Ahmet Tolgay

Çocuk faciasının anatomisi





Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı haftasında böylesi bir yazı yazmanın talihsizliğine hiç de uğramak istemezdim…

Hiç kuşku yoktur ki, 2026 yılının çocuk bayramı, belleklere dehşetle kazınan gündemdeki o facia ile anımsanacak…

23 Nisan Çocuk Bayramı haftasına girilirken unutulmayacak bir çocuk trajedisi yaşandı… Türkiye Kahramanmaraş’ta biri öğretmen 9’u öğrenci 10 kişiyi yaylım ateşle gözünü kırpmadan okulda öldüren, birçoğunu da yaralayan 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli, kriminal tarihe geçecek bir figür oluştururken arkasında da dikkate alınması gereken etkin uyarıcı toplumsal mesajlar bıraktı o kan deryası içinde…

Bunlar üzerinde yoğun şekilde konuşuluyor şimdi…

Ama bakalım o mesajların gerekleri yerine getirilebilecek mi gereken duyarlılıkla!…

***

Gelelim manşet olacak türdeki o mesajlara:

İsa’nın tutuklanan babası, Birinci Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Uğur Mersinli’nin meslektaşlarına verdiği ifade var gazete ve görsel yayınlar manşetlerinde… Kamuoyuna açıklanan ifade, bu mesajların kaynaklandığı acı gerçeklere ışık tutacak nitelikte…

Adamın evinde ruhsatlı 7 tabancası,  2 av tüfeği ve çok sayıda mermi varmış… Ev sanki cephanelik… Ve psikolojik sorunları olan otistik bir çocuk, bir yandan tutsağı haline geldiği ekranların sakıncalı yayınlarını izlerken, bir yandan da bu cephanelik içinde yaşıyor…

Baba Mersinli’nin, psikolojik sorunları olan, bir ay önce kendini boğazından jiletlemiş, psikologa giden ve ilaç alan, çok zeki olduğunu söylediği oğlunu katliamdan iki gün önce emniyetin poligonuna götürerek atış talimi yaptırdığı da fotoğraflarıyla ortaya çıktı…

Babanın oğluna dediği de şu: “Silah namustur ey oğul!..”

Devletin bir atış poligonunda, silahın namus olduğunu savunan o babayı “sen ne yapıyorsun böyle?” diye durduracak bir görevli de mi yoktu?..

Silah deposu bir evde psikolojik sorunları olan, intihara eğilimli ve tedavi gören otistik bir çocuğa silahla atış talimleri!…

Bu, tedavi bağlamında bir terapi mi Allah aşkına?!..

Tüm eğitimler bitti de silah atış eğitimi mi kaldı 14 yaşındaki otistik çocuğa?..

***

Suça eğilimli olduğunun yığınla işaretini de vermiş bu çocuk okulundaki o katliamından önce… Amerika’da okul katliamları yapan akranlarını kendine rol model seçmiş… Sosyal medya profilinde onların fotoğrafları ve övgüleri var… Üstelik sosyal medyada katliamları ve intiharları teşvik eden programların bağımlısı haline gelen psikolojik sorunlu bu otistik çocuk ses getirecek bir eyleme hazırlandığının duyurularını da yapıyor herkese açık kendi sosyal medya hesabından…

***

Babanın o silah eğitimine yönelmesinin nedenleri de gerçekçilikle ve aynen onun mantığına göre araştırılmalı… Çocuk otistik, içine kapalı, psikolojik sorunları olan, yalnızlaştığı okula gitme hevesi de yok olan, büyük olasılıkla psikolojik ya da fiili akran zorbalığı gören marazi bir tip… Onu yalnızlığa iten bu okul ortamına karşı nefret, kin ve öç duygularıyla yüklendiği ne okuldaki öğretmenleri tarafından, ne de evdeki, hatta biri de öğretmen olan velileri tarafından hiç mi duyumsanmıyor?.. Yalnızlaştırılmasını, ötekileştirilmesini, akran zorbalığına maruz kalmasını bir namus meselesi olarak mı görüyor bu çocuk?.. Ki, kendisine babası tarafından “namus” olarak belletilen silaha sarılıyor en sonunda?..

***

Unutulmaması gereken: Kahramanmaraş’taki trajedi kaç zamandır yoğunlaşan serial ve bulaşıcı çocuk suçlarının arkasından gelen şoktur…

Dolayısıyla kriminal tarihe geçecek olan bu okul katliamında gerçek suçluların kimler ve hangi etkenler olduğu belirlenip bunun önlemleri alınmazsa bu toplumda baş rolünde çocukların bulunduğu daha pek çok suça tıpkı televizyondaki suça teşvik edici televizyon  serialleri gibi tanıklık edeceğiz…

Ölüm, intihar, intikam veya başkalarına zarar verme temalı diziler, filmler, müzikler ve dijital içerikler çocuklarımızın günlük yaşamlarında kol gezmektedir…

Suç ve suçlu ve hatta psikopat üreten bu toplumsal çarpıklığın üzerine ciddiyetle gidilmezse okullara bir yığın güvenlik görevlisi konulsa da, ne yazar yani!..

Kaldı ki her çocuğun başına da bir polis konulamaz…

Televizyon dizilerinin senaryoları elden geçirilmeye başlanmış…

Sosyal medya katılımcılığına da mutlaka bir yaş sınırı getirilmeli…

Çocuk faciasının anatomisi
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.