ABD-İsrail ikilisinin İran’a saldırısıyla birlikte ekonomiyle ilgili haberler bir kez daha korku filmlerine dönüştü.
Ekonomi haberlerini izlemek pek çok insan için korku filmlerinden beter oldu.
Toplu taşımacılığın neredeyse yerlerde süründüğü Kuzey Kıbrıs’ta her iş günü her evden en az bir araba hareket eder. Akaryakıt istasyonları KORKU DURAĞI…
***
Hayatın her alanında özellikle ekonomik konularda ya bilimsel doğrularla hareket eder asgari riskle yaşarsınız ya da dünya gerçeklerinden uzak yaşayıp eninde sonunda duvara toslarsınız. Trump’ın ABD Başkanlığıyla birlikte dünyadaki gelişmelerle ilgili uzun soluklu öngörü şansınız da yerlerde sürünür oldu.
ABD hem askeri gücünü hem de Dolar’ın gücünü kullanıyor… İkisiyle de dünyayı, kendinden geçerek, adeta kontrolsüz tehdit ediyor.
***
ABD… Okyanus ötesinden dünyayı dizayn etmeye çalışan bir süper güç. Haritaya baktığınızda uzak, ama etkisine baktığınızda yanı başımızda. Çünkü mesele coğrafya değil, güçtür.
ABD’nin gücü sadece askeri üsleri, uçak gemileri ya da füzeleri değildir. Asıl güç, cebimize kadar giren görünmez dolar hakimiyetidir.
Amerikan askeri gücü tartışılmaz büyüklükte. Ama tarih bize şunu öğretir: Hiçbir güç yenilmez değildir. Vietnam’da zorlandı, Afganistan’da yoruldu, Irak’ta dengeyi kuramadı. Bugün ise İsrail’i yanına alarak İran karşısında yürüttüğü askeri güce dayalı politikada zorlandığını görmek için uzman olmaya gerek yok. Güç hâlâ büyük ama eskisi kadar sorgulanamaz değil.
Peki ABD’yi hatalı tüm politikalara rağmen asıl ayakta tutan ne?
Silah mı? Hayır.
Dolar.
***
Dolar, ABD’nin dünyaya hükmetmesinin en sofistike aracıdır. Bir ülkeyi işgal etmeden, bir mermi atmadan, sadece para üzerinden kontrol edebiliyor. Ekonomisini etkileyebiliyor. Enerji ticareti dolarla yapılırsa, sizin kurallarınız, doların rüzgar etkisine açıktır. Borçlanma dolarla olursa, ipin bir ucu ABD’nin elindedir. Kısaca, Dünya ekonomisi dolara bağımlıysa, Washington sadece başkent değil, dünya ekonomisinin zahmetsiz ekonomik merkezi konumunu koruyor.
Euro bu sistemi kırabilir miydi? Kıramadı.
Dolar’a karşı asıl karşı atak nereden geliyor? Çin’den.
Çin’in ekonomik büyüklüğü arttıkça, “neden dolar?” sorusu daha yüksek sesle soruluyor. Yuan ile ticaret, ABD için sadece ekonomik bir alternatif değil, stratejik bir tehdittir. Çünkü doların gücü sarsılırsa, ABD’nin küresel hakimiyeti de sarsılacak.
ABD-İsrail ikilisiyle İran’ın savaşının gerisinde Dolar’a karşı geniş cepheli bir güç savaşı var.
***
Dolar sadece bir para değildir. Bir silahtır. Bir hakimiyet aracıdır. Bu hakimiyet, tankla tüfekle değil, alışverişle, borçla, ticaretle kuruldu.
Bugün dünya yavaş yavaş şunu sorguluyor:
“Dolar olmadan bir sistem mümkün mü?”
Eğer bu sorunun cevabı “evet” olursa, işte o zaman asıl deprem yaşanacaktır.
Çünkü ABD’nin gerçek gücü, ordusundan önce parasındadır. Dolar, yenildiği gün ABD gerçekten yenilecek. Dünya bunu anlayıp, bu anlayışa uygun davrandığı zamana dünya değişecek.





Yorumlar kapalı.