun Beden Muayenesi şeklinde konu başlıkları belirlenmiştir. Konum “Çocuk İstismarı’’ üzerineydi yani “Çocuğun Cinsel İstismarı’’ aslında. Lefke Avrupa Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin öğretim üyesi olarak katılım sağladığım ve KKTC Hukuku’ndan örnekler verileceği için Türk Hukuku’ndaki uygulamadan bahsettiğim bir etkinlik oldu. Konu itibarıyla; olan ile olması gereken açısından değerlendirmelerde bulundum. Esasen çocukların cinsel istismarı suçunun faili konusunda kadın ya da erkek herkesin bu suçun faili olabileceğini söyleyebilmemiz gerekecektir. Ancak mağduru konusunda mağdurun yalnızca çocuk olabileceğini söylersek yanlış olmayacaktır. Yani on sekiz yaş altı kişileri çocuk olarak kabul ettiğimizi belirtmeliyiz. Belirli yaş gruplarına göre sözü edilen suçun oluşabildiği görülmektedir. Korunan hukuksal yararın cinsel özgürlük ve sağlıklı biçimde cinsel gelişimin korunması olduğu da bilinen bir gerçektir.

Yazımda da değindiğim üzere sözü edilen sempozyum gerçekten önemli katkılar vermek adına düzenlenmiştir. Bizlere ev sahipliği yapan Kıbrıs İlim Üniversitesi ve değerli meslektaşlarımın da bulunduğu Hukuk Fakültesi akademik kadrosuna da şükranlarımı sunuyorum.

Ulusal Çocuk Sempozyumu
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.