Birkaç günden beri iç konulara değinemedik. ABD’deki Rum-Yunan lobisi ve onun etkisinde kalan ABD Yönetimini arkasına alan Yunanistan’ın, Ege’de Türkiye’ye karşı tırmandırdığı tahriklerine, bir başka deyişle horozlanmasıyla artan gergin durumu irdeledik. Buna paralel olarak, yine ABD’nin, burada yansızlığını sona erdiren belge niteliğindeki Kıbrıs Rum tarafına silah ambargosunu kaldırma kararını ele aldık. Türkiye’de ve KKTC’den yüksek sesle verilen tepkileri değerlendirdik. Her ne kadar zaman zaman ‘Barış, hemen şimdi, derhal’ diye pankart taşıyan, slogan atanlar, silah ambargosunun kaldırılması kararı üzerine ‘bissi kedi’ rolüne soyunsalar da, bizler değerlendirmelerimizi yapmak durumundayız.
Dün de vurguladığımız gibi, kaynayan Kıbrıs kazanının altına sürülen her odun barışa bir darbedir, yangına körükle gitmek anlamındadır.
Şimdi gelelim kendi iç meselemize. Dünyada bir gıda krizi olduğunu biliyoruz. Hatta Yardımcı Doçent Dr. Turgut Alas’ın ifade ettiği gibi, gıda kıtlığı riski yanında, şimdi de gübre kıtlığı riski bulunuyor. Gübre, su ve mazot gibi, üreticinin en temel ihtiyacıdır. Piyasaya gelen sebze ve meyvenin ana maddesidir. Gübre olmadan üretim yapamazsınız. Nasıl ki, kurak mevsimde çiftçinin, hayvancının yüzü gülmezse, gübrede kıtlık olması halinde sebze-meyve üreticisinin de yüzü gülmez. Artan girdi maliyetleri ile başa çıkamazsa üretimden vazgeçmek zorunda kalır. O da tüketici sınıfına girer. Halbuki üreticinin üreterek batmasından yana değiliz. Kimse bunu istemez, temenni de etmez. Ancak krizler karşısında aldığı yara tedavi edilmezse, ‘benden buraya kadar’ diyerek noktayı koyar.
Halbuki arzu edilen, üreticinin üretimden kopmaması, ürettikçe büyümesi, hatta istihdam yaratır duruma gelmesidir. Ne diyor hükümet edenler, ilgili ve ilgisiz bakanlar?: “Ürettikçe var olacağız.” O nedenle yükselen seslere kulak vermek gerekir.
Vatandaşın yaşamını iyileştirmek, hayatı ucuzlatmak esas hedef ve amaç ise, bir takım tedbirler almak zorunluluğu vardır. Mesela deneyimli ekonomistlerden Göksel Saydam dostumuz, hayatın ucuzlatılması yönünde tedbir alınamadığından pahalılığın önünün kesilemediğini ifade ediyor. Özellikle temel gıda, hijyen ve ilaç gibi kullanılan zaruri ürünlerin KDV’lerinin 6 ay veya 1 yıllığına sıfırlandırılmasını öneriyor.
Her Allah’ın günü dile getirilen bu hususlarda bu güne kadar ciddi tedbir alınabildiği görülmüş değildir. Bunun sonucu olarak tırmanan fiyatlar karşısında alım gücü düşmekte, dolayısıyla halk da fakirleşmektedir. Geçenlerde de irdelemiştik. Yazılı basında geniş yer tutan domates konusu vardı. Mesela Mersin’de kilosu 1.30 veya 1.50, hadi bilemediniz 2 TL olan domates burada 35 TL’ye satılıyordu. Bazı yerlerde biraz daha ucuz satılmış olabilirdi, ama yine de fiyat fahişti. Arada bu denli anormal bir fiyat farkı vardı. Hani halk lisanında ‘Bunu Allah da götürmez’ derler ya, gerçekten de öyle!
Tüm bu olumsuzluklara karşın yüreğimize su serpen bir gelişme var. Arkadaşımız Hasan Hastürer’in televizyon programına konuk olan Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu, bakanlık bünyesinde yaş sebze ve meyvenin marketlerdeki satış fiyatlarını kontrol edecek bir ‘Denetleme Kurulu’ oluşumuna gidileceğini söyledi. Söz konusu oluşum önümüzdeki günlerde hayata geçirilecek ve görevine başlayacak.
Öteden beri ne diyoruz? Bu ülkede en başta gelen eksikliklerden biri de, ‘Denetim mekanizması’ olmamasıdır. Bu olmadığı için de keyfi fiyat artışlarıyla birileri cep doldururken, vatandaş da satın alma gücünden sürekli ödün vermek zorunda kalır. Sayın Amcaoğlu, bildiğimiz kadarıyla iş bilen, iş bitiren bir kişiliğe sahiptir. Bu nedenle başarılı olmasını dileriz. Tabii ki bu koşullarda vatandaşı tümden rahatlatmak mümkün değildir. Ancak bu şekilde alınacak önlemler ve ‘Denetleme Kurulu’nun frenlemesiyle halkın kısmen de olsa rahatlayacağını umut ediyor, kolay gelsin diyoruz.
***
Selçuk Amcaoğlu’ndan sonra,
Adnan Amcaoğlu da göç etti
Gönyeli’nin köklü ailelerinden ve tanınmış simalarından Adnan Amcaoğlu da fani dünyadan göç etti. Gönyeli Spor Kulübü’ne önemli hizmetleriyle bilinen, iyiliksever insan Adnan Amcaoğlu önceki gün Gönyeli Kulübü’nde düzenlenen törenin ardından toprağa verildi.
Aynı zamanda Ekonomi ve Enerji Bakanı Olgun Amcaoğlu’nun da amcası olan Adnan Amcaoğlu’nun vefatı, başta ailesi olmak üzere, dost ve akrabaları ile Gönyeli halkı arasında derin üzüntü yarattı. Adnan Amcaoğlu, bir süre önce hayatını kaybeden değerli dostum, Gönyeli’nin sevilen, tanınmış simalarından, Bakan Olgun Amcaoğlu’nun babası Selçuk Amcaoğlu’nun kardeşiydi.
Her ikisi de, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesi yıllarında mücahit olarak topluma büyük hizmetlerde bulunmuşlardı.
Öte yandan Yeşilköy’ün sevilen ve sayılan isimlerinden, fedakâr ve iyi insan Yurdan Cansoy, önceki gün kendi köyünde son yolculuğuna uğurlandı. Ailesi, Yurdan Hanım’ın nur içinde yatması ve mekânının cennet olmasını diledi.
Bu arada KTMMOB Mimarlar Odası, vefat eden üyelerinden Baki Boğaç’a Tanrı’dan rahmet, yaslı ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileğinde bulundu.





Yorumlar kapalı.