Rahmetli anacığım 1916 Köfünye doğumluydu. K. Kaymaklı’ya gelin geldiği zaman eski Türkçe dediği, Arapça okuyup yazarken, Yeni Türkçe dediği bu günkü alfabeyle okuma – yazma bilmezmiş. Kendi öğrenme arzusu, ya da ısrarıyla Yeni Türkçe’yi de öğrenmiş. Çok güzel konuşurdu. Atalarından duyduklarını masal gibi bizlere aktarırdı. Anacağım, ‘Büyüklerimden duyardım. Kıbrıs’ın altında öyle büyük bir zenginlik varmış ki, o zenginlik bulunduğu zaman Kıbrıslılar, yemeklerini altın çatal, kaşıkla yiyeceklermiş’ derdi. O zenginlik pek çoğuna göre, toprak altında saklı hazinelerdi. Buna inananlar bir yolunu bulup, gizli kazılar da yaptı. Öylesi kazılardan kimse büyük servet sahibi olmadı. Ya da olduğu duyulmadı.
***
Bir söz var… ALLAH SÖYLETTİ. Sanırım asırlar öncesinden seslendirilerek günümüze gelen, ‘Kıbrıslılar bir gün yemeklerini altın çatal, kaşıkla yiyecekler…’ sözü Kıbrıslılara Allah’ın söylettiği bir sözdür. Tarihin her döneminde Kıbrıs, çeşitli nedenlere üzerinde yaşayan insanların refah düzeylerinin yüksek olmasını sağlayacak çok yönlü zenginliklere sahip olmuştur. Adanın sahip olduğu farklı zenginliklerin hepsi bir yana, adanın konumu tarihin her döneminde stratejik bağlantılı zenginlik kaynağı özelliğine sahip olmuştur. Bir şartla, DEĞERİ BİLİNİP, DEĞERLENDİRİLMESİ KOŞULUYLA….
***
Günümüz dünyasında yatırım araçları her geçen gün çoğalmaktadır. Vadeli mevduat, hisse senedi, yatırım fonları, altın, devlet bono/ tahvil, sanal para, forex, döviz, bireysel emeklilik sigortası ve GAYRİ MENKUL… Bu sıraladıklarım ülkelerin gelişmişlikleri ya da yatırım dinamizmine göre ülkelerde farklı sayıda vardır. GAYRI MENKULÜ en sona bırakıp, büyük harflerle yazdım. Kıbrıs, bir ada… Toprak en yakınımızdaki Anadolu gibi, yaşam alanının genişlemesi bağlamında neredeyse sonsuz değil. Bu nedenle Kıbrıs adasında gayrı menkule, taşınmaz mala yatırım, güncel doğru değeri ve öngörüyle gerçekleştiği zaman kısa vadede olmasa da orta ve uzun vadede en kazançlı yatırımdır.
***
Yazımın konu seçiminin ana nedeni bu yazdıklarım değil. Ancak yazının akışı bu konulara da dokunmama neden oluyor. Yatırım çeşidi çoğalırken, bazıları adeta kumara benzemektedir. Kısa vadede yüksek kazanma olasılığı olan yatırım alanlarında kısa vadede hızlı kayıplar da söz konusu. Özellikle toprağa yatırımda kaybetme riski çok düşüktür.
***
Geçtiğimiz Perşembe günü Türkiye İş Kadınları Derneği ile Doğu Akdeniz Politika Derneği’nin Alsancak bölgesindeki Merit Royal&Premium’da, “Türkiye ve KKTC