Eğer insan haklarına saygı varsa ve de hukukun üstünlüğü gerçekten geçerliyse, kimse yargısız infaz yapamaz.
Halil Falyalı cinayetini, kimse ama hiç kimse, SU TESTİSİ, SU YOLUNDA KIRILIR diyerek, beklenen son ve benzeri yaklaşımlarla önemsizleştiremez.
Kıbrıs Türk Halkı, sivil ve demokratik olmayan ve de yargının yeterince bağımsız olamadığı dönemlerde bile yargısız infazlardan rahatsızlık duydu. Aradan yıllar geçse de yargısız infazlar, yargısız cinayetler hep lanetle anılmıştır. Siyasi nitelikli cinayetler gibi Halil Falyalı cinayeti de asla unutulmayacaktır.
8 Şubat 2022 Salı akşam saatlerinde işlenen cinayet, Halil Falyalı’nın hunharca öldürülmesinden öte Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan herkesin yüreğine korku yerleştirmiştir.
***
KKTC, adanın kuzeyinde bir ada ülkesi… Toplamda, pek çok nedenle güvenlik önlemlerinin en üst düzeyde olduğu bir toprak parçası. İstihbarat önlemelerinin gevşemesine izin verilmediği varsayılıyor. Bu denli koruma altından bir toprak parçasında organize bir şekilde vahşi bir şekilde Halil Falyalı ve şoförü Murat Demirtaş, kurşun yağmurunu tutularak öldürüldü. Cinayeti işleyenlerin ve azmettirenler KKTC’de ve Türkiye’de kısa sayılacak bir sürede yakalanması olumlu. Polis teşkilatını kutlamak gerekir. Ancak, olması gereken, saldırıdan sonra değil, saldırı öncesi, harekete geçmeden katillerin yakalanmasıydı. Cinayet sonrası hiçbir başarı, cinayet öncesi başarılamayanların yerini alamaz.
***
Dünyanın her yerinde devletin görevlerinden biri, kendini yargının hatta, devletin üzerinde görenleri, yakın takipte tutup, yargısız infaz yapmalarını önlemektir.
Halil Falyalı cinayetinden sonra Türkiye basını, Kuzey Kıbrıs’ı, KKTC’yi bütünlükle karalayıcı bir yayın gerçekleştirmiştir. O yayınlar buralarda da, etkili oldu mu? Oldu.
Bazıları Kuzey Kıbrıs’taki hukuk sistemini beğenmeyebilir. Ancak bizler beğeniyoruz. Çünkü, bizim yargı sistemimizde, suçlanan kişi, mahkum olana kadar masum kabul edilir. Yargısız infaz demek, birilerinin kendilerini yargının yerine koyması demektir. Bu kabul edilebilir değildir.
***
Halil Falyalı’nın eşi Özge Taşker Falyalı, dün ciddi bir cesaret örneği gösterdi. Korkuyla sinip, oturacağına, Girne Kaza Mahkemesi’ne gidip müşteki olarak beyanlarını kayda geçirdi. Oturum basına kapalıydı.
Özge Taşker Falyalı, yargıç huzurunda beyanda bulunduktan sonra, mahkeme dışında basının karşısına geçip, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve İstanbul’da eşime düzenlenen bu hain suikastın davaları görülmektedir. İstanbul’da sürmekte olan davamız için ek ifadede bulundum. Davamızın peşindeyiz. Yargıya olan güvenim sonsuzdur. Tüm polislerimize savcılarımıza avukatlarımıza görevlerinde başarılar diliyorum. Eşim için çocuklarımın geleceği için yargıya güveniyorum” dedi.
***
Bizler bu satırları, KKTC’nin hukuk devleti olduğuna inandığımız için yazdık. Birleri bu satırları, hâlâ devam eden tehdit ve tehlikelere karşı gerekli güvenlik önlemlerini en üst düzeyde alması için de yazdık.
Özge Taşker Falyalı, yargı huzurunda attığı adımla, öncelikle KKTC yargısı ve devletine güvenmiş, sığınmıştır. Davanın seyrinde değil ama yargıya ve devlete güvende yalnız bırakılmamalı.





Yorumlar kapalı.