Ayla Kahraman

Serbest kürsü





Kocamın başka bir eşi daha varmış
 

Ayla Hanım, 32 yaşındayım ve yaklaşık bir buçuk yıldır evliyim. 2 aylık bir bebeğim var. Bir süre önce öğrendiğim acı bir gerçek beni mahvetti. Çok iyi anlaştığım, çok sevdiğim eşimin Türkiye’de bir karısı ve üç çocuğu olduğunu öğrendim. Eşimin memleketlisi bir hanım söyledi. Önce inanmadım, eşime sordum. Eşim eskiden imam nikahı ile evlendiğini, ancak Kıbrıs’a gelmeden bir süre önce boşandığını ve bu kadınla tek bağının çocukları olduğunu söyledi. Çocuklarına her ay para göndermek ve haftada birkaç defa telefon ile konuşmak dışında bir bağı yokmuş. Beni çok sevdiğinden ve kaybetmek istemediğinden söyleyememiş.
Ben şoklardayım. Üç çocuğu yetim bırakan benmişim gibi hissederim. Eşime duyduğum sevgi sanki bitti. Ona çok kızgınım ve yanıma yaklaşmasını istemiyorum. Evden kovdum gitmedi, boşanmak istedim kabul etmedi. Her şey bir yana, bana boşandığını söyler, memleketlisi ve akrabası olan hanım ise boşanmadığını iddia eder. Neye, kime inanacağımı şaşırdım. En doğru davranış, çocuğumu alıp bu karışık ilişkiden çıkmaktır. Bunu biliyorum ama yapamıyorum.
Bu olaylar başlayana kadar dünyanın en şanslı kadını olduğumu düşünürdüm. Şimdi öyle değil. Kandırıldığımı, kullanıldığımı ve sevilmediğimi düşünürüm. Lütfen bana yardım edin, doğru yolu gösterin. Kafam öyle karışık ki, anlatamam. Doğru dürüst düşünme ve karar verme yeteneğimi kaybettim.
Rumuz: YOK

Yaşadıkların bir kâbus gibi. Sırça köşkün yıkılmış ve altında kalmış gibi hissettiğini anlamamak mümkün değil. Keşke evlenmeden önce kocan sana her şeyi anlatacak cesareti bulsaymış. Ayrılarak geldiğini, seni kaybetme korkusundan geçmişini sakladığını söylüyor. Mümkündür. Ancak, geride kalan üç çocuk var ve insanlar çocuklarını geçmişte bırakmamalıdır.
Sana önerim, kocandan bütün ayrıntıları olduğu gibi öğrenmendir. Dikkat edeceğin en önemli nokta, iki eşli bir düzen kurup kurmadığıdır. Gerçekten sadece senin eşinse ve sorumluluk duygusu ile eski ailesine bakıyorsa, kararını tekrar gözden geçirebilirsin. Ama hem seni hem de ilk eşini idare ettiğine emin olursan, kararlarını uygulama yoluna gidebilirsin.
Senden bilgi saklaması elbette önemli bir kusur ama iki eşli olması kabul edilemez bir durumdur. Önce bu durumu öğren. Kaybetme korkusu ile geçmişini sakladıysa ona hoşgörü ile yaklaşabilir ve evliliğini devam ettirebilirsin. Yok, her şey bir yalansa, boşanmadıysa, onurlu bir kadın olarak, bağrına taş basar ve bu karmaşık ilişkiden uzaklaşırsın.

*

Hep öfkemden kaybediyorum
 

Ayla Hanım, ben çok çabuk öfkelenirim. Öfkemi durduramam. Çabuk patlar çabuk sakinleşirim. Bunun için doktora da gittim ama verdiği ilaçları bağımlılık yapar diye kullanmadım. Hep öfkemden kaybediyorum. En yakın arkadaşlarımı bile bu yüzden kaybettim. Bir şeye sinirlendiğimde sanki gözüm dönüyor. Söylenmeyecek ne varsa söylüyorum. Çok iyi bir erkek arkadaşım vardı. Sakin, hiç sinirlenmeyen biriydi. Ama benim davranışlarıma dayanamadı. Beni bıraktı. Şimdi, benden hoşlanan bir çocuk var ama ben onunla çıkmaya korkuyorum. Gene her şeyi berbat edip üzüleceğimi düşünüyorum. Sizce ben düzelebilir miyim?
Rumuz: ÖFKELİ KIZ

