Ahmet Tolgay

Gecikmiş bir sergi ve taziye yazısı





Geçen haftanın sonunda Kıbrıs’ımızın ressamı sevenlerine ve tuvaline veda etti… Onun da gidişiyle önemli bir değerimizi daha yitirdik…

Değerli eğitimcimiz ve resim sanatçımız Solmaz Ersöz Hanımefendi yaşamı boyunca adeta kendisiyle özdeşleşen tuvaline, fırçasına, renklerine ve onu çok sevenlerine veda ederek dur durak bilmeyen yaprak dökümümüzün karamsar hüznü içinde sonsuzluğa gitti…

*

Sanatçı olarak çok anlamlı vedasını yakın geçmişte açtığı ve “Tuvalimde Geçmişin Yansımaları” adını verdiği zengin içerikli resim sergisi ile yapmıştı…

Ramazan’dan önce Belediye Başkanı Süleyman Uluçay’ın davetiyle Gazimağusa’da bulunduğum o yoğun günde Belediye binası salonundaki o son sergisini de serginin son günlerinde  gezmiştim…

Bunun bir veda ve vasiyet sergisi olduğunu tabii ki bilmeden…

Genç sanatçılara ve sanat heveslilerine bir Kıbrıs sevdalısı olarak “benim yolumu izleyiniz” mesajını aidiyet yüklü eserleriyle veriyordu yine…

Resimler önünde her durduğumda bu mesajı net biçimde alıyordum…

Acaba bu Gazimağusa’daki kaçıncı sergisi oluyordu Solmaz sanatçımızın?

Bunu bilmem… Ama… Bu son sergisini Gazimağusa’nın tarihsel dokusu içinde açmasının bile özel bir anlamı vardı…

Nedeni mi? Tek cümlede açıklayabilirim: Çünkü, Lefkoşa Küçük Kaymaklı kökenli Solmaz Ersöz, resim sanatımızın bu solmaz figürü, öğretmenlik yıllarının büyük bölümünü Gazimağusa’da, Namık Kemal Lisesi’nde geçirmişti…

Öğrencileri ondan “efsane hocalarımızdandı” diye söz ederler şimdi…

*

Hayran olmamak ve duygulanmamak olanaksızdı sergisini adım adım ve resim resim gezerken…

Çünkü Solmaz Ersöz ustamız, emsalsiz Kıbrıs sevdasını ve güçlü aidiyet duygusunu çığlık çığlığa ve de rengârenk bu sergisiyle de duyumsatıyordu…

Harikulâde çizimleriyle Kıbrıs’ımızın çok iyi bilinen ve çoğunun içinden ya da yanından geçtiğimiz mekânlarının görüntülerini zamanın sonsuzluk duvarına birebir çakmıştı yine ve yeniden…

Sergiyi gezerken “Görüşsek ne iyi olurdu, Solmaz Hocanım buralarda mı?” diye sorduğumda, rehber dostum Gazimağusa’nın yaşayan ikonu İsmet Ezel bana “bak işte o şimdi zor” demişti, her ne demek istemişse!

*

Artık hiç mümkün olmayacak demek görüşmek…

O sergi hakkındaki izlenimlerimi de böylece çok gecikmiş bu satırlarla ve özetle yansıtabiliyorum şimdi…

Gecikmemi bağışla Solmaz sanatçımız…

Keşke bu satırlarımı okuyabilseydin ve keşke telefona sarılıp yine tüm kibarlığınla teşekkür etmek için arayabilseydin… Geçmiş sergilerini her yazdığımda yaptığın gibi…

*

Lefkoşa Arapahmet’teki Tanzimat Sokak günlerimizde, göçmen aile olarak,  karşı komşumuz olan Kaymaklılı Ayşe Ablamın ta o günlerden tanıdığım kızı Solmaz Hanım, mahallemizin de saygın eğitimcisi olarak sevgi saçıyordu oralara her geldiğinde…

Çok kibardı ve çok çalışkandı… Babası emektar ve beyefendi bir demirci idi… Erkek kardeşi Hüseyin dostum çok anlamlı “Demirsu” soyadını bundan almış olsa gerek…

Şimdi bana böylece yakın tarihimizin de o acılı, sıkıntılı, ama son derece toplumsal dayanışmalı günlerini anımsattı beklemediğimiz ve sarsıcı kaybı ile Solmaz sanatçımız…

*

Eşi kadim dostum Teoman Ersöz ile birlikte yüzlerce öğrenci yetiştiren bir eğitimci olan Solmaz Ersöz, Kıbrıs tarihinin, otantiğinin, dokusunun ve güzelliklerinin ressamı olarak anımsanacak ve eserleri birer kültür mirası olarak zamansız yaşayacaktır… Sanki ille de Kıbrıs motiflerini resmetmek için seçmişti bu sanatı…

Bazı insanlar toprağa değil, yüreklere ve belleklere gömülür… Kıbrıs’ın ressamı Solmaz Ersöz de o insanlarımızdan biridir işte… Mekânı cennet olsun…

*

Başta kadim dostum felsefeci eğitimci ve yazar Teoman Ersöz, tüm Ersöz ailesinin, kardeşi dostum Hüseyin Demirsu ve kız kardeşi Melek Ruso Ailesi’nin ve de sevenlerinin başı sağ olsun…

Ve özellikle de Küçük Kaymaklı’nın ve eğitim dünyamızın anıtsal okulu Namık Kemal Lisesi’nin başı sağ olsun…

Solmaz sanatçımız çok sevdiği Gazimağusa’da değil, Lefkoşa’da verildi toprağa geçen pazar…

O nedenle İsmet Ezel, merhume efsane  öğretmeninin cenazesinin fotoğrafını Lala Mustafa Paşa Camii’nde çekerek “son şahidi cümbezdi” diye yazamadı!..

Gecikmiş bir sergi ve taziye yazısı
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.