Akay Cemal

Kabakçı’dan hükümete öğüt: Kırsal kesimi ayağa kaldırın!..





Pandemiden sonra, Ukrayna’daki savaş, sağlıkla bir bütün olan gıda sorununu tüm ağırlığıyla gündeme taşımış bulunuyor. Covid-19’un ölümlerin yanı sıra, ülke ekonomilerine getirdiği yıkım yetmezmiş gibi, Rusya’nın, Ukrayna’ya saldırısıyla, temel gıda maddelerine erişimde meydana gelen sıkıntılar, ülkeleri çeşitli önlemler almaya zorluyor. Ülkemizde de benzeri tedbirlerin alınması kaçınılmaz hale gelirken, fiyatların jet hızıyla tırmanışa geçmesi, vatandaşın en başta gelen şikâyeti ve sorunu… Temel gıda maddelerine erişim zorluğu ve de pahalılık yalnız bizde değil, tüm dünya ülkelerinde de olumsuz etkilerini giderek artırıyor.

Halen ateş altında olan ve birçok kenti viraneye dönüşen Ukrayna, aynı zamanda dünyanın en büyük tahıl ambarı. Rusya da öyle! Ancak buralardan başta buğday ve un olmak üzere; yapılan ithalat savaş nedeniyle sıkıntıya girmiş bulunuyor. İşte onun içindir ki, öteden beri kendi kendimize yeterli olabilmenin önemine işaret ediyor, bu yönde ciddi adımlar atılması gerektiğini savunuyoruz.

Dün KIBRIS TV’de konuğum, bu işlerin uzmanı, 20 yıl kadar Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği Başkanlığını yapmış, toplumumuzun önde gelen çiftçilerinden Alican Kabakçı idi. Zamanında Çiftçiler Birliği’ni Dünya Çiftçiler Birliği’ne üye yapmıştı… Aynı zamanda Asya Kıtası Müslüman Ülkeler Danışmanı.

Pandemiyle birlikte, hatta daha önceden vizyon sahibi birçok ülkenin tarım sektörüne önem ve ağırlık verdiklerini, reform yaptıklarını ifade eden Alican Kabakçı, ülkede tarım arazilerinin azalmakta olduğunu söyledi, “Tarımsal arazilerin mutlaka yasa ile korunması gerekir” dedi. Mesarya bölgesinin tahıl deposu olduğunu ve bir ay sonra hasadın başlayacağını belirten Kabakçı, havaların birkaç gün daha yağışlı geçmesi halinde 60 bin ton arpa ve buğday elde edilebileceğini ifade etti. Kabakçı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kırsalda yaşayan insanlarımızı desteklememiz gerekir. Ama biz tarımı çok ihmal ettik. Örneğin buğdaya hiç önem vermedik. Ülkede gıda güvenliği sağlanmalıdır. Bu konuda gelmiş geçmiş tüm hükümetler de sorumludur. Tarım, su gibi stratejik bir sektördür aynı zamanda. Böyle olmasına rağmen, Anamur suyu hâlâ tahıl ambarı diye bilinen Mesarya ovasına henüz ulaşmış değildir. Tarım sektörünü tetikleyen küçük aile işletmeleri yanlış politikalar nedeniyle daha da azalmaktadır.”

Türkiye’nin 320 bin ton arpa ithal ettiğini, KKTC’nin de 1200 ton bulgur ithalatı yaptığını anımsatan Alican Kabakçı, yeni koşullar dikkate alınarak, kooperatifçiliğin yeniden gözden geçirilmesi, çiftçilerin de bu kooperatiflerde söz hakkı olması gerektiğini söyledi. Aynı zamanda ihracata verilen teşviklerin de yeniden gözden geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Tarımla birlikte hayvancılığın kaderinin de aynı olduğuna işaret eden Çiftçiler Birliği eski Başkanı Kabakçı, hükümetin, kırsal kalkınma programları uygulayabileceğini kaydetti. “Tarım arazilerini bitirdik. Her tarafı betona çevirdik” diyen Kabakçı, “Bu durumda tarım sektörünü nasıl ayağa kaldıracağız?” sorusunu sordu ve “Bugün dünyada gıda savaşları, bir başka deyişle su savaşları ile karşı karşıya bulunuyoruz” diyerek, çeşitli ülkelerden örnekler verdi.

Deneyimli bir çiftçi, aynı zamanda küçük yaştan beri toprakla haşir neşir olan Alican Kabakçı, çok değerli bilgiler aktardı. İyi niyetinden ve imkânları zorlayarak tarım sektöründe ülke ve toplum yararına bir şeyler yapmak istediğinden kuşku duymadığımız Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz’un, bu gibi, elleri nasırlaşmış, toprakla haşir neşir olan uzman kişilerin deneyimlerinden yararlanacağı umudundayız. 

Son olarak Alican Kabakçı’nın bir sözünü hatırlatayım: “Buğdayla koyun, gerisi ayin oyun.”

 ***

Senar’ı kaybeden turizmciler üzgün                                                                                                    

Hayatını turizme adayan, Turizm Bakanlığı eski Müdür Muavinlerinden, iyi insan Senar Türker’in vefatı Kıbrıs Türk turizmine hizmet edenleri derinden üzdü. ‘Ben turizmle evliyim’ diyen Senar Türker dün Lefkoşa’da gözyaşlarıyla toprağa verildi. Tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntü ile duyurulurken, kısa adı KITSAB olan Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Orhan Tolun, “Sonsuz acı içerisindeyiz. Turizme verdiği hizmetleri unutabilmek mümkün değildir. Nur içinde yatsın” dedi.

Tedavi görmekte olduğu İstanbul’da hayatını kaybeden Senar Türker, Cemile ve Hasan Türker’in evlatlarıydı. Kardeşleri Sezar-Pembe Türker, Ayşen Türker, yeğenleri Hasan, Ruksan, Cemile ve Emete, “Onu canımızdan çok seviyorduk. Saygıdeğer kıymetlimizdi. Acımız büyüktür. Yattığın yer nur, mekânın cennet olsun” dediler.Turizm Bakanlığı’nda 28 yıl çalıştıktan sonra emekli olan Senar Türker, turizmle bağını koparmamış ve emekli olduktan sonra da 14 yıl Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği’nde hizmet vermişti. Dünkü cenaze törenine çok sayıda turizmci de katıldı.

Öte yandan Koncay ailesinin çınarı, iyi insan Derviş Koncay’ın da dün Lefkoşa’da defnedildiği tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntü ile duyuruldu. Sevgili eşi Aysel Hanım, kızları ve damatları Nuray-Galip Güneralp, Aynur-Enver Göksun, Konce-Münür Ceren, Fatoş-Hasan Ünsan, torunları ve eşleri Metin Güneralp, Aysel-Nuri Kalkan, Çise-Kemal Kemaloğulları, Aliye-Erdem Ertürk, Derviş Ceren-Sıdıka Kartal, Nazım-Nur Ünsan, Derviş Göksun, Dilem Ceren-Zihni Güçlü, “Sevgili babamız, canımız dedemiz her zaman kalbimizde yaşayacak. Acımız sonsuzdur. Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun” ifadelerini kullandılar

Kabakçı’dan hükümete öğüt: Kırsal kesimi ayağa kaldırın!..
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.