Elbette düzelebilirsin. Doktora gitmişsin, ilaç vermiş. Buraya kadar güzel. Ama bundan sonrası yok. Kaybettiklerini düşünürsen, ilaç kullanmama kararının yanlışlığını da anlarsın.
Öfke kontrol bozukluğu psikoterapi ve doktor gerekli görürse ilaçla tedavi ile çözümlenebilecek bir sorundur. Bu nedenle öncelikle doktorunla görüşmeni öneririm.
Bunun yanında, öfke doğal bir duygu durumudur. Yanlış olan öfkenin yıkıcı tarafına yenik düşmektir. Herkes öfkelenir ama herkes öfkesini zarara dönüştürmez. Sen öfkeni sana ve çevrene zararlı olacak şekilde dışa vuruyorsun. Böylelikle kaybediyorsun. Seni sevenler de kaybediyor.
Psikologla birlikte öfke kontrolünü çalışmalısın. Bunun için duygusal ve bedensel rahatlama ile ilgili öğreneceklerin var. Tabi, rahatlamanın yanında yapman gereken davranışlar da var. Öfkelendiğinde mekânı terk etmek gibi, örneğin. İncitmek yerine, “ben” dilini kullanarak, kendini ifade etmek, öfkelenmene neden olan kişiyi yargılamadan dinlemek, öfkelendiğin bir olaysa, sakinleşince düşünmek ve davranmak, nefes eksersizi yapmak, öfkelendiğin durumu sonraya ertelemek gibi pek çok çözümleyici davranışsal ve düşünsel ifade vardır.
Öfke kontrolü sorunu varsa, durup dururken geçmesini beklemek boşa kürek sallamaktır. Kendin için ve sevdiklerin için bu sorunu çözemen gerek.

 

Serbest kürsü
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.

Ayla Kahraman

Serbest kürsü





Nişanlım eski sevgilisi ile görüşüyor

Ayla Hanım, merhaba. Ben yaklaşık 4 aydır nişanlıyım. Aileler aracılığı ile tanıştık ve bir süre çıktıktan sonra nişanlandık. Nişanlanmadan önce ikimiz de birbirimize dürüst davranacağımıza söz verdik. Ancak nişanlım bu sözünü tutmadı. Çok emin bir yerden eski sevgilisi ile görüştüğünü daha doğrusu hiçbir zaman ayrılmadıklarını öğrendim. Yani nişandan önce biz çıkarken, o kızla da çıkıyormuş. Nişanlandığımız zaman bile ilişkisini bitirmemiş. Ben bunları çok yakın bir arkadaşımdan öğrendim. Elbette inanmak istemedim hatta önce inanmadım. Ancak sonunda inandım. Ağzını aramak için ona bu kızı sordum. “Seni rahatsız ediyormuş” gibisinden yaklaştım ve “evet” dedi. “Beni rahatsız ediyor.” Gene sırf denemek için, “peki onunla neden görüştün” diye sordum ve bana acıdığından görüştüğünü söyledi. Yani, “görüşmüyorum” demedi. Anlayacağınız ben şoktayım. Madem eski kız arkadaşını bırakamıyor neden benimle nişanlandı? Ve ben ayrılmak istediğimde neden karşı çıkıyor?
Dürüst değil bunu anladım. Şimdi yemin billah ediyor, kızı her yerden yasaklamış diye. Ama şimdiden böyle davranan bir adama nasıl güvenirim de hayat boyu sürecek bir evlilik yaparım? Bir daha olmaz diyor ama nişanlısını aldatan, karısını da aldatmaz mı?

  Çok mutsuzum. Lütfen bana cevap yazınız.
Rumuz: DARGIN
 

Şüphelerinde haklısın. Bu genç adamı anlamak mümkün değil. Her iki kızı da elinde tutmak istiyor gibi davranıyor. Sanırım, nişanlanmanıza neden olan faktörler, senin ve onun için farklı faktörler. İyi bir kızla evlenmek, sevgilisi ile de zaman geçirmek istiyor gibi görünüyor. Her iki kızın da bu bencilliğe karşı çıkması ne iyi olurdu! Yani eski kız arkadaşı, neden onunla görüşüyor ve kendi yoluna gitmiyor acaba? Her neyse, böyle bir adamla evlenmeden önce çok iyi düşünmen gerek. Yol yakınken, bu karışık ilişkiden uzaklaş. Nişanlın bulunmaz Hint kumaşı değil.
 

