Sağ olsun, Hasibe Şahoğlu’nun imzalayıp gönderdiği bir kitap geçti geçen gün elime. İsmi “Kod Adı Yavuz: Ergün Vehbi”. 81 sayfa ve bir solukta okuyabileceğiniz bir kitap. “O anlattı ben yazdım” diyen Şahoğlu’nun arka kapakta Ergün Vehbi ile birlikte fotoğrafları yer alıyor, altında da şöyle deniliyor:
“Şimdiye kadar çeşitli televizyon programlarına çıkan, özel günlerde görüşleri alınan, hatta belgesellerde ve kitaplarda yer alan Ergün Vehbi, tüm yaşamı boyunca kendinden çok yurdunu ve halkını önemsemiş, onlar için mücadele vermiştir. Kıbrıs Türk halkı Ergün Vehbi’yi dürüst, hak yemeyen, halkı için çalışan ve mitinglerde, meclis kürsüsünde gür sesiyle doğruları konuşan bir siyasetçi olarak hatırlayacaktır. O Erenköy’de destan yazan korkusuz, mücadeleci, vatanına aşık bir mücahit olarak gençlere örnek olacaktır.”
Burada bir parantez açıp, söz meclisten de açılmışken Ergün Vehbi ismiyle meclisin eski günlerini anımsayarak duygulandım. Şimdilerde meclis nisap kavgalarıyla boğuşurken, parti çıkarları ön planda tutulurken, o dönemde çok daha sert, ama kişilikli konuşmalar yapılırdı. Allah iyiliğini versin, bir Ergün Vehbi kürsüye çıktığında meclisi sallardı. Aynı şekilde bir Fuat Veziroğlu, İsmet Kotak, Naci Talat, meclisin tozunu atarlar, ama şimdiki gibi kısır bir döngü içinde dolanıp durmazlardı. İktidarıyla muhalefetiyle herkes saygı duyardı kendilerine. Unuttuklarımız olabilir, ama bir Ferdi S. Soyer’i, Mehmet Civa’yı da unutmamak gerek.
Kitabın önsözünü yazan Prof. Dr. Ulvi Keser, “Yazmayı da okumayı da pek beceremeyen bir toplumuz maalesef” diyor ve şöyle devam ediyor: “Ergün Vehbi, esasında Kıbrıslı Türklerin son 100 yılına bakıldığında zaman zaman diplomasi masallarında, bolca elde silah cephelerde ve fakat hep aynı zaman diliminde verdikleri mücadelenin tipik bir örneğidir. Çok ders çıkaracağımızı ümit ediyorum. Dostlukla kalın, kitapsız kalmayın.”
Yakın tarihin olaylarını, arkadaşlarıyla birlikte Türkiye’deki üniversite yıllarını, TMT’nin kuruluş ve mücadelesini, Erenköy günlerini, Dr. Vesile Vehbi ile evlenmelerini, siyasi yaşamını anlatan Ergün Vehbi, CTP-AKEL ilişkileri konusunda ibret verici anılarını dile getirirken şöyle diyor: “AKEL’e karşı olduğum için beni CTP’den uzaklaştırdılar. Hristofyas’ın, CTP’ye tehdit içeren mektup yazdığını ve CTP’ye ayar vermeye çalıştığını gördüm. AKEL, Kıbrıs sorununun çözümüne hiçbir katkı koymamış ve hep ‘ENOSİS’ taraftarlığı yapmıştır. CTP’ye Özker Özgür’ün başkan olmasından sonra Ankara’da öğrenci olan KÖGEF taraftarları geldiler. Aralarında Mehmet Ali Talat, Ömer Kalyoncu, Hasan Erçakıca vardı ve bir süre sonra CTP tam bir teslimiyetçi politika gütmeye başladı. Partilerde hizipçilik en kötü şeydir. Ben bu konuda onları çok ikaz ettim.”
Ergün Vehbi, devamla şunları anlatıyor: Seçimlerde Mağusa’da epeyce olaylar olmuştu. Seçim yarışı Hüseyin Celal ve Naci Talat arasında geçmişti. Karar gereği Mağusa’ya ben gidecektim. Yazıldı, çizildi, Mağusa’ya da bildirildi. Saat 08.00 olmasına rağmen üç-dört kişi var orada. O arada birden odanın önünden bana bakıp gülerek Kalyoncu geçti. 10-12 kişi arkasından giderek bir odaya girdiler. Meğerse Kalyoncu böyle istemiş. Geri dönünce Özker’e anlattım ve bu partiden ne köy olur ne kasaba, yakında sana da yapacaklar aynısını dedim. O aralar Naci Talat da bu gruba karşıydı, ama sonradan onların yanında yer aldı. Nitekim söylediklerim oldu ve Özker Özgür de parti başkanlığını kaybetti. Hatta onu partiden ihraç ettiler.”
Ergün Vehbi’nin anılarında daha neler yok ki! Okuyup öğrenilmesi gerek. Eline sağlık Hasibe Şahoğlu. Ergün Vehbi dostumuza da sağlıklı günler dileriz.
***
Tahir Rebke müstesna bir insandı
Rebke ailesinin değerli büyüğü, direği, iyi insan Tahir Rebke’nin vefatı, ailesini olduğu kadar, dostları ve sevenlerini de derinden üzdü. Sevgili eşi Naciye hanım, evlatları Şengün Akçay, Ali Rebke, Tezcan Maynard, Mehmet Rebke, damatları Ali Akçay, Colin Maynard, gelinleri Fatma ve Dilek Rebke, torunları Tahir, Bahar, Hasan, Naciye Havva, Harrison, Anya ve Melis, acısını ve özlemini hiçbir zaman unutmayacaklarını ifade ederek, ‘Yattığın yer nur, mekânın cennet olsun’ dediler.
Akmergiz ailesinin kıymetlisi, değerli varlığı Sabriye Akmergis de dün Kilitkaya köyünde toprağa verildi. Kızı Dilek Akmergiz ile damadı Görkem Cihanlı, tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntü ile duyurdular, nur içinde yatması ve mekânının cennet olmasını dilediler.
Öte yandan Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı personeli, emekli çalışanlarından ve ünlü sanatçılardan Nevzat Ormancı’ya Allah’tan rahmet, yaslı ailesine başsağlığı ve sabır temennisinde bulundu.





Yorumlar kapalı.