Zaman zaman anılarda yolculuk yapıp, yıllar öncesinden yazılarımı sizlere aktarmakta çok yönlü yarar görürüm. Bugün de sizleri 30 Ocak 2004’te okurlara aktardığım, “Hakemle oynayan kaybeder” başlıklı yazımla buluşturuyorum:
***
“STRASBOURG- Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Rum Başkanı Papadopulos, Strasbourg’a geldi, konuşmasını yaptı ve Brüksel’e geçti.
Ancak yaptığı konuşma, Macar Parlamenter Eörsi’nin raporunun önünde yerini aldı.
Önceki günkü (28 Ocak 2004) basın toplantısında Papadopulos’a iki soru sordum. 1. Kıbrıs sorununun çözümü denildiği zaman ne anlarsınız? 2. Kıbrıs’ta mayıs ayına kadar çözüm mümkün müdür?
Rum tarafının klasik sıkıntısı birinci soruya verdiği yanıtta çok açık sırıtıyordu. Rum tarafı yıllarca “İki bölgeli, iki toplumlu federal çözüm” diyerek aslında topu hep dışarı attı. Şimdi de Annan Planı çerçevesinde yuvarlak laflarla konu geçiştiriliyor.
Mayıs ayına kadar çözüme ulaşma konusunda da sıkıntı aynıdır.
Mayıs için zaman ne kadar daralırsa daralsın ciddi bir inisiyatif ortaya konulursa o tren yetişir. Ancak Papadopulos da, “Mayısa yetişmek için 30 gün önce referandum yapmak gerekiyor. Bu da nisan başı demektir. Demek ki elimizde kalan zaman çok sınırlıdır” diyerek bir anlamda mayısa kadar çözüm zor diyor.
***
Papadoplos’a sorulan sorulardan biri de, “Denktaş imzalasa da ben Annan Planı’nı imzalamazdım” sözlerini anımsatan bir soruydu. Papadopulos, “Gazetecilerin sorularını yazılı yanıtlamazsanız söylediklerinizden istediğini istediği gibi yazarlar. Ben yazdıklarını söylemedim” diyerek siyasi itiraftan öte gaf olan o sözlerini Strasbourg gibi önemli bir merkezde silmek istedi.
***
Rum tarafı, Türkiye’nin seslendirdiği türden bir arabulucuya karşı. De Soto olmayacak olsa da yerine yine benzer statüde birini istiyorlar.
Bu noktada Genel Sekreter Annan’ın da benzer görüşte olması Papadopulos’un yaklaşım ortaya koymasını kolaylaştırıyor.
Önceki gün bu konu bir soruyla gündeme geldiği zaman Papadopulos’un yanıtı futbolla bağlantılı oldu.
“Hafta sonu maçınız var. Siz bir hafta önceden maçın hakemini gündeme getirip hakemle uğraşırsanız bu ne derece doğrudur?”
Papadopulos’un bu sözleri “hakemle oynayan kaybeder” şeklinde algılandı.
***
Papadopulos’un önceki günkü konuşması nedeniyle AKPA’da basına dağıtılan özgeçmişinin bazı bölümleri Kıbrıs’ı bilen gazetecilere oldukça ilginç geldi.
Papadopulos’un bir sayfalık özgeçmişinin ikinci ve üçüncü paragrafında EOKA geçmişi ve Zürih ve Londra anlaşmalarına karşı tavrı öne çıkarıldı.
“…EOKA kurtuluş örgütünde aktif olarak yer aldı ve EOKA’nın Lefkoşa bölge sorumluluğunu yürüttü. Daha sonra EOKA’nın siyasi bölümü olan PEKA’nın genel liderliğinde bulundu.
…1959’da Londra Konferansı’nda yer aldı ve AKEL temsilcisinin yanında Zürih ve Londra anlaşmalarının imzalanmasına karşı çıktı.”
Kıbrıs’ta yeni bir sürecin eşiğinde olunan bu dönemde Strasbourg’ta basına dağıtılan özgeçmişte böylesi negatif bölümlerin yer almasını aklım alamadı.
EOKA’cı geçmişini inkar mı etsin? Hayır etmesin ama tam bu dönemde gözümüze sokulmasına da gerek yok. Bu geçmiş doğal olarak ENOSİS’i anımsatmak isteyenlere malzeme vermek değil midir?
İlk fırsatta Zürih ve Londra anlaşmasına neden karşı çıktığını da yüz yüze konuşup sizlerle paylaşacağım. “30 Ocak 2004 – KIBRIS





Yorumlar kapalı.