Yeni yıla girmeden bir tarihten bahsetmek istiyorum bugün. Yakın geçmişin tarihini özetleyen “Bir Öz Yaşam Öyküsü 2 – Hakkı Atun’un Politika Anıları” isimli kitaptan…
İyi saatte olsun, imzalayıp gazeteye bıraktı, ben de göz atma fırsatı buldum. Güzel bir baskı ve 377 sayfa. Ön kapakta kitabın yazarı Hakkı Atun’un renkli fotoğrafı, arka kapakta da özgeçmişi yer alıyor. Atun, Ateş Matbaası’nda basılan eserinde “Bu kitabı; torunlarım; Hakkı, Özer, Tolga ve aynı yaşlardaki tüm çocuklara ithaf ediyorum” diyor.
İkinci kitabında da en büyük katkıyı yapan Kürşat Dünki’ye, Hasan Kahvecioğlu’na ve olanak sağlayan Vakıflar İdaresi Genel Müdürü İbrahim Benter’e teşekkür eden Hakkı Atun, ‘Önsöz’de özetle şunları vurguluyor:
“Bu tarihi görevin yerine getirilmesinin bizim kuşaklarımıza nasip olmasından dolayı kendimi şanslı kabul ediyorum. Kitabımı yakın tarihimize ışık tutan belgesel nitelikte bir anılar manzumesi olarak kabul etmenizi istirham ederim. 1975 sonrasına ait siyasi tarihimize bir katkı yapabilmişsem, bir bütün olarak tarihimizin yazılışında bir yer alabilmişsem, bunu yapmış olmanın gururunu duyacağım.”
Kitabında anlatılanların, 1974 Barış Harekâtı’ndan sonraki döneme ait olduğunu ifade eden Atun, özetle şöyle devam ediyor:
“1974 sonrası süreçte inişli çıkışlı olayların, karşılaşılan zorlukların, çekilen sancıların geriye dönüp değerlendirdiğimizde, devletin oluşumunda ve demokrasisinin gelişmesinde doğal karşılanabileceğini düşünüyorum. Temennimiz ve elbette beklentimiz, geçirilen bunca deneyim ışığında, bizden sonraki kuşakların devletimizi çok daha iyi yönetmesi ve halkımızı selamete çıkarması, refaha kavuşturmasıdır.”
Tarihin akışı içerisinde yapılan icraatlar, yaşanan ilginç olaylar ve anıların derlendiği, siyah-beyaz fotoğrafların da süslediği kitabın ‘İçindekiler’ bölümü oldukça zengin. Bunlar da beş bölüme ayrılıyor ve son bölüm genelde aileyi kapsıyor. Konu başlıklardan bazılarını şöyle özetleyebiliriz:
“Politikaya Giriş, Federe Devletin İlk Genel Seçimi, İmar, İskan ve Rehabilitasyon Bakanlığı Dönemi, Devleti Yasal Zemine Oturtma, Güney Kıbrıs’tan ve Türkiye’den Göç, Uygulamada Hak Sahipliği ve Öncelikler, Üretime Geçiş, Sanayi ve Turistik Tesislerin İşletilmesi, İskan Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasası, Üç Çeşit Hak Sahipliği, İskan Bakanlığı Ateşten Gömlek, Denktaş Bey’den Halil Fikret’e Gönderilen Not, Tek Tip Ekmek, Başbakan Nejat Konuk Huzursuz, Nejat Konuk’un Arabası Evinden Çalınıyor, İstifasından Sonra Osman Örek Başbakan, İki Atun’dan Biri Kabinede.”
Kitapta, Müsteşar Ünal Akifler’in, Bakanlar Kurulu’na çağrılarak, ekmeğin maliyeti hakkında, nasıl hesapladığına dair ayrıntılı bilgi verdiğine işaret edilirken, şunlar aktarılıyor:
“Ünal Akifler, Başbakan ve Bakanlara esprilerle karışık izahatta bulunur, fırıncılarla yapılan tartışmaları anlatmaya çalışırdı. Fırıncıların bu tartışmalarda ileri sürdükleri taleplerini, kendi yorumlarını da ekleyerek Kurul üyelerinin hoşuna gidecek bir üslûpla anlatır, hepimizin beğeni ve sempatisini kazanırdı. Son derece mantıklı ve inandırıcı bilgi ve izahattan sonra Bakanlar Kurulu rahatlamış ve tatmin olmuş olarak ekmeğin saptanan fiyatını onaylardı.
Çok bilgili ve çalışkan bir bürokrat olarak temayüz eden Ünal Akifler, daha sonraki yıllarda Asil Nadir’e ait Polly Peck Şirketler Grubu’nda görev alarak kamudaki hizmetinden ayrılmıştı. Ekmeğin fiyatının hesaplanmasında yaptığı ve hiç unutamadığım esprisi şu olmuştu:
“Efendim, adamlar (fırıncılar) yuvarlak ekmek hamurunun çevresine ustura ile atılan çizginin bile maliyeti olduğunu ileri sürer, hesaplamalarını içine katarlardı.”
Hakkı Atun, İsmet Kotak’la politikaya başladığını ve yakın bir arkadaşlığı olduğunu anlattığı kitabında, merhum Başbakanlardan Nejat Konuk’un yaşadığı huzursuzluklara değinirken, Konuk’un evinden arabasının çalınması olayını şöyle aktarıyor:
“Federe Devletin ilk Bakanlar Kurulu hisarın üzerinde küçük bir odada toplanıyordu. Bazı hallerde Rauf Denktaş da katılırdı. Bu, Saraya ek oda Dr. Fazıl Küçük döneminde, müdürü olduğum Planlama ve İnşaat Dairesi tarafından yapılmıştı. Nejat Konuk başkanlığında devam eden bir Bakanlar Kurulu toplantısı esnasında, görevli bir memur aniden toplantı odasına girerek, Nejat Konuk’un kulağına bir şeyler söyledi. O da hiçbir şey söylemeden yerinden kalkıp gitti. Bekâr olduğu için Girne Boğazı’nda ablasının yanında kalıyordu. Gelen haber, arabasının garajdan çalındığına dairdi. Daha sonra arabası bulundu. Bu olaydan eski Larnaka Sancaktarı ve daha sonra Güvenlik Kuvvetleri Komutanı olan Hayri Ündül Paşa’yı sorumlu tutmuş, kendisine karşı bir güvensizlik işareti kabul etmişti.”
Anlayacağınız kitapta çok şeyler var. Örneğin UBP Gazimağusa Milletvekili merhum Hasan Murat’ın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevini reddetmesi de yer alıyor ve hükümet oluşumu öncesi kendisiyle hiçbir istişarede bulunulmadığı için bakanlık teklifini kabul etmediği belirtiliyor.
Kitabın 148’inci sayfasında Atun, sigara tiryakiliği olmadığını, Kotak’ın içtiği purolardan bazen kendisine de ikram ettiğini ifade ederek, özetle şunları kaydediyor:
“Başbakan Çağatay da zaman zaman puro içer, içmenin keyfini beraber çıkarırdık. O dönemde sigara içme serbestti. Yalnız tek içilmeyen mekân Meclis Genel Kurul Salonu idi. Bakanlar Kurulu’nda kısa bir kahve-sigara molası verildiğinde, Başbakan Çağatay oturduğu yerden bana dönerek, ‘Hakkı at bir puro’ derdi. Biçare Dışişleri Bakanı Kenan Atakol, puro kokusu ve dumanından çok rahatsız olduğu halde sesini çıkarmaz, çareyi Kurul odasından çıkmakta bulurdu.”
Çok anılar var Hakkı Atun’un kitabında, çok! Eline sağlık diyor ve geçirilen aşamalara ışık tutması bakımından mutlaka tavsiye ederiz.





Yorumlar kapalı.