Akay Cemal

Ünal Çağıner gibi çalışılmış olsa…





Tangül Ünal Çağıner Vakfı tarafından 3. ölüm yıldönümü dolayısıyla Ünal Çağıner anma programı gerçekleştirildi ve Çağıner özlemle anıldı. Kızı İçim Çağıner Kavuklu oğlu Dimağ Çağıner bu arada Özel Tahsin, Mehmet Bayram, İlkay Kamil ve Hüseyin Şükrü Serdaroğlu gibi eski siyasiler ve Çağıner’in dostları görüşlerini dile getirdiler.  Bu arada Vakfın önceliğinin çocuklar için güvenli yaşam alanları inşa etmek ve mutlu bireyler yetiştirmek olduğu vurgulandı.

Babası Ünal Çağıner’in çok çalışarak bir güç elde ettiğini ancak bu gücü her zaman paylaştığını vurgulayan İçim Çağıner, yatırım ve istihdamın onun için temel bir öncelik olduğunu belirtti. Ayrıca Çağıner’in özellikle ara eleman yetiştirilmesi konusunda hassasiyet gösterdiğini, bu doğrultuda vakıf olarak ara eleman yetiştirecek bir meslek lisesi açmayı hedeflediklerini, turizm sektörü için de bu alanda yatırım planladıklarını kaydetti.

“Babam büyük bir vizyonerdi” diyerek konuşmasına başlayan Dimağ Çağıner de babasının ülke sevgisinin bir tercih olduğunun altını çizdi, şahsına değil memlekete yatırım yapmayı seçtiğini kaydetti. Çağıner, KKTC topraklarını vatan olarak gören ve ülkenin her noktasına değer katmak isteyen bir anlayışa sahip olduğunu söyledi, “Babamın bu memlekete dair hep bir derdi vardı. Kaygısı hep vatandı. Çizdiği yolun ne kadar doğru olduğunu birlikte yaşadık” dedi.

Nitekim Özel Tahsin de Çağıner’in cesaretçe ve kararlılıkla hayata geçirdiği yatırımların yalnızca ticari değil, aynı zamanda vatana adanmış bir duruş olduğunu vurguladı. Serdaroğlu ise “Ünal Çağıner, en güzel yıllarını vatanı, ailesi ve halkı için feda eden birisidir” ifadelerini kullandı.

Yeşile ve çevreye büyük önem veren Ünal Çağıner kesinlikle boş oturmayı sevmezdi. Sohbet esnasında hoşuna giden fikirleri beyninin bir köşesine yerleştirir, yeri geldiğinde icraata dökerdi. Şöyle böyle yarım yüz yıl kadar tanışıklığımız, samimi dostluğumuz vardı Ünal Çağıner ile. Acapulco basit bir kalifle başlayan yolculuğun ulaştığı göz kamaştıran bir eser olarak ortaya çıktı. O muhteşem eserin vücuda getirilmesinde harcanan çabalar, akıtılan terler Acapulco’yu yaratmışsa, bundan önemli dersler çıkarmak gerek.

Ünal Çağıner kendi köşesinde oturup kalmaz, bu ilkeli duruşu ile ülkeyi yönetenlere örnek olur, mesaj verirdi. “Kalkın, biraz dolaşın, halkın dertlerini dinleyin, görüşlerini alın” anlamındaydı bu mesajlar.

Boş oturmayı hiç sevmezdi dedik ya; kaç kez onu ağaç köklerini çapalayan işçilerle konuşur, yaptıklarını denetlerken görmüştüm. Çoğu zaman ağaç köklerinde biriken otları bizzat kendi eliyle temizlediğine tanık oldum. “Ünal Bey, Allah kolaylık versin” dediğimde başını kaldırır ‘Hadi arabayı park et de geliyorum’ derdi. O kadar mutlu olurdu ki gülümsemesiyle alnından akan terler bir birine karışır, tatlı bir tebessüme dönüşürdü. Nasır tutmuş parmaklarıyla örnek bir tarım işçisini andırırdı.

Aramızda yıllara dayanan iyi bir dostluk bağı vardı. Canı sıkıldı mı, ‘Hadi atla arabaya da gel’ derdi. Çok kez tatlı tatlı sohbet ettiğimiz masada merhum Başbakan Mustafa Çağatay ile eski milletvekillerinden Hüseyin Şükrü Serdaroğlu da bulunurdu. Bu tablo karşısında Çağıner’in keyfine diyecek yoktu.

Tangül Ünal Çağıner Vakfı tarafından 3. ölüm yıldönümü dolayısıyla düzenlenen anma programında yapılan konuşmalarda verilen mesajları alıp da bu doğrultuda çalışmalarda bulunmak KKTC’ye yapılacak en büyük hizmet olacağı gibi Ünal Çağıner’in ruhunu da şad edecektir. Gerçi Ünal Çağıner gibi bu ülkeye yatırım yapan daha nice değerli insanımız olmakla birlikte, günü geldiğinde onlardan da söz edeceğiz.

Ünal Çağıner gibi çalışılmış olsa…
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.