Tatlısu’da 5. Ot Festivali vardı dün.
Her yıl gitmeye özen gösteririm.
Çok başarılı bir belediye başkanı Hayri Orçan var.
Festival bahane olur, gidip kendi yerinde başarılarını kutlarım.
***
Dün de gittim.
Harika bir hava vardı. 18 derece sıcaklık. Rüzgâr sıfır. Gökyüzü masmavi.
Türkiye’nin Suriye’de verdiği şehitler ve Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde yangında yaşamını yitirenlere saygıyla, festivalin eğlence tarafında eksiltme yapıldı.
***
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, dışında, siyasal yaşamımızın önde gelen isimleri ordaydı.
Mecliste temsil edilen siyasi partiler, TDP hariç açılışta vardı.
Parti Başkanı olarak cumhurbaşkanlığına aday olan üç parti başkanı, UBP Genel Başkanı Ersin Tatar, CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman ve YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı Tatlısu’daydı. Kudret Özersay, HP Genel Başkanlığından ayrılarak cumhurbaşkanlığına aday olsa da, halk HP Genel Başkanı olarak görüyor.
Açılışta, ön sırada oturdular.
Sonrasında festival sokağında, geleneksel ürün satılan yerleri gezip, alış veriş yaptılar.
Hem alış veriş yaptılar hem de sohbet ettiler.
***
Dört adayı da gözledim.
Farklı bir yazı denemesi yapmaya karar verdim bugün.
Dört adayla ilgili gözlemlerimi isimsiz aktarıp, neyi, hangi aday için yazdığımın takdirini siz okurlara bırakacağım.
En önemlisi, isimsiz yazacaklarımdan, adayların, ‘Hastürer, bunu benim için yazdı’ diyerek kendine ait olanları seçip, alıp alamayacağı.
Eğer gözlemlerim yanlışsa, kimse kendi için yazılmış saymasın.
***
Gelelim gözlemlerimden yansımalara…
Dört adaydan üçünün eşi birlikteydi.
Aday eşlerinden ikisi, eşlerinin yanından hiç ayrılmadı. Biri, zaman zaman eşinin yanına gelip, gülümsemesini bıraktıktan sonra, halkın içinde gezmeyi tercih etti. Ya da tek başına, sosyal ortamda siyaset yapmayı başardı.
***
Dün Tatlısu’da, Tatar, Erhürman, Özersay ve Arıklı ile eş zamanlı olarak dört partiden milletvekili ve parti yetkilileri de vardı.
Üç adayın partili arkadaşları, ‘Bizim buradaki görevimiz, başkanımızın ya da adayımızın yanında durmaktır’, der gibi Cumhurbaşkanı adayları, neredeyse, bastığı yere bastı.
Bir adayın, partili vekil ve arkadaşları ötekilerinden oldukça fazlaydı. Belki üçünün toplamından da fazlaydı. Ancak, o adayın arkadaşlarının adayın yanında duruşları, yansıttıkları dayanışma ötekilerine göre çok gerideydi.
Çoğunluğu ayrı ayrı gezmeyi tercih etti.
***
Bir kere adaylar, iddialarıyla, şanslarını üç aşağı beş yukarı biliyor.
Futboldan bir benzetme yapayım. Her takım lige şampiyon olma hayaliyle başlar. Ancak gerçek güçlerini bildikleri için ligde hedefleri bellidir. Bazı takımlar gerçekten şampiyon adayıdır. Bazı takımlar için orta sıralar hedeftir. Bazı takımlar için ise kümede kalmak…
Adayların durumu da buna benzer.
Gerçekçi hedef koyanlar, sandıktan çıkan sonuçlarla yüzleştiği zaman mutsuz olmaz.
***
Dört adayın dinamizmi hangi düzeydeydi?
Huzurla bütünleşen dinamizm, siyasi performans için koşuldur.
İçlerinde en rahat olan, adaylık misyonunu en iyi bilen, bütün senaryolara en hazır olandı.
Bu seçimin sonuçlarında fatura bedel aralığı en geniş olan cumhurbaşkanı adayı dinamik olsa da yeterince huzurlu değildi.
Seçimin iddialı isimlerinde sayılan bir diğer aday, her türlü sonuca psikolojik olarak hazır olmanın avantajıyla, dinamik ve rahattı.
Bir aday vardı ki, yorgunluğu çok net anlaşılıyordu. Psikolojik yorgunluğu görsellik de kazandı. Dinlenmesi organize edilirse, daha verimli olabilecek.





Yorumlar kapalı.