Hangi mesleği seçmeliyim

Ayla abla, ben meslek olarak ne seçeceğim konusunda çok kararsızım. Her yorumdan çok etkileniyorum ve hemen kafam karışıyor, vazgeçiyorum. Ben fen öğrencisiyim. Tıp, Eczacılık veya Diş Doktorluğu için çalışırım. Notlarım iyi, ama kararsızım. Bu kararsızlık da beni çok etkiliyor. Sizce okulumu seçerken neye dikkat etmeliyim?
Rumuz: ÖĞRENCİ KIZ

Önce kendini keşfetmelisin. Gerçekten sen ne istiyorsun? Seni ne mutlu eder?
Ve elbette elindeki imkanlar ile seni mutlu edecek tercihler arasında paralellik olmalı. Hem gücün yetmeli hem başarabilmeli hem de seçtiğini sevebilmelisin. Hangi konuları kolay öğreniyorsan, hangi öğrendiklerinden zevk alıyorsan onları seçmen daha doğru olur. Sana en kolay gelen alanlar, başkaları için çok zor olabilir. Bu nedenle, seçim yaparken öncelikle kendini düşünmelisin. Özelliklerini, ilgi alanlarını, gelecekte olmak istediğin noktayı…
Günümüzde pek çok meslek alanında, pek çok mezun ve çalışan var ama bu seni engellememelidir. Sevdiğin ve yeteneklerinin uygun olduğu bir meslek, seni yarı yolda bırakmaz. Mutlaka hem başarı hem de mutluluk verir.
Elbette seçeceğin meslek; yaşamak istediğin ülke koşullarına uygun olmalı, yaşamak istediğin ülkede mezun olduğun mesleği yapabilmelisin. Buna dikkat et.
Kendini, dünyayı, ülkeni yokla, incele. İnsanları sorgula. Ve sonra kendine dönerek şu soruları yanıtla: Ne yapmalıyım, neyi başaracak güçteyim, ilgimi çeken ve yeteneklerime uygun olan nedir?
Son bir şey, mümkünse hedeflerini çoğalt. Biri olmazsa öbürü olacak ve her halükârda sen istediğini elde etmiş olacaksın.
 

Kayınvalidem oğluna aşık
 

Sevgili Ayla abla, benim kayınvalidem kocama aşık. İnan ki abartmıyorum. Sanki o esas eş ben de kumaymışım gibi davranıyor. Evlerimiz aynı apartmanda. Kocam eve geldiği anda o da damlar. Bazen kocam eve gelmeden onlara uğrar, saatlerce bırakmaz. Kocama bir hürmet edişi vardır, bir kocamı bir sevmesi vardır, şaşarsın. “Ağam, Paşam” diye başlar; manidar laf atmalarla devam eder. Oğluna kadınlar feda olsunmuş da, oğlu gibi bir paşa bir daha dünyaya gelmezmiş de. Neler neler anlatamam. Canıma yetti ama ne yapacağımı bilmiyorum. Kendimi gerçekten kuma gibi hissediyorum. Kocamla aramızdaki tek sorun budur. Kocam iyi huylu, sakin ve olgun bir adamdır. Annesinin bu hallerine alışmamı ve aldırmamamı bekler ama bunu başaramıyorum. Kayınvalidemi görünce tüylerim diken diken oluyor, Ayla abla. Olduğu yerde durmak istemiyorum. Lütfen bana yardım et.
Rumuz: YOK

 

Bir şekilde, rahatsızlık duyduğun konuları, kocanı karıştırmadan, kayınvaliden ile konuşman gerektiğini düşünüyorum. Sakince ve suçlamadan konuşmalısın. Onun oğluna yani senin kocana olan yaklaşımının seni dışladığı ve kendini kötü hissetmene neden olduğu üstünde durmalısın. Sen dışlandıkça, kayınvalidenden uzaklaştığını ama aslında bir anne kız ilişkisi kurmak istediğini de iletmelisin. Buna fırsat vermesini ve biraz geriye çekilmesini istemelisin.
Oğlunun artık evli ve başka bir kadına ait olduğu gerçeğinin farkında değilmiş gibi davranması, içerisindeki kaybetme korkusu ile alakalı olabilir. En doğrusu, kırmadan konuşmandır. Oğluna gösterdiği sevginin tezahüratını denetlemesi gerekmektedir.

