Hasan Hastürer

KIB-TEK’in kaderi KTHY gibi olmasın diye…





Gündem yoğun. Gündemle bağlantılı günde çok rahat 10 makale yazarım. Ancak Cumartesi anılarda yolculuk, deyip, eski yazılarımdan birini yayımlarım. Nedenim çok açık… Bu gün yaşadıklarımızın geçmişi var. Geçmişten benzerlikleri anımsatmayı yararlı buluyor. 20 Ocak 2012’de “KIB-TEK’in kaderi KTHY gibi olmasın diye…” başlıklı bir yazımı okurlarla paylaşmıştım. İşte o yazı:

                               ***

   “ Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nda (KIB-TEK) örgütlü EL-SEN grev kararı aldı.

Elektrikte grevin ne demek olduğunu da çok kolay ve çok erken anladık.

Siyasi iktidarları en kolay elektrikte yaşanan sorun yıpratır.

Vatandaş elektriksizliğin nedeniyle pek alakadar olmaz.

Elektrik yoksa fatura iktidara kesilir.

                                      ***

İrsen Küçük’ün Başbakanlığında ki UBP Hükümeti, sorunları kavramdaki eksik yanıyla pek çok sorunun kaynağıdır.

EL-SEN Başkanı Tuluy Kalyoncu ile pek çok kez konuştum.

Tuluy Kalyoncu, eleştirilen umursuz sendikacı modelinde değildir.

Çok iddialı olarak yazayım, Tuluy Kalyoncu’nun şahsında EL-SEN yönetimi KIB- TEK’in sorunlarını kurumu koruyan bir anlayışla en iyi bilendir.

Tuluy Kalyoncu’nun karşısına geçip, Tuluy Kalyoncu’yu mat edecek ne bakan ne de bürokrat var.

Onlar topu taca atarken Tuluy Kalyoncu, topu oyun alanında tutarak oynamakta ısrarcı.

Tuluy Kalyoncu’nun karşısına geçip hükümetin KIB-TEK’le ilgili politikalarını adam gibi savunacak kimse yoktur.

KIB-TEK’in özelleştirilmesini isteyenler kendi pencerelerinden bakıp EL-SEN’in grev kararına ve de mücadelesine karşı çıkabilirler.

Ancak kelimler onların kendilerini savunmalarına yetmez değil, izin vermez.

                                            ***

   EL-SEN, artış martış peşinde değil.

EL-SEN, kendileri için ekmek kapısı, toplum için çok önemli bir değer olan KIB-TEK’i koruma savaşı veriyor.

Bu kavgayı anlamak için toplumsal çıkarı kişilerin çıkarlarından önde tutmak gerek.

KIB-TEK özel sektörün ağzının sularını akıtacak kadar garanti kazancı olan bir kurumdur.

Hesabı kitabı da çok kolay yapılabilir.

EL-SEN bu hesabı kitabı da çok net yapıp toplumun önüne koymuştur.

KIB-TEK’in borcu varmış?

Olabilir.

Ancak borcu kadar hatta daha fazla önemli olan alacaklarıdır.

KIB-TEK’in alacakları tahsil edildiği an bırakın borçsuz kalacak olmasını parası da olur.

Bunu ben bilirim da hükümet edenler bilmez mi?

Bilirler, hem de bal gibi bilirler.

Bilirler ama bilmezlikten geliyorlar.

Bildikleri için de KTHY’de olduğu gibi efe kesilerek mali tabloyu ortaya koyamıyorlar.

Yalın bir şekilde anlatıldığı zaman herkes anlar.

KIB-TEK’i zora sokan siyasilerin kurumu düşünmeden aldıkları kararlardır.

AKSA’dan garantili alım anlamına gelen sözleşmelere imza atanları eğer varsa yüce divanda yargılamak gerek.

Tüm olumsuz etkilere rağmen KIB-TEK’in, benzer üretim santralinde ürettiği elektriğin maliyeti AKSA’dan ucuzdur.

                                         ***

   Şimdi elektrik fiyatlarından şikayetçiyiz.

Allah göstermesin KIB-TEK elden çıksın o zaman göreceğiz pahalı elektrik nedir.

Bir lambayı yakarken gariban insanlarımız kırk kere düşünecek.

Her kim ki “KIB-TEK bir biçimde özelleştirilsin elektrik daha ucuz olacak” der, YALAN söyler.

                                                   ***

   Kimse elektriksiz, karanlıkta kalmak istemez.

Dün akşamki ( 19 Ocak 2012) kesintilerden olumsuz etkilenenler arasındayım. Ancak asla EL-SEN’e küfretmedim.

Bana ulaşıp şikayet etmek isteyenlere de aynen şunu söyledim: “ EL-SEN hepimiz için mücadele ediyor. Bizlere de düşen görev elektriksizliğin nedenini çok iyi anlayarak EL-SEN’in yanında olmaktır.”

                                  ***

   Bakanlar Kurulu grevi yasaklama kararı aldı.

Bu karar grevi bir biçimde zora sokabilir. Ancak mücadelenin geleceği asla bakanların iki dudağının bir hareketine kalamaz, kalmamalıdır.

EL-SEN bu kavgayı kaybederse toplum olarak kaybedeceğiz.

Hiç kuşkusuz KIB- TEK çalışanları ya işsiz kalacak ya da sofralarındaki ekmek küçülerek bir lokmacık olacak.

KTHY’de yaşananların canlı tanığıyız.

KTHY’sizliğin ne demek olduğunu görüyoruz.

Bir yılda pahalılanan biletlere ödenen fiyat farkı KTHY’nin kendi kanatlarıyla uçmasına yeter de artardı. Hem de kimse ekmeğinden olmadan.

KIB-TEK’te özelleştirme anlamında ne yapılırsa yapılsın, öncelikle çalışanlar işsiz kalacak. Bu noktada da söyleyim. Aksini söyleyenlere asla ama asla inanmayın.

Çalışanlar ya mücadele edip kazanacak ya da mücadele etmeyerek çoluk çocuğunun geleceği dahil kelimenin tam anlamıyla kaybetme yaşayacak.

Karar çalışanlarındır.

… Ve tabii önemli bir kararı da toplum verip bu mücadelenin yanında durarak, hükümetin keyfiliğine izin veren olmayacak.

KIB-TEK’in kaderi KTHY gibi olmasın diye…
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.