Kıbrıs Türkü büyük bir değerini daha kaybetti. Soyadı ‘Samioğlu’ olmasına rağmen, biz hep ‘Aydın Sami’ derdik. Kadim dostum Ahmet Tolgay, dünkü köşesinde Aydın Samioğlu’nun topluma yaptığı önemli katkılardan söz etti. Başbakanlıkta da birlikte çalışmışlardı.
Kritik dönemlerde Türkiye’den Kıbrıs’a gelen önemli gazetecilerin Dr. Küçük ve Denktaş’ın yanı sıra, ilk sordukları 3-4 isimden biriydi Aydın Samioğlu. Çünkü Kıbrıs davasını Türkiye’ye anlatanlardandı. Dr. Küçük, Kıbrıslı Türklerin haklı davasını Türkiye yetkililerine anlatabilmek için Ankara’da otel köşelerinde randevu verilmesini beklerken boş da durmuyordu…
‘Hürriyet’ gazetesi kurucusu Sedat Simavi’nin, İngiliz döneminde bir deniz gezisi sırasında Limasol’a da uğraması ve bir gazeteci olarak, oradaki Türklerin dertlerini dinlemesi Kıbrıs fitilini ateşlemişti. Türkiye o dönemde Kıbrıs Türkleriyle ilgilenecek durumda değildi. Kıbrıs, İngiliz idaresinde bulunduğundan, sırf İngiliz hükümeti gücenmesin diye toplum lideri Dr. Fazıl Küçük’ü kabul etmekten, ona randevu vermekten çekinirlerdi. Dr. Küçük zamanla ve Simavi’nin fitili yakmasıyla, kamuoyunu oluşturan gazetelerin Ankara Bürosu şefleriyle samimiyet kurdu, toplantılar yaptı. Aydın Samioğlu da bu misyonun içindeydi.
O dönemde Hürriyet’ten Cüneyt Arcayürek, Milliyet’ten Ömer Faruk Demirtaş, Günaydın’dan Necati Zincirkıran ve Hikmet Bil, Ömer Sami Coşar gibi gazetecilerin, Dr. Küçük ve Denktaş’ın yanı sıra, Aydın Sami ile de sıkı ilişkileri vardı. Polili olan Aydın Samioğlu, ilk Atatürk büstünü Poli Hürriyet Ortaokulu’na getiren bir eğitimci, öğretmendi. Kıbrıs Türk maarifine önemli hizmetleriyle bilinmektedir. Kurucu Meclis’te de görev yaptı ve bir TMT’ci olarak Lefkoşa’nın son Serdarı unvanına sahip oldu. Başbakanlık Müsteşarlığı’ndan emekli oldu.
Mesela ‘Milliyet’ten Faruk Demirtaş, Kıbrıs’a geldiğinde ilk sorduğu isimlerden biri de Aydın Samioğlu idi. Kendisini havaalanından alıp da Lefkoşa’ya gelene kadar “Burhan (Nalbantoğlu) ne yapıyor?” diye sorar, hemen ardından ‘İsmail (Sadıkoğlu) ne durumda’ diye ikinci soruya gelirdi. Her ikisi hakkında bilgi aldıktan sonra, “Bizim Aydın Sami ne alemde?” diye sormadan edemezdi. Onlarla çok iyi ilişkileri vardı ve Kıbrıs davasında kimlerin ne hizmetlerde bulunduğunu en iyi bilenlerdendi. Hatta ‘Milliyet’ gazetesi adına bir uçak dolusu Türk bayrağını Kıbrıs’a göndermiş ve Aydın Samioğlu teslim almıştı…
Kıbrıs Türk halkının davasına büyük katkılar yapan bu gazetecilerin ve onlar gibi nicelerinin o zor şartlardaki hizmetlerini unutabilmek mümkün değilse de, tarih kitaplarında bu isimlere rastlamak mümkün müdür?
İki-üç hafta kadar önce Ahmet Toltgay’a, Aydın Samioğlu’nun durumunu sormuş ve bir ziyaretine gidelim demiştim. Kısmet olmadı. Kardeşi Ata Samioğlu’ndan arada bir haberini alır, selam gönderirdik. Salih Coşar’la da kulağını çınlatırdık. Üstlendiği her görevi titizlikle yerine getiren Aydın Sami, Dr. Küçük’le sıkı bir işbirliği içindeydi ve hemen her konuda Dr. Küçük’le görüş alış-verişinde bulunur, Fazıl Küçük’ün deneyimlerinden yararlanır, kendisine büyük saygı duyardı…
Daha ‘Halkın Sesi’nin basamaklarını çıkar çıkmaz, bana “Doktor içeride mi?” diye sorar ve içeride olduğunu öğrenince doğrudan yazıhanesine gider, sohbete başlarlardı. Kıbrıs Türkünün varoluş mücadelesinin her aşamasında önemli görevler üstlenen ve yerine getirmek için de özverili çalışmalarda bulunan 1928 doğumlu Aydın Samioğlu’nun ışıklar içinde uyumasını diler, başta ailesi olmak üzere Kıbrıs Türk halkının başı sağ olsun diyoruz.
Mücahit Aydın Samioğlu, dün Lefkoşa’da son yolculuğuna uğurlanırken, Kıbrıs Türkünün tarihi simgelerinden biri de Necdet Dökmecioğlu idi. Gazimağusa’da son yolculuğuna uğurlanacak. Yalnız Dökmecioğlu ailesinin değil, aynı zamanda Gazimağusa’nın da bir çınarı idi. Bir dönem Gazimağusa Belediye Başkanlığı görevinde de bulunan 1930 doğumlu Necdet Dökmecioğlu, ilk kitapçılardandı. Uzun bir süre Lefkoşa’da Hazım Remzi, Mağusa’da Necdet Dökmecioğlu isimleri, gazete bayii ve kitapevi sahibi olarak beyinlere kazındı.
Dökmecioğlu’nun Namık Kemal Meydanı’ndaki dükkânı aynı zamanda bir kulis merkezi gibiydi. Oraya uğrayanlar toplumun gündemindeki sorunları tartışır ve fikir alış verişinde bulunurlardı. Büyük-küçük herkesin saygısı vardı Dökmecioğu’na. Gazimağusa’nın simgesi Necdet Dökmecioğlu, bugün Mağusa’da son yolculuğuna uğurlanacak. Kıbrıs Türk basınına ve de varoluş mücadelesine önemli katkılarını unutmak mümkün değildir. Nur içinde yatsın, mekânı cennet olsun.





Yorumlar kapalı.