 

Serbest kürsü
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.

Ayla Kahraman

Serbest kürsü





Kızlara yaklaşmaktan korkuyorum
 

24 yaşındayım ve bir kıza âşık oldum. Her şey yolunda giderken cüzdanımla ve kredi kartlarımla ilgilenmeye başladı. Benden sürekli para istemeye başladı. Duygularımı ve iyi niyetimi suiistimal etti. Kendimi değersiz hissetmeme neden olan hakaretlere maruz bıraktı. Sonuçta, neşeli bir yapım varken, içime kapandım. Doktorun verdiği antidepresanları kullanmaya başladım. Şu anda çok fazla takıntılar edinmiş bulunuyorum ve geleceğimin, iş ve özel hayatımın olumsuz etkileneceğinden korkuyorum. Takıntılarıma gelince, her şeyi üstüme alıyor ve alınganlık yapıyorum. Birilerinin beni döveceğinden veya cinsel istismara maruz bırakacağından korkuyorum. Kızlara yaklaşmaktan çekiniyorum. Her şeyden şüpheleniyorum. Dünya benim etrafımda dönüyormuş gibi hissediyorum. Bunların gerçeklerle alakası olmadığını biliyorum ama engelleyemiyorum. Bazen neşeleniyorum ama genelde umutsuzum. Bana yazarsanız belki dünya daha güzel gözükmeye başlar.
Rumuz: SEJK

İnsan, sevmeye ve sevilmeye ihtiyaç duyan bir varlık. Yüreğinizdeki sevgiyi armağan ettiğiniz kişi ne yazık size aynı duyguları beslememiş. Farklı beklentilerin telaşına girerek aşkınızı tüketmiş. Yaşadığınız hayal kırıklığının sizde bıraktığı derin yaranın sonuçları, travmatik bir sürece girmenize neden olmuş. Benlik değerinizi düşürmüş ve dış dünyaya yönelik güvensizliğinizi artırmış. Her şeye yeniden başlamaya ihtiyacınız var. Yanlış olan, bir kıza saf bir sevgiyi armağan etmeniz değildir. Yanlış olan sadece tercihinizdir. Bir yerlerde size uygun ve sizi olduğunuz gibi sevecek bir kız mutlaka vardır. Siz kendinizi ona ve dünyaya hazırlamaya bakın. Bu arada ilaçlarınızı kullanmaya devam edin ve mümkünse bir psikologdan da destek isteyin. Bize yazmaya da devam edin.

**

Oğlumun takıntılı sevgisi!
 

Ayla Hanım merhaba, böyle bir hizmet verdiğiniz için, öncelikle çok teşekkür ederim. Benim oğlumla ilgili bir sorunum var. Üniversitede okurken sevdiği kızı unutamıyor. Hayattan zevk almıyor ve mutlu değil. Karşılıksız takıntılı bu sevginin oğluma psikolojik yönden zarar vereceğini düşünüyorum. Onunla bu konuyu konuşmak imkânsız, içine kapandı, ne yapmalıyım, bu psikolojik bir hastalık mı? Çok sevdiğim oğlumu bu konuda çok iradesiz ve gurursuz buluyorum, haksız mıyım… Teşekkür ederim, saygılar…
Rumuz: YOK

Aslında bu irade veya gururla ilgili bir mesele değil. Çocuğunuz bu ilişkiye neler vermiş? Nelere inanmış ve neler yaşamış? Daha önce duygusal ilişki yaşamış mı?
Sevildiğine yürekten inanmış ve bir anda ortada bırakılmış olabilir mi?
Eğer böyleyse, ayrılıktan dolayı girdiği depresyonu anlamak mümkündür. Bununla beraber, uzun süredir bu durumda ise, mutlaka yardım almalısınız. Reddediyorsa, onun duygularına saygı duyun. Yanında olduğunuzu hissettirin ve yaşadıklarının müsebbibi olarak kendini görmesine izin vermeyin. Ona yapacağınız olumsuz bir eleştiri, zaten yıkık olan benlik değerine bir darbe daha olacaktır. Bunun herkesin başına gelebileceğini ve yaşamın onu beklediğini hatırlatın. Çok konuşmayın ama davranışsal ifadelerden kaçınmayın. Sevildiğini ve değerli olduğunu bilmeye en çok ihtiyaç duyduğu dönemde olduğunu unutmayın.
 

İlişkiye girmeye korkarım

Selam. Ben yaklaşık 1 senedir nişanlıyım ve yakında evleniyorum ama ilişkiye girmeye korkarım. Daha önce nişanlıydım. İstemeden o çocuk kızlığımı aldı. O günden sonra korktum. Şimdi de yeni nişanlımla ilişkiye girmekten korkarım. Korkumu yenmek isterim. Çok denerim. Çok kavga ederim nişanlımla. Bana çok laf söyler. Bırakmakla tehdit eder. “Korkak” der. Ne yapacağım? Onu çok severim.  Yardım et. Cevabını bekliyorum.
Rumuz: YALNIZ MELEK

 

Sevgili Yalnız Melek, ilk nişanlının sana olan saldırısı, cinsellikle ilgili korku ve acılarının oluşumuna neden olmuş.
Birbirini seven ve geleceği paylaşmayı umut eden nişanlı bir çift olarak, sorunu beraber çözmeniz gerekmektedir.
Nişanlın, yaşadığın travmanın artmasına neden olacak davranışlardan acilen vazgeçmelidir. Sana kızmamalı, tehdit etmemeli ve zorlamamalıdır.
Senin bir erkeğe güvenmek için zamana ihtiyacın olduğunu kabul etmelidir.
Sana gelince, bil ki cinsellik, yaşadığın kâbusla ilgisi olmayan yaşamsal bir ihtiyaçtır. Sen bir saldırı yaşadın. Oysaki birbirini seven iki insanın paylaşacağı cinsellik, duygusal açıdan da seni çok mutlu edebilecek deneyimlerle doludur. Senin rahatlamaya ve cinsel yaşamı; yapmak zorunda olduğun bir görev gibi görmemeye ihtiyacın var. Cinsellik görev değildir, her iki cinsin de yaşamsal ihtiyacıdır.
Bununla birlikte, nişanlınla bir süre sadece duygusal zenginlik yaşaman gerekmektedir. Ondan sana bir zarar gelmeyeceğini ve seni her zaman koruyup düşüneceğini “gerçekten” anladığında, sanırım korkun bitecek ve her şey yoluna girecek. Lütfen ona da bu cevabı okut ve seni aceleye getirmemesi gerektiğini anlat. Bu konunun çözümü mümkündür. Sakın aksini düşünme.
 

Oğlumla iletişim kuramıyorum

Sekiz yıl evli kaldım. Eşimle çok kavga yaptığımız için daha fazla dayanamadım ayrıldım. 8 yaşında oğlum var. İletişim kuramıyorum. İşim hastanede. Hemşireyim. Babası çocukla ilgilenmiyor. Ne yapacağımı bilmiyorum.
Rumuz: YOK

Babasını özlüyor. Ona ihtiyacı var. Onu özledikçe, size çektiriyor. Aslında bunu bilerek isteyerek yapmıyor. Çocuklar, uzaktaki ebeveyni özlerler ve suçlamaktan kaçınırlar. Babasını görmesi mümkün değilse, örnek bir erkek yetişkinin –dayı, dede gibi- yakınınızda olmasına dikkat edin. En güzeli, baba ile olan iletişimi tekrar kurmaktır. Eski eşiniz ne kadar hayal kırıklığı yaşatmış olursa olsun; çocuğunuzun onun tarafından sevildiğini bilmeye ihtiyacı var. Bu arada, çocuğunuzun yanında babası ile ilgili olumsuz konuşulmasına izin vermeyiniz. Babasının iyi davranış ve huylarını anlatın. Bu başlangıçla, aranızın düzelmeye başlayacağını düşünüyorum. Haberlerinizi bekleyeceğim.

Serbest kürsü
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.