Hasan Hastürer

Tehlike, derin yara açmaya adaydır





  Kaç zamandır ekonomide yaşananlara, KIB-TEK ihalelerine, UBP’de fırtınalara kilitlendik. Dışına çıkmayı deniyoruz, olmuyor.

   Neticede yazdıklarımızla, okuyucunun gündeminin ters köşelerde olmaması gerekir.

   Yazdıklarımız hangi oranda anlaşılıyor?

   Zaman zaman “Başımızdakiler anlamıyor mu?” gibisinden göndermeler yapmamıza karşılık hem vatandaş anlıyor hem de bu ülkenin kaderinde söz sahibi olanlar.

   Tüm iyimserliğimize rağmen gidişat asla iyi görünmüyor. Tüm zamanların en kötü döneminden geçiyoruz.

   Ekonomi çöktü mü altında sadece ekonomik değerler kalmaz. Ahlaki değerler dahil pek çok değerler yıkılır, enkaz altında kalır.

   Aile yapısı çöker, para karşılığı fuhuş bile alıp başını gider.

   Daha açık mı söyleyeyim?

   Peki söyleyeyim.

   Bir ülkede asgari ücret açlık sınırının çok altında oldu mu fuhuşta patlama yaşanır.

***

   Aileler çatır çatır yıkılıyor.

   Yıllar önce kriz döneminde yaşananlar yaşanıyor yine.

   Önceki akşam geç saatlerde bir telefon. Telefonun öteki ucunda ağlayan bir ses. Anlatıyor dinliyorum. Aldıkları evin taksitini ödeyemiyorlar. Çaresiz kalınca, son bir umut baba evine taşınıp, evi öğrencilere kiralamışlar. Ekliyor, “Ben evimi seviyordum. Şimdi baba evinde huzursuzluk ve kavgaya gidiyorum. Yarın yuvam yıkılırsa, bunun sorumlusu ben ya da eşim mi olacak!”

   “Anlıyorum” demenin dışında elimden bir şey gelmiyor.

***

   Bu yazacağım bölümü kimse yaygın bir genelleme olarak algılamasın.

   Buraya yüksek öğrenim için gelen öğrencilerin ciddi bölümü ekonomik bakımdan yetersiz.

   Kuzey Kıbrıs’ta gelişmiş batı ülkelerinde olduğu gibi öğrenciye part-time iş imkanı çok yok. Zaten her geçen gün çok sayıda insan, işsizler ordusuna katılıyor. Para kazanmak için geriye kalan alternatifler, hiç de aklımızdan geçirmek istediğimiz nitelikte değildir.

   Kızlar için en büyük tehlike, fuhuş sektörüne malzeme olmaktır. Kulaklarımıza gelen duyumlara göre abartılacak sayıda olmasa da bu yolla ekonomik kurtuluş yolunu denemeye eğilimli ve altyapı hazırlığında kız öğrenciler vardır. Açıkça “Başka şansım yok, ne yapayım” diyorlarmış.

   Cinsiyet ayrımı gözetmeden uyuşturucu ticaretiyle ilgilenenler, ihtiyaçlı öğrenci gençleri kullanabiliyor.

   Başımıza ne geldiyse, geliyorum diyen “tehlikeleri” önemsememeden geldi. Fuhuş ve uyuşturucu, “hızlı ve emin adımlarla” geliyor.

   Gazetelerin mahkeme haberlerine göz attığımız zaman ne demek istediğim çok daha iyi anlaşılır.

   TC ve KKTC makamları hiç ama hiç gecikmeden üniversitelerle de eşgüdüm için laf değil, çare üretmelidir.

   Yaklaşmadan öte kapıdan içeri adım atan tehlike derin yara açmaya adaydır. Vakit geç değildir. Yeter ki gecikmeden karar üretilip, yaşama geçirilsin… 

Tehlike, derin yara açmaya adaydır
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.