* “Önce on line” diyerek eğitimin eğitime benzemediği bir öğrenim yılı başladı. İnternet ortamında yığınla çocuğumuz teknolojik yetersizliğin ve fırsat eşitsizliğinin tırpanı altında… Dualarımız onlarla…
* “İşlerinizi on line yapın” kampanyası yürütülürken, dijital derslerin başladığı 1 Eylül’de bazı bölgelerde internetin çatır çatır çökmesi çok hazin… İşte iletişim alt yapımız!..
* Araç kayıtlardaki izdiham işkencesine bakıldığında, polisin seyrüsefer izdihamına yenilip ruhsatsız dolaşmak zorunda kalan araçlara ceza yazması hiç de adil değildir.
* Bitip tükenmeyen şu trafik kazaları!.. Ne olacak?. Trafik bilinçsizliği bir kısır döngü, bir tekerrürden ibaret…
* Trafikte saygıya geçit verildiğinde sorunlar kendiliğinden çözülür.
* Pirincin taşlarını sürekli ayıklanamaz hale getirenler toplumun huzursuzluk kaynağıdırlar.
* Yeni silahlanma programları ve bitip tükenmeyen askeri tatbikatlar, dışarıdan askeri destek almalar Anastasidis Rejimi’nin uzlaşmadan yana olmadığının göstergesi… Rum’la federatif çözümü hayal etmek, ölünün gözünden yaş beklemektir.
* Türkiye’ye karşı yönelen Haçlı seferberliğinin içinde BAE ve Mısır’ın işi ne?.. Bunlar nasıl Müslüman?.
* Cumhurbaşkanı adaylarımızdan Tufan Erhürman seçilmesi halinde siyasal eşitlik yoksa masaya oturmayacağını söyledi. Rum eşitliğimizi asla tanımayacağına göre, demek ki o masaya da hiç oturmayacak…
* Kaynağı bile hazır projeleri zamanında gerçekleştirme basiretini gösterememiş olmamız elan yaşamakta olduğumuz sorunların kökenindeki en önemli nedenlerden biridir…
* Güney Kıbrıs’ta iki buçuk ayda 400 aile içi şiddet olayı. Şiddet fıtratlarında var.
* Bazı bakanlar, Bakanlar Kurulu’nda alınan kararlara katılmadıklarını söyleyebiliyorlar. Oysa Bakanlar Kurulu, kararları oybirliğiyle alınan bir organdır.
* Koronavirüs’ten iyileşenler tekrar hastalanıyorlar. Galiba bulunacak o aşının da kıymet-i harbiyesi olmayacak…
* Covid-19’un kökenini araştırmak için Çin’e giden Dünya Sağlık Örgütü’nden bir ekip virüsün ilk yayıldığı Wuhan’a hiç uğramadan oradan ayrılmış. Dostlar alışverişte görsün!…
* Torbalar dolusu Güney’den kaçak etle yakalanan adamın kendini savunma gerekçesi: “Bunları toprağa gömmek için getirdim.” Sanki KKTC kaçak et mezarlığı!..
* Korkunç sarmalında olduğumuz güncel ve kronik trafik facialarına gerekçeler üretirken sözünü sıkça ettiğimiz o “trafik canavarı”nın aslında kimilerinin içinde çöreklenmiş bireysel atak olduğunu görmezden geliriz…
* Gündemi izlemek, gündemin izlediği kişi olmaktan çok daha iyidir…
* “Yeni normal” ayaklarına anormal olup çıktık… Tuhaflıklarla boğuşuyoruz…
* İnsanlar onluğa kurşun atarken, onların karşısında göbek atmak olmuyor…
* Siyasilerimiz medyada harcadıkları eforu icraat alanında harcasalar işler çok daha iyi olurdu…
* Zirvedeki yeri koruyabilmek, zirveye çıkmaktan daha zordur…
* Demiş ki; “Her gün bazı korkularını yenmeyen kişi hayatın sırrını çözememiştir…” Emerson.
* Büyük harflerle yazılması gereken: PİŞMANLIK PARA ETMEZ…
* Haftanın öğüdü Can Yücel’den: “Azrail’in her an sürpriz yapabileceğini, nasıl yaşarsa öyle öleceğini fark etmeli insan…”
* Temel’in dünyası: Dünya kayakla atlama yarışında Rus kayakçı ağır bir kaza geçirir.. Gazeteci Temel hemen koşar ekip başkanına ve sporcunun adını sorar… Başkan “İvanunlwskiclokumrssudylincwanska” diye açıklama yapınca, Temel “Yok, ben adamın kazadan önceki adını sordum” der.
* Ve dizeler… Ahmet Muhip Dıranas’tan: “Titrek bir damladır aksi sevincin / Yüzünün sararmış yapraklarında / Ne zaman kederden taşarsa için / Şarkılar taşırsın dudaklarında…”.
Ahmet Tolgay
Diğer Yazıları
Köşe Yazarı





Yorumlar kapalı.