MİNİ YORUM: Korona sürecinde herkes evde, telefonuyla ve bilgisayarıyla baş başa ya… Bir yayın furyasıdır gidiyor… Evlere şenlik!..Aklı başında, sağduyulu paylaşımları başımızın tacı etmekte, yararlanmakta ve hatta biz de paylaşmaktayız bunları… Ama kimileri var ki, çok münasebetsiz ve düzeysiz şeyler yazar, paylaşır şu sosyal medyada… Paylaşımlarına yoğun tepkiler gelmeye başlayınca da; “beni linç ediyorlar” diye çırpınmaya, feryada koyulur bu muhteremler… İnsanları kışkırtma, başını giyotine uzatma be kardeşim sen de!.. Haddini bil, etiğe uy… Dilerim saygın bir düzey gelir artık şu sosyal medyaya da… El aman yani!..
* Şaşırtıcı olay çok… Hangisine şaşıracağımızı şaşırıyoruz artık…
* Sağlık Bakanı Ali Pilli; “Tedbirlere uyulursa korona mücadelesinde literatüre geçeceğiz” dedi. Literatürü falan pek de takmayan o kadar çok kişi var ki aramızda!..
* “Dış bağlantısı kısıtlı ve nüfusu bir semt kadar olan bir ülkede Korona salgınından korunamadığımız için gerçekten dünya literatürüne geçeceğiz.” (Teşekkürler Orhan Cemali Aydeniz)
* Hava ısınıyor, ama ekonomi sonu belirsiz kış uykusunda…
* Karantina günleri ilerlerken Korona vakasından çok ekonomi vakalarını konuşur olduk… Ekonomik yaşam öylesine kapmış ki bu lanet virüsü!…
* “Pozitif vaka” duymak istemiyoruz, artık pozitif haberler beklentisindeyiz…
* Başbakan Ersin Tatar “Kâr etme zamanı değil” der, ama kim dinler. Şimdi kazık atma zamanı. Hükümet kazıkçıları pek de iyi izleyemiyor… Uyarırım…
* Dünyanın ortak sağlık krizi Koronavirüs’e odaklanmak, diğer hastalıkların tedavisini engellememeli…
* Risk grubundaki kronik hastaların daha da riske girmemeleri adına sağlık sistemimiz bir tek Korona’ya odaklanmamalı…
* Yaşam, tüm yaşayanlarındır. Yaşamdaki hiç kimsenin sahibi olduğu yaşamı önemsizleştirilemez…
* Korona sürecinden sonra “Nerede kalmıştık?” deyip yeniden yola koyulamayacağız. Hiçbirimiz bıraktığımız yerde olamayacağız çünkü…
* Kim derdi ki, uluslararası izolasyon altında olan Kıbrıs Türk halkı, gün gele kendi iradesiyle kendi kendini yaşadığı her ortamda izole etmek zorunda kalacak… Kahrolası virüs!..
* Boşuna dememiş atalarımız “birbirimize mesafeli olalım” diye… Mesafe can kurtarır…
* Vakıflar İdaresi Korona sürecinde de “iyilik” bağlamında öyle bir devrede ki… Vakıf ruhuna vâkıf olmayanlar artık Vakıflar konusunda ahkâm kesmemeli… Biraz insaf…
* Bu çok zor dönemde “Evde Tek Başına” filmini oynayanları da düşünelim…
* Bilgisayarlarımıza bulaşmaması adına uğraş verdiğimiz virüsün şimdi bize bulaşmaması adına uğraş verir olduk…
* Bu ülkede savaş zenginlerine tanık olduk… Bakın göreceksiniz Korona zenginleri de türeyecek…
* Kendini itibarsızlaştıranların her sözü de itibarsızlaşır…
* Bay Nikos Anastasiadis İsrail’den istediği 50 solunum cihazını alamadığından dolayı düş kırıklığı yaşıyor… İsrail’den 500 komando istemiş olsaydı isteği derhal karşılanırdı…
* Demiş ki;”En güçlü ya da en zeki olan tür değil,
Değişime en iyi ayak uyduran tür hayatta kalır…”Darwin…
* Temel’in dünyası: Piyangodan milyoner olan Temel inşaat müteahhitliğine yönelir… Ne var ki diktiği ilk apartman birkaç gün sonra yıkılınca “iyi ki çimentoyu fazla kullanmadım, yoksa iflas ederdim” der.
* Ve dizeler… Savaşta da, afetlerde de, salgınlarda da kırılıp geçirilen çocuklar adına Nazım Hikmet’ten: “Ürkek bir serçe gibi eğme başını /Kaldır başını ve dimdik dur / Bu senin değil, dünyanın ayıbı / Hırpalanmış yerlerinden öperim çocuk…”
* Sloganımız: Temasa, mesafeye, izolasyona azami uyum… Bir an önce esenliğe çıkabilme adına…
Ahmet Tolgay
Diğer Yazıları
Köşe Yazarı





Yorumlar kapalı.