1974’ün üzerinden 49 sene geçti.
Gelecek sene, 50 olacak.
Bir başka deyişle, yarım yüzyıl olacak gelecek sene.
Kuzeye koşa koşa gelinse de, Güneyde doğup büyünülen topraklar unutulmadı.
Kuzey Kıbrıs’ta doğup büyüyen yeni nesiller bile örneğin ‘ Baflıyım’ diyebiliyor.
Ancak Güney Kıbrıs’ın sosyal, siyasal, ekonomik veya bir başka sorunu Kuzey’de yaşayan bizleri ‘Komşuda olup biten kadar’ ilgilendiriyor. Ya da gaile listemizde o kadar yer alabiliyor.
Gaile listemiz, ağırlıkla, Kuzey Kıbrıs’ın, KKTC’nin, Kıbrıs Türk Halkı’nın sorunlarından oluşuyor.
Yaşadığımız topraklar için, eskiden ‘memleket’ tanımlaması kullanmazdık. Uzunca bir zamandır, kullanıyoruz.
Memleket, yurt, vatan, ülke, şehir ve doğup büyüdüğümüz yer, sözcüklerinin her biriyle ayrı ayrı eş anlamlı kabul edilebilir.
Geniş anlam kapsaması nedeniyle, memleketi her geçen gün daha fazla kullandığımız kanaatindeyim.
***
Mesai anlayışının egemen olduğu bir toplumsal yapımız var.
Hafta sonuna denk düşen bazı yıl dönümlerini, öne çekerek törenler yaptığımız da çok olur.
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB), iki hafta önceden yazılı basın toplantısı, daveti iletti.
Dün, Pazar sabahı olmasına rağmen, Birlik binasında basın toplantısı gerçekleştirildi. Oldukça mütevazi, sağlıklı beslenmeye uygun kahvaltı masasında buluştuk.
***
KTTB Başkanı Dr. Dt. Ahmet Özant ve yönetim kurulu üyesi arkadaşlarıyla, karışık oturduk.
Başkan Özant, uzun uzun konuşmadı.
Basın toplantısına katılan arkadaşlar gibi ben de, buluşmanın ana nedeninin, ‘Sahte reçete operasyonu’ olarak isimlendirilen konu olacağını sanıyordum.
Elbette o konuyu da, nitelikli bir içerikle konuştuk.
Dün de gördüm, kimse, suçsuzların arasına karışan suçluları savunmuyor. Ancak hepimiz çok iyi biliyoruz ki, hükümet edenlerin bilgisi dahilinde, yıllardır, kurumlaşarak devam eden uygulama, usulsüz olsa da yolsuzluk kapsamına girmiyor.
Elimizde çok net veri olmasa da, istismara açık, yönetenlerin, içselleştirerek kabul ettiği uygulamayı, kötü niyetle kullananların sayısının çok çok az olduğu kanaati yaygındır.
KTTB, Kıbrıs Türkünün en değerli, en itibarlı sivil toplum örgütlerinden biridir. Varlığı, yasaya dayalı bir meslek kuruluşudur.
Bireylerin sağlığını, kendilerine ulaşan hastaların sağlığına kavuşmasını gaile edinen doktorların, şimdi daha büyük gailesinin MEMLEKETİMİZ olduğunu gördüm dün.
Abartılı bir gaile mi?
Elbette değil. Gerçek zemini olan, insani değerlerden, yurt sevgisinden beslenen bir gailedir.
Ünlü bir sözdür… TOPLUMSAL MUTLULUK OLMADAN, BİREYSEL MUTLULUK OLMAZ.
Dün masanın etrafında oturan herkesin, mevcut yapı içinde, birinci derece yakın çemberi içinde olanlarla, sorunların üstesinden gelecek mali gücü var.
Ancak çok iyi biliyoruz ki, her geçen gün daha da bozulan yapı içinde, başı dik yeterlilik ve mutluluk olmayacak.
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V.); “Komşusu açken tok yatan bizden değildir”, demedi mi?
İslam’ın 5 temel şartı, Kelime-i Şehadet getirmek, Namaz kılmak, Oruç tutmak, Zekat vermek ve Hacca gitmektir.
“Komşusu açken tok yatan bizden değildir”, bu beş şartın içinde yoktur.
Kıbrıslı Türklerin, ezici çoğunluğu, Müslüman olduğunu kabul eder ve söyler, ama beş şarta eksiksiz uyanlar çok azdır.
Beş şarta eksiksiz uyanlar azken, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir”, sözüne ezici çoğunlukla bağlıyız.
Eğer bu kötü gidişe seyirci kalınırsa, komşumuzun açlığı nedeniyle, soframızda ağız tadıyla bile, yemek yiyemeyeceğiz.
Kıbrıs Türk Tabipler Birliği’nin duyarlılığı bir günlük değil. Ortaya koydukları duyarlılığa, katkı koymak, katılmak isteyenler çok olacak.
Kıbrıs Türk Tabipler Birliği’ni izlemeye ve gerektiği zaman katkı koymaya devam.





Yorumlar kapalı.