SÖZÜN ÖZÜNÜ, BÜYÜK HARFLERLE YAZIMIN BAŞINDA YAZMALIYIM: BU DAYANILMAZ ENFLASYONİST GİDİŞATTA TÜRK LİRASINA DA AYIP OLUYOR ARTIK… TÜRK LİRASININ ONURUNU VE SATIN ALMA GÜCÜNÜ KORUMA YASASI VE ETİĞİ VARDI BİR ZAMANLAR… O DA MI HAK GETİRE!…
***
Acı gerçeğimiz şu ki, çarşımızda sürümden kazanma devri kapandı, şimdi kazıklayarak zengin olma devri… Konuya ilişkin yaşanmışlıklarımız var ki, birilerini artık utandırması gerekir, ama nerede!…
Bir yeni yaşanmışlık: Marketteydim aceleyle… Raftan bir paket susamsız peksimet de alıp arabaya attım… Eve gelince fiyatına baktım, sayılı çubuklar 38 TL!…
Ama asıl kötüsü şu ki, eskitilmişliğinden dolayı taş gibi olmuş o kazık çubuklar!.. Ağza konulabilmesi için, havanda kırılması gerek!… “Pahalı” diye millet alamıyor, ya da almıyor ve bunlar raflarda eskitiliyorlar… kardeşim peksimet dediğinin maliyeti ne?.. Normal fiyatına çekin yahu… Ki, insanlar kara çaylarına bandırıp Allah’ın peksimetini olsun yiyebilsinler!…
***
Peksimetten söz açmışken, pastadan da söz edeyim ki onun da hatırı kalmasın…
Efendim; bir doktor dostum bana “şeker tatlı zehirdir” dediğinden ve şekerin zararlarına iyice inandırıldığımdan dolayı çoktandır uğramadığım pastanelerde artık bir dilim pasta en az 50 TL imiş!… Vay be!.. Kaç dirhemdir ve nedir maliyeti bu tek dilimciğin?.. Beraberinde korkunç enflasyonu da getiren kahrolası pandemiden önce 50 TL ile poşetlerimizi doldururduk yahu… Bu fiyatın orada durmayacağı da kesin… “Ekmekleri yoksa pasta yesinler” diyenlerin kulakları çınlaya… Aha artık ekmekleri olmayanlar pasta da yiyemeyecekler… Vah ki ne vah!…
***
Bu arada et fiyatları kâbusa dönüşürken, Ekonomi ve Enerji Bakanımız Olgun Amcaoğlu, et ithalatı konusunda Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın yetkili olduğunu ve onların da bu yönde bir karar üretmediklerini söyleyerek, “Olması gerekenin üstünde et fiyatları belirleniyor” dedi.
Amcaoğlu’nun vurgusu son derece uyarıcıdır… Fahiş et fiyatları halka isyanları yaşatıyor… Ama top Tarım Bakanına atılmış olsa da, Başbakanın başkanlığındaki hükümet bir bütündür… Bakanlar fikirlerde kendi aralarında uzlaşmalı ve konsensüsle halk ve ülke yararına kararlar üretebilmeli…
***
Ülkede fiyat denetimini halk yararına sağlayacak olan enstrüman hükümetin elinde mevcuttur… Asıl beklenen marifet onu kullanabilmektedir.. Bir zamanların başarılı ve unutulmaz Maliye Bakanı Onur Borman Hanımefendi adresime attığı mektupta o enstrümanın varlığına şu cümlelerle işaret etti:
“Hükümet halkın feryadını duyarak yıllardır uygulamadıkları Mal, Hizmetler ve Denetim Yasası’nı artık hiç zaman yitirmeden hemen uygulamalıdır. Halk bir avuç insan tarafından göz göre göre haksızca soyuluyor. Bunu önleyebilecek yasalar yıllarca halk yararına başarıyla uygulanmıştı oysa… Yasal denetimleri yapan ekipler vardı… Ticaret Dairesi’nde maliyet hesaplarını çıkaranlar vardı. Tüm bunları mevcut yasa bağlamında yapmak çok kolay, ama irade yok. Bütün mesele bu… Ana gıda mallarına azami fiyat uygulanırdı. Süt, et, hellim, peynir, çocuk mamaları, çocuk bezleri gibi ana gıda ve tüketim maddeleri bu kapsama alınırdı… Nasıl mı?… Bakanlar Kurulu kararıyla…”
Ahmet Tolgay
Diğer Yazıları
Köşe Yazarı





Yorumlar kapalı.