Kaç kez yazdım, Allah rahmet eylesin, Mağusa Fatihi Osman Fazıl Polat Paşa, Pile’ye nazır tepede Mehmetçik ve Mücahit arkadaşlarıyla sohbet ederken, bir grup köylü çıka gelmişti. Polat Paşa’nın yanında, kendimi saymayayım, birkaç gazeteci de vardı. Barış Harekâtı’nın ikinci aşaması yeni tamamlanmış, Maraş’ta hat çizilmişti. Polat Paşa da harekât sonrası bölgeyi teftiş etmekteydi…
Her neyse; harekât nedeniyle Pile köyü adeta boşalmış, Rum halkı köyden ayrılmıştı. Polat Paşa’nın huzuruna çıkan köylüler, Rumların da Pile’ye dönmek istediklerini, bunun için de komutandan onay almak istediklerini söylediler. Türkleri dinledikten sonra şöyle demişti General Fazıl Polat:
“Sorun bakalım kendilerine; rahat duracaklar mı? Gene densizlik yapacaklar mı?”
Bu sorular üzerine, Türklerle Rumlar kendi aralarında birkaç dakika konuştuktan sonra, heyet adına söz alan Pile’li bir Türk, Polat Paşa’ya dönerek, “Herhangi bir densizlik yapmayacaklarına dair söz verdiler Komutanım” diyerek selam çakmıştı…
İşte Pile’li Rumlar böyle döndüler köylerine. Yoksa akıbetleri Maraş Rumları gibi olabilirdi. Ancak Polat Paşa hoşgörü sahibi, deneyimli bir komutandı ve karma köy Pile’de her iki halkın da sorunsuz bir yaşam sürmesinden yana tavrını koymuştu…
O günlerden bu yana köprülerin altından hesap edemeyeceğimiz kadar ton su aktı geçti. Ama Pile gündemden düşmedi. Köyde yaşayan soydaşlarımız, Koronavirüs tedbirleri nedeniyle geçişlerin durdurulmasını protesto etmek amacıyla Beyarmudu Kara Giriş Kapısı’nda geçen gün eylem düzenledi… Eyleme, Güneyde çalışan ancak işlerine gidemeyen Türk işçiler de destek verdi.
Pile köyünün Türk muhtarı Veysal Güden, “Beş yüz Kıbrıslı Türk Pile’de unutuldu. Bu ülkede barikatların kalktığı bir yurt istiyoruz” dedi. Eylem sırasında yetkililere de tepki gösterildi. Pile’deki nüfusun azalmaya başladığına işaret eden Muhtar, gençlerin köylerine gelemediklerini belirtti.
Pile Muhtarı ile Koronavirüs öncesi günlerde bir vesile ile sohbetimiz olmuştu… Daha o günlerde bile dert küpü olduğu her halinden belliydi. İş yapmak istediğini, ancak bürokrasiyi aşmanın kolay olmadığını söylemişti… Başbakan Ersin Tatar, konunun bu günlerde enine boyuna değerlendirileceğini söylerken, TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit ile Türk-Sen Genel Başkanı Arslan Bıçaklı’nın, Pile’de yaşayanların sıkıntılarının giderilmesi gerektiğine ilişkin çağrıları da yerindedir.
Nerede olursa olsun, devletin, vatandaşına sahip çıkması elzemdir. Pile’nin statüsü ne olursa olsun, orada yaşayan soydaşlarımız da bu ülkenin, bu devletin vatandaşı değil midir? O halde, örneğin Fota köyündeki halka sahip çıktığınız gibi, Pile’deki Türk halkına da sahip çıkmak zorundasınız. Rum Yönetimi oradaki vatandaşına her türlü yardım ve katkıyı sağlarken, benim vatandaşımın mağdur olmasına kimin gönlü razı olabilir? Onun için onlarla ilgilenmek, hiçbir zaman da ilgiyi esirgememek lazım…
Özellikle gençlerin kendi köylerine yatırım yapmalarını teşvik etmek, desteklemek, hatta katkıda bulunmak gerek. Her ne olursa olsun, onlara üvey evlat olmadıklarını her vesile ile anlatmak, fiiliyatta göstermek lazım. Yalnız olağanüstü hallerde değil, fakat her zaman ilgi göstermek ve yanlarında olunduğunu kanıtlamak gerek.
Nasıl ki, Kıbrıs Rum Yönetimi, Dipkarpaz’daki soydaşlarıyla sürekli iletişim halindedir, onlarla ilgilenmekte, her türlü ihtiyaçlarını giderebilmek için seferber olmaktadır, yeni konut yapımı konusunda cömertçe katkılarda bulunmaktadır, bizim hükümetlerimiz de yalnız Pile’de değil, sınır boylarında yaşam süren soydaşlarımıza da gerekli ilgiyi göstermeli, onarın yalnız olmadığı izlenimi edinmelerini sağlamalıdır.
Barış Harekâtından bu yana geçen 47 yıllık süreçte serhat boylarındaki köylerimize gerekli ilgi gösterilmiş, olsaydı, yatırımlar yapılsaydı, bugün birçok sorunları da aşmış olurduk. Bunlar acıdır, ama gerçeklerdir. Rum tarafı, geçen süreçte sınır köylerini modern kasabalara dönüştürürken, bizde taş üstüne taş konulmadı.
Hani ‘Söyle söyle, dilimizde tüy bitti’ derler ya, biz de örneğin Akıncılar yolunu yaz da yaz kalemde mürekkep kalmamış, ancak hiç olmazsa Akıncılar yolunun yapılmasına katkı koymuş, oradaki halkın da, ziyarete gidenlerin de yüzünü güldürmüş olduk.





Yorumlar kapalı.