Hasan Hastürer

Kıbrıs sorunu da, bir oyun mudur?





   Risk diye bir oyun vardır. Oyunun zemini dünya haritası. Birden fazla kişi ile oynanıyor.
   Her oyuncu oyunun başında aldığı kartlara göre askerlerini yerleştiriyor. Bu arada verilen görev kartında da hangi kıtayı alacağı, ya da bir grubun askeri yok etmesi gibi görevleri yazılı. Atılan zarlardaki sayısal büyüklüğe göre komşu ülkelerden başlayarak hedefine doğru ilerliyor her oyuncu…
   Oyunun ruhuna katılmıyorum. Yayılmacı anlayıştan esinlenen ve yayılmacı duyguları tatmin eden bir oyun.  Hemen hemen tüm oyunlarda hangi yaş grubuna hitap ettiği yazılıdır. Bu oyun ise sekiz yaşından seksen sekiz yaşına kadar mantığı yerinde hemen hemen herkesin oynayabileceği bir oyun.
                             ***
   Bilgisayardaki çok sayıda oyunun özünde, dünya sorunları ve savaş oyunları yok mudur?
   Bu tür oyunlara baktıkça, dünyada fiiline var olan pek çok sorunun da, aslında gerçek yaşamın “oyunu” olduğu yargısına çok yakın oluyorum.
   Her oyunun bir sonu vardır. Oyunun sonu ya zamanla ya da oyunun sonuçlanması için gerekli üstünlükle belirlenir. Bir başka yaklaşımla ya kazanan belli olacak ya da kaybeden.
   Örneğin voleybol oyununda oyunun süresi yoktur. Tarafların kazandıkları sayılar oyunun kaderini belirler. Bugüne kadar bilebildiğim kadarıyla hiçbir voleybol karşılaşması saatlerce, günlerce asla sürmemiştir.
   Zaman kısıtlaması olmayan oyunların bile makul sayılacak bir zaman diliminde sonuçlanması hedeflenir. Aksi halde oyunun sonuçlanması için ek kurallar geliştirilir.
   ***
   COVID-19 tehdidi geçince Kıbrıs sorununa çözüm çabaları yine ivme kazanacak.
   Bu nedenle Kıbrıs sorununu aklımızın bir kenarında hep sorgularız. Ya da sorgulamalıyız.
   Kıbrıs sorunu da bir oyun mudur?
   Yukarıdaki mantıktan hareket edersek tabii ki bir oyundur.
   Kıbrıs sorunu çözümsüzlükte dünyanın en eski uluslararası sorunlarından biri oldu. Biz istesek de istemesek de Kıbrıs sorunu uluslararası bir kimlik kazandı.
   Uluslararası kimlik kazanması nedeniyle oyuna şu veya bu kimlikle dahil olan ülke, yani “oyuncu” sayısı her geçen yıllar artmıştır.
   1960’ta Kıbrıs sorunu, Kıbrıs Cumhuriyeti kimliğiyle çözüme ulaşırken İngiltere, Türkiye ve Yunanistan garantör ülke olarak Kıbrıs’ta pozisyon elde etmişti.
                                    ***
   Bir zamanlar Sovyetler Birliği’nin Akdeniz’e inme hesaplarında Kıbrıs’a ilgisi hep dikkatle gözlenmişti. Makarios’un bağlantısızlar hareketindeki konumu ve Sovyetlerle yakınlığı Batı’yı ve özellikle ABD’yi kaygılandırmıştı. 15 Temmuz 1974’te faşist Yunan Cuntası tarafından Makarios’a yapılan darbenin nedenleri arasında Makarios’un bu yakın duruşlarının etkisi olduğu bilinir.
    Kıbrıs’ın ikinci bir Küba olmasından korkan ABD’nin de senarist ekibin başı olduğu da söylenir..
                                       ***
   Kıbrıs sorunu bugüne kadar zaman limiti olmayan bir oyun olarak kabul edildi ya da öyle oynandı.
   Oyuncular da bunu sevdi.
   Sorunun çözüme zaman kısıtlaması getirebilecek fırsatlar da harcandı. Kıbrıs’ın AB üyesi olduğu dönem gibi…
   Yitirilen fırsatlar çözüme olan inancı da erozyona uğrattı.
   COVID-19 sonrası her konuda olduğu gibi Kıbrıs sorununun çözümünde de yepyeni koşullar yaratır mı?
   Umarım yaratır…
  

Kıbrıs sorunu da, bir oyun mudur?
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.