Dr.Ziya Öztürkler

Halk bir şeyleri değiştirmek istiyor mu?





Siyasette yaşanan sıkıntılardan gerçekten halk bunalmış ve usanmış bir durumdadır. Meclis başkanlığı seçimlerinde yaşanan süreç de bunun bir göstergesidir. Yıpranmış ve nitelikten uzaklaşmış, kişisel çıkarların ön planda olduğu bir siyasetle halk karşı karşıya bırakılmıştır.
Neresinden tutarsanız tunun siyasette yer alanlar halka hizmet etmek yerine sorun üretmektedir. Bu düzenin değişimi için de hep karşımıza seçim seçeneği konulmuştur.
Seçimlerin de çare üretmediğini yaşayarak gördük aslında. Sistemi ve düzeni değiştirmeden yapılan seçimlerin sadece daha önce seçilmişlere hizmet ettiği çok iyi bilinmelidir.
Daha nitelikli insanlara yol açacak bir düzenin ortaya konması ve siyasetin topluma hizmet edecek yanlarının güçlendirilmesi elzemdir. Yoksa hodri meydanlarla veya sıkışılan anlarda erken seçime başvurmakla hiçbir şey düzeltilemez.
Tabii halkın neleri hangi ölçüde değiştirmek istediğini de iyi analiz etmek gerekiyor. Gerçekten halk bir şeyleri değiştirmek istiyor mu?
Yoksa var olan düzenin esas koruyucusu değiştirmek ister gibi gözüküp değiştirmeyen halk mı? Çeşitli sorular üzerinden farklı yaklaşımlar ortaya atılabilir. Ama ülkemizde bugün siyasette nitelik sorunu yaşanıyorsa sistemsel sıkıntılar kadar halkın tercih noktasındaki yanlışlıkları da yadsınamaz.

 

Siyasette ciddi hesaplaşmalar yaşanacaktır…
 

Aslında siyasette en büyük hesaplaşmalar seçim dönemlerinde yaşanır, bu hesaplaşmanın da yaşanacağı günler yakındır.
Bugün dahi gelinen noktada siyasetçinin siyasetçiyle hesaplaşması hep gündemin birinci sırasını korumuştur; icraatlar yerine hesaplaşmaya dayalı kavgacı bir yol alınmıştır.
Yapılan yanlışın hesabı elbette sorulmalı ve takibi yapılmalı; bunlar rutin ve yasalar tahtında işlemlerin yansıması olarak halkın bilgisine getirilmeli.
Siyasetçiden esas beklenen halkın refahı ve geleceği için atılacak adımlardır; siyasetçi ve ekibi bunun için vardır.
Halk bu hususta adımlar atılmasını, icraatlar yapılmasını istemektedir; söylemlerle bir yere kadar var olunabileceğini geçmişte hep beraber gördük ve yaşadık.
Evet, bu kısa ve özet siyaset tanımımızdan sonra, siyaset üzerine birkaç kısa notu dile getirmekte yarar görüyorum. Bildiğiniz gibi, siyasette ‘iyi´ demek, ‘başarılı´ demektir; ‘başarılı´ demek, ‘faydalı´ demektir; ‘faydalı´ ise, toplumun potansiyel seviyesini teslim aldığı noktadan daha yukarıya çıkarmak demektir.
Sorunun temeli de bu aslında, toplumun potansiyel seviyesini daha yukarıya çekecek icraatlar yapamamak; siyasetçi, bir “ahlâk filozofu” değildir; O´nun bütün vazifesi ülkesi ve toplumu için faydalı olanı bulmaya ve yapmaya çalışmaktır.
Siyaseti mutlak anlamda bir çıkar ve bir rant uğraşı olarak görmek doğru değildir. Ne olursa olsun siyasetin ahlakla zorunlu bir ilişkisi olmalıdır; bu ilişki ile ilkelerin bütünleşmesi sağlanmalıdır.
Yakında yaşanacak seçim sürecinin bu sıkıntılara çözüm getireceğini düşünmek biraz hayalci yaklaşım olur. Sistemin ve siyasetçilerin halka hizmet edebilmesi ve proje odaklı olması için önce sistemin kurgulanması gerekmektedir. Sistemin doğru kurgusu için de zinde beyinlere ve toplumu düşünen kişilere ihtiyaç vardır.

 

Halk bir şeyleri değiştirmek istiyor mu?
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.