Eğitimde kalite anlayışı yeterince tartışılmıyor…
Eğitimde küresel standartlarda kalite dünyanın en iyi eğitim yöntemlerini ve modellerini kullanmakla sağlanamaz…
Küresel dünyanın yararlanabileceği bir eğitim modeli geliştirmekle başarı sağlanabilir… Bu eğitim modeli öncelikle evrensel standartlara sahip olmalı, aynı zamanda da milli ve yerli olmalıdır…
Yani ülkemizde geliştirilmiş olması anlamında yerli, birçok ülke tarafından yararlanılabilecek bir model olması anlamında da küresel olmalıdır…
Eğitimde kalite bilincine sahip miyiz? Hayır…
Sadece nota odaklı bir sistem temelinde hareket ediyoruz, öğrencinin notu yüksekse mutluyuz, düşükse mutsuz…
Öğrenciye öğrenmekten haz duyacak yaklaşımlar kazandırıp kazandırmadığımı takip eden var mı?
Halkın beklentisinin de bu yönde olduğunu söylemek mümkün değil…
Eğitimde kalite, verilen eğitim hizmetinin, öğrenci, veli ve diğer paydaşların beklentilerini ve ihtiyaçlarını cevap verebilmesidir…
Eğitim hizmetini verenlerin taahhüt ettiklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirebilmesidir…
Peki, verilen taahhütler yerine getiriliyor mu?
Bunun cevabını size bırakıyorum…
Eğitim kalitesinin bir başka göstergesi öğrenci, veli ve diğer paydaşların beklentilerinin ve ihtiyaçlarının karşılanabilmesidir…
Eğitimde küresel standartlarda kalite bilinci, öncelikle küresel dünyanın da yararlanabileceği, küresel standartlara sahip kendi ülkemizde geliştirilen bir eğitim modeli ile sağlanabilir…
Bu eğitim modeli öyle standartlara sahip olmalı ki öğrenci ve velilere verilen söz ve taahhütleri yerine getiremeyenlerden hesap sorabilmelidir…
Öğrencilerin bugün ve gelecekte ihtiyacı olan tüm becerileri kazandırabilmeli, her öğrencinin içindeki yeteneği çıkarabilmelidir…
Bu eğitim modeli; velileri, okul müdürlerini, öğretmenleri tatmin etmek için çaba göstermek yerine öğrencilerin mutluluğunu ön plana çıkarmalıdır… Yeteneklerini kullanmasına olanak sağlamalıdır…
Öğrencilerin bugün gereksinim duyduğu bilgi ve becerileri kazandıracak, geleceğe de kayıtsız kalmayacak bir eğitim modeli…
Yaratıcı düşünce ve liderlik becerileri hususunda ciddi eksikliklerimiz var…
Georgia Üniversitesi’nin yaptığı araştırmalar öne çıkıyor…
Buna göre yeni kuşak eğitim anlayışını sahip çıkan ülkelerde lise eğitiminde büyük değişimler yaşandı…
Kariyer geliştirmede yeni disiplinler hazırlandı. İş yaşamında aranan bilgi ve becerileri kazandırmak adına farklı program ve yöntemlerin düzenlenmesi gerektiği ortaya çıktı… Pazarlama, insan kaynakları yönetimi, para yönetimi, değişim mühendisliği, ticaret hukuku, veri madenciliği, uluslararası ilişkiler ve Avrupa Birliği gibi dersler müfredata alındı…
Ülkemizde artık öğrencilerine yeni ürün geliştirme, yaratıcı düşünce ve liderlik becerileri gibi yetkinlikleri kazandırmayı hedeflemekten başka çaremiz yok…
Öğrenen okul anlayışı…
Öğrenen okul olarak adlandırılan yeni düşünce sistemine göre, okula ait karar alma yetkisi, güç ve otorite tek elde toplanmıyor… Başta okul yöneticileri olmak üzere öğretmenler, aileler, öğrenciler ve hatta toplum üyeleri arasında paylaşım şart. Farklılıklar destekleniyor, kurulan kulüpler sayesinde öğrenciler söz sahibi oluyor. Amaç; özgüvenli, kendi kendini yönetebilen bireyler yetiştirmek…
Tüm bu yaklaşımlar temelinde küresel kalite standartlarını uygun eğitim modelini yaratmaktan başka çaremiz yok…





Yorumlar kapalı.