Şükrü Burağan

Biri ‘Tıkır Tıkır’, diğeri ‘Takır Tukur’





Rüzgarın oyuna yön verdiği ve belli stratejileri kısıtladığı Düzkaya-M. A. Yeşilova maçı Gönyeli’nin sararmış zemininde oynanırken, biz spor yazarları da bu maçı bakımsızlıktan çökmesine az bir süre kalan basın tribününde izledik. Maçın detaylarına girmeden açıkça belirtmek gerekir ki Yeşilova bu oyunu ile puan tablosunda çok daha iyi yerlere gelecektir, ancak Düzkaya ortaya koyamadıkları ile sıkıntıları yaşamayı sürdürecektir.

İlk devrede rüzgar dezavantajı ile başlayan Yeşilova, oyuna çok erken zamanda hükmetti. Sağlam orta sahasının ürettiği toplar ile ön alanda rakibin dengelerini kısa sürede bozdular. Bunu yapan iki isimden birisi Mustafa Salk, diğeri Billy Mehmet oldu. Mustafa’yı ilk kez bu kadar hareketli ve hücumu düşünen bir anlayış içerisinde gördüm. Yaptığı asist, direkten dönen iki topu, rakipten koparıp aldığı toplar ile oyuncu bu sezon en verimli maçlarından birisine imza attı. Güçlü fiziği ile topu saklayarak takım arkadaşlarını hareketlendiren Billy Mehmet de ikinci yarıda yorulana kadar işini iyi yaptı. Qunicy Osei ve İlyas Niyazi orta alanda çok az hata ile oynarken oyun yönlendirmede de başarılı bir görüntü çizdiler. İlk kez izlediğim iki genç, Mustafa Vardi ve 17’lik savunmacı Mehmet Erduran da Yeşilova’nın futbola kazandırdığı diğer isimlere eklenecek gibi duruyor. Tıkır tıkır oynayan takımda beklenenin altında tek performans Mbah’tan geldi diyebilirim. İkinci yarıda teknik heyetin gerek duyulmayan şekilde oyuna müdahale ederek özellikle İlyas Niyazi’yi kenara almasını ise garipsedim. Bu değişikliğin ardından yedikleri gol eminim ki onları da panikletmiştir. Değişiklikte zayıf halka düşüncesinden çıkılmalı, kötü olan kimse o oyundan alınmalıdır.

Düzkaya, rakibi gibi hızlı oyun stratejisine sahip bir takıma karşı yaşlı ve ağır bir savunma ile maça çıktı. Orta sahada ve savunmada görev üstlenebilen Binya’nın eksikliği tabii ki önemlidir, ancak 43 yaşındaki Okan, 35 yaşındaki Talat ve Ahmet Karal ile Yeşilova gibi hızlı oynayan ve hücumda sürekli koşularla denge dağıtan bir takıma karşı çok fazla direnemezsiniz, nitekim de öyle oldu. Kaybettikleri Kaymaklı maçının moral bozukluğu ve üstüne aldıkları cezaların da etkisi ile moralsiz ve düşük motivasyonla maça çıktıklarının da altını çizmek gerekiyor. Düzkaya’da her şeyden önce ara transfer stratejisinde yapılan hataların oyunlarına etki ettiğini düşünüyorum. Gücü ayarında tek forvet oynayacak bir takımın yabancı kontenjanını buna ayırmasının ardından hem Bekir, hem de Yunus’u transfer etmesi hatalı bir düşünce olmuştur. Bekir’in yedek, Yunus’un da orta sahada oynadığı düşünüldüğünde ne demek istediğim daha net anlaşılır.

Biri ‘Tıkır Tıkır’, diğeri ‘Takır Tukur’
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.