Mevcut pozisyonu gereği mutlak kazanmak amacı ile maça çıkması gereken Hamitköy, bunun gereklerini ilk yarıda gösterirken, ikinci yarıda bundan uzak kaldı. Kadro kalitesi Mesarya’ya göre daha zayıf olan Hamitköy’ün kozu ligde bir iddiası olmasıydı. Bunun anlamı motivasyon seviyeleri rakibe göre yüksekti. Böylesi bir durum da aslında maçı dengeleyici bir faktördü. Hamitköy bahsettiğim bu motivasyonla maçın ilk devresinde olumlu işlere imza attı. Buldukları golle birlikte oyun üstünlüğünü ele aldılar ve savunmada fazla hata yapmayarak uzun süre üstünlüklerini korudular. Hatta bu süreçte Toykan’ın Faye’ye vermediği pozisyon tabelayı 2’nci kez Hamitköy adına değiştirecek bir fırsattı. İlk yarının son bölümlerinde sol kanatlarından gelen bindirmeler ve ortalara tribünler gibi bakakaldıkları için devre sonunda bedeli gol yiyerek ödediler.
İkinci yarıda güç ve heyecan olarak oyundan düşen bir Hamitköy vardı. Sanki 1 puan çok önemli gibi davranarak önceliği yine savunma güvenliğine verdiler. Hücumda Faye ve Cemre baştan sonra kötüydü, Toykan belli bir süre sonra yorgunlukla beraber uzaktan kaleyi yoklama fırsatları kolladı ancak iyi savunma yapan Mesarya bu fırsatları kendisine vermedi. Futbolda yeni bir ifade olan “Gol beklentisi” Hamitköy adına çok düşüktü ve beklentinin değişeceği bir sürpriz de olmadı.
Mesarya lig ve kupada iddiasını kaybetse de her maça ciddi hazırlanarak oynuyor. Elbette bir iddiaları olsa işin rengi çok değişir ancak her şeyi de bırakıp sorumsuzluk göstermiyorlar. Yağmur ardından zeminin dağılması ile pasa dayalı futbolu yeterince sergileyemediler. Yine de savunmaları dikkatliydi ve maç başında yaptıkları birkaç önemli hatayı tekrarlamayarak maçı tamamladılar.





Yorumlar kapalı.