Akay Cemal

Karbon salınıma çare ormanlaştırmadır!..





Burası KKTC, buranın termometresinin eşi benzeri yoktur dünyada! Bir düşer, bir kalkar. İklimlerin ayarı kaçtı ya, onun gibi! İklim deyince aklımıza geldi. İsviçre’deki Zürih Teknik Üniversitesi’nin ‘Bilim’ dergisinde yayımlanan bir araştırmada, ormanlaştırmanın karbon salınıma çare olabileceğini açıkladı.

Bunun anlamı şu: Her tarafı betonlaştırmak yerine, ormanlaştıracaksın. Biz de KKTC’de onu yaptığımız (!) için ‘Orman fakiri’ olmaktan bir türlü kurtulamıyoruz. Türkiye’de artık kullanılmayan kireç ve maden ocaklarının bulunduğu bölgelere milyonlarca fidan dikilerek, hem o çirkin görüntüler giderildi, hem de ülkeye yeni orman alanları kazandırıldı.

‘İklim değişikliğine karşı ormanlaşma’ nerdeyse artık bir slogana dönüşüyor. Bizde mi, sivrisinekleri yok etmek için dereler temizlenir, ama yeşillik de yok edilir. Bunu biyologlar söylüyor, çevreciler söylüyor. Lefkoşa Türk Belediyesi, başkentin birçok noktasındaki dereleri ıslah ediyor.

Sivrisinekler yüzünden kapı pencere açamaz duruma gelen vatandaşların sesine kulak veren belediyenin, dereleri ıslah çalışmaları sürerken, kamış ve sazlıklar da dozerlerin pençelerinden nasibini alıyor. Canlıların yaşam alanlarının yok edildiğini belirten vatandaşlar, daha duyarlı davranılması gerektiğini ifade ettiler. Çevre örgütleri ise, çevrenin bu şekilde talan edilmesinden dolayı kuş, böcek ve sürüngen gibi canlıların yaşam alanlarının yok edildiğine dikkat çektiler. Çevreciler, kimsenin ekolojik dengeyi bozmaya hakkı olmadığını vurguladılar.

Bunlar bir yana, bu küçük ülkede her gün birkaç yerde yangın çıktığını, yeşil alanların daha da küçüldüğünü görüyor, üzülüyoruz.

Bir yandan sivrisineklerden şikâyet ediliyor, bir yandan da belediye temizlik yapınca gene şikâyetler başlıyor. Bu işin bir ortası yok mu acaba? Hani adama ‘kapıyı kapat’ derler, o da öyle bir kapatır, kapıyı söker atar. Bu da ona mı benzer? Ancak bu ülkede yeşile kıymanın nelere mal olduğunu gördük. Dere yataklarına apartmanlar, villalar dikerken, gün gelip o derelerin intikamının korkunç olacağını hiç düşünmedik.

Halbuki sivrisineğin, hatta kara sineğin de panzehiri küçük balıklardır. Dere yataklarına serpiştirdin mi onları, sivrisinekten eser kalmaz. Kaç kez yazdım, bir daha yazmakta sakınca yok. Yıllar önce dere kenarında bir apartmana misafirliğe gitmiştim… Bir-iki saat balkonda oturup sohbet ettik. Tuhafıma gitmiş ve tek bir sivrisinek ısırması olmamıştı… Merak edip sordum. Derenin yanı başında böyle bir şey olamazdı. İyi saatte olsun, o dönemde Belediye Başkanı Şemi Bora idi. Dediler ki, “Belediye, dere yataklarına küçük balıklar serpiştirdi. Onlar, sivrisineğin düşmanı. Sivrisinekleri yediklerinden üremelerine de müsaade etmiyorlar. Bu yüzden pencereler açık yatıyoruz.”

Başarılı bir operasyondu bu, ama galiba ondan sonra devam ettirilmedi. Keşke devam ettirilse…

KKTC’nin termometresinden başladık, nerelere kadar geliverdik. Efendim trafik kazalarına karşı mücadele başlatılacakmış. Bu konuda toplumsal seferberliğe ihtiyaç olduğunu herkes biliyor ve olayın ciddiyetinin farkındadır. Ancak yollar düzelmeden, ışıklandırma olmadan, kamera sistemi tam anlamıyla devreye girmeden, bilinçlendirme yapılmadan verilecek mücadele ne kadar başarılı olabilir? Öncelikle altyapıdaki eksikler, aksaklıklar, varsa mühendislik hataları giderilmeli, sonra seferberlik başlatılmalı. Mesela geçen günkü kazayı görenler, yolun zifiri karanlık olduğunu söylemekten kendilerini alamadılar.

Bazı konularda önlem alınmasına karar verilirken, vatandaşın sesine de kulak vermek gerektiği inancındayız.

***

Şehit eşi bir çınar

daha devrildi…

Aslen Aleminyo’lu olup, Lefkoşa’da ikamet eden şehit Hasan Mustafa’nın eşi Fezile Hasan (Yıldırımkan) bir çınar isimdi… Dün Lefkoşa’da dualarla son yolculuğuna uğurlandı. “Acımız sonsuzdur” diyen evlatları ve torunları, vefat haberini tüm akraba, dost ve sevenleriyle paylaştılar.

Altı evlat sahibi olan Fezile Hanımın, eşinin yanı sıra, Zafer Hasan isimli oğlu da şehit olmuştu… Birçok da torun sahibiydi. Nur içinde yatsın.

Bu arada aslen Pendakomo’lu olup, Mağusa’da ikamet eden ‘Fedakâr’ ailesinin çınarı İzzet Fedakar da dün İskele Camii’nde kılınan öğle namazının ardından İskele’de toprağa verildi. Eşi Fatma Hanım ile evlatları Şinasi, Seniha, gelini Meryem ve torunu İzzet Fedakâr, can babaları ve dedelerini hiç unutmayacaklarını ifadeyle, ‘Yattığı yer nur, mekanı cennet olsun’ dediler.

Öte yandan Lapta İlkokulu Ailesi, okul öğretmenlerinden Samiye Köroğlu’nun kıymetli babası, iyi insan Selçuk Dolmacı’nın vefatından duyulan üzüntüyü ifadeyle, merhuma Allah’tan rahmet, yaslı ailesine başsağlığı ve sabır diledi.

Karbon salınıma çare ormanlaştırmadır!..
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.