Ahmet Tolgay

Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor 





MİNİ YORUM: Serdar Denktaş ara bölgenin birlikte yaşam ve ticaret bölgesi olabileceğini söylüyor…Gerçekten de birlikte yaşamın test alanı olarak neden kullanılmaz şu ara bölgeler?.. Yoksa bu testin olumlu sonuçlar vermeyeceğinden mi korkuluyor?..  Misal: Yeşil Hat Tüzüğü’nün 20’nci yıl dönümünde kuzeyle güney arasındaki ticaret hacmi sadece 16 milyon Euro… Devede kıl bile değil!.. Bu konu, yukarıda yazdıklarımla birlikte değerlendirilsin lütfen… Ha, bir “devede kıl” çağrışımı daha:  1 Mayıs’ı ara bölgede “Türk – Rum emekçi dayanışması” bağlamında kutlayanların sayısının da, bu günü gerek kuzeyde, gerekse güneyde mangallı  piknik alanlarında ve çeşitli lokallerde kutlayanların sayısının yanında yüzde kaç oranındaydı acaba?.. Bunlar da hep birlikte yaşamın testleri…

***

* Bu nasıl bir fecaattir, nasıl bir hüzündür… Her yaştan, her sınıftan insanımız aniden tıptan ve insanlardan uzak evinde, ya da köşesinde ölü olarak bulunuyor… Tıpçıların da, sosyologların da açıklamalarda bulunmaları gerek…

* Dehşet: Uyuşturucunun gramla değil, kilolarca yakalandığı ülkeye dönüştük. Ya o yakalanamayanlar?!..

* Polisimiz drift yapan sürücülere ağır ceza yazmaya başladı… Kendilerini  “Hızlı ve Öfkeli” filmlerinin setlerinde sanmasınlar…

* Trafik kazalarının çoğu direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesinden… Hakimiyet yeteneği olmayanların direksiyon başında ne işleri var acaba?..

* Güncelin korkunç ve iğrenç paradoksu: Filistin’e mütevazı insani yardım kararları alan ABD ve AB, bir yandan da insaniyeti katletmesi adına İsrail’e milyarlık savaşçı desteklerde bulunmakta…

* Gazze’nin kuzeyine insani yardım taşıyan 1063 tırdan yalnızca 49’u hedefe ulaşabildi… BM, ABD ve AB, bu tıkanmayı dahi önlemiyorlar…

* Rusya Ukrayna’nın “Harry Potter Şatosu” olarak tanınan simge binasını bombardımanla yok etti… Desenize, Harry Potter sihirleri de bu menfur saldırıyı durduramadı…

* “Kan aranıyor” duyurusundan sonra “aranan kan bulunmuştur” noktasının konulması bence yanlıştır. Bırakılsın da başlatılan kan bağışı sürsün. Kan bankalarımız kan darlığından kan ağlıyor çünkü…

* IMF’nin eski başkanı İspanyol Rodrigo Rato, bir dizi büyük yolsuzluktan dolayı ağır hapislik ve para cezası öngören suçlamalarla yargılanıyor… Adam resmen IMF’yi kendi hesabına çalıştırdı…

* Hazar Ergüçlü “Timsah Ateşi” adlı tiyatro oyununda Dilber’den çok farklı bir karakterle izleyicisinin karşısına çıktı, bolca da alkışlandı… Bir alkış da buradan ona… Gerçek oyuncu farklı karakterlere, giysi değiştirir gibi kolayca bürünebilendir… Hazar’da bu yetenek gözleniyor…

* Demiş ki: “Herkes biliyor, geminin su aldığını, herkes biliyor, kaptanın yalan söylediğini. Ve herkes biliyor, zarların hileli olduğunu.” Leonard Cohen.

* Haftanın öğüdü Freud’dan: “Aldırmayınız, kimileri sizi eskisi gibi kullanamadıklarında, değiştiğinizi söylerler.”

* Büyük harflerle yazılması gereken: GÖLGEN KISALDIKÇA YAZ GÜNEŞİNDEN KAÇ… AMAN HA!..

* Temel’in dünyası: Durmuş Temel’e telefon açarak ricasını iletir: “Yahu Temel, sıkıdayım acele birkaç bin TL’ye ihtiyacım var. Verebilir misin?” Temel: “Telefon hattı kesik, seni duyamıyorum. Sonra bir daha dene…”

* Ve dizeler… Ahmet Kutsi Tecer’den: “Bütün sevgileri atıp içimden, / Varlığımı yalnız ona verdim ben, / Elverir ki bir gün bana derinden, / Ta derinden bir gün bana ‘Gel’ desin…”

 

Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor 
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.