Hasan Hastürer

Statükocuları, bir bütün götürmek gerekir





   Biz en çok neyi biliriz?

   Şikayet etmeyi.

   1974 sonrası adada, üç statüko oluştu.

   Kuzey’deki statüko…

   Güney’deki statüko….

   Ağırlıkla yamuk yumuk işlerin yürütüldüğü, bölgesi olmayan ortak statüko alanı.

***

   Bizim mahalleye bakalım.

   Statükodan şikayetçi olmak için hiçbir eksiklik yok.

   Şikayetçi olmak için malzeme sonsuz.

   Ancak, statükodan nemalananlar gözümüzün içine baka baka ne diyor?

   BİZ ÇALIYORUZ, ONLAR KONUŞUYOR.

   Koltuklar altlarında olduğu, çarklar istedikleri gibi döndüğü sürece “BIRAKIN KONUŞSUNLAR, BİZ İŞİMİZE BAKALIM” diyorlar.

   Statükocular sadece vitrinin ön tarafındaki siyasetçilerden oluşmaz.

   Esas iktidarda olan, çıkar düzeninden nemalanma operasyonun patronlarıdır.

   Statükocuları, bir bütün götürmek gerekir.

***

   Statükocuları götürmek için statüko karşıtı, barış, çözüm, demokrasi ve çağdaş dünya, çağdaş Avrupa yanlısı güçlerin, siyasette en güçlü kadrolarla yer alması gerekir.

   Nitelikli demokratik kitle örgütlerinin önem ve gereksinimini de unutmamak koşuldur.

   Bu partiler, kimse yanlış anlamasın, TEKKE ZİHNİYETİNDEN UZAK, şahsi kaygıya kapılmadan nitelikli insanlara kapılarını  sonuna kadar açmalıdır.

   Partiler kapılarını açacak, yurtseverler de cesaretle aktif siyasete adım atacak.

   Barış, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüyle uyumlu siyasi görev talebinde son sözü halk sandık günü söyleyecektir.

   Oraya gidene kadar olan süreç hiç kimseyi korkutmasın.

   Kıbrıs Türk halkının verdiği mücadeleye ihanet sayılacak tutum içinde olanların karşısına dikilmek, yaşam boyu taşınacak bir onurdur.

***

   Her fırsatta altını çizerim. 

   Kimsenin demokratik parlamenter sistemle derdi yok. Halkın, işadamının kısaca herkesin derdi, ülkeyi kötü yöneten, yokluk içinde dahi kendileri ve yakın çevreleri için “kaynak” yaratabilenlerledir.

   Çektiklerimiz için “Artık yeter” diyorsak, öncelikli görev herkesin çizmeleri giyip siyasete fiilen girmesidir. Bu toplumda onlarca partiye yetecek nitelikli insan gücü vardır. Herkes siyasi inançları doğrultusunda yerini bulsun.

   Eğer o koltuklarda oturanlar toplumun sorunlarını anlayıp çare üretemiyorsa, demokratik yollardan koltukları boşaltmaları sağlanmalı, en önemlisi, “Kim gelecek?” sorusuna herkes özgüvenle elini göğsüne vura vura “BİZ!” diyebilmelidir.

***

   Statüko kendiliğinden yıkılmaz. Önce kafalardaki statüko yıkılarak işe başlanmalıdır.

   Halkın kararlılığı statükoyu yıkacaktır. Yıkılması başarılırken alternatifin de en iyi ve en doğru olmasına dikkat edilmelidir.

   Seçim süreçlerinde yaşadığımız sıkıntıları unutmadık.

   Yaşananlar ne olursa olsun pes etmemek gerekir.

   Hayatın her alanında olumsuzlukların düzelmesini istiyorsak, herkes çizmeleri giyecek.

    Yanlışın en yoğun olduğu siyasi yapılarda, toplum yararına değişim isteyenler de oldukları yerde çizmeleri giyecek.

   Görüp de susmak, suça resmen ortak olmaktır.

Statükocuları, bir bütün götürmek gerekir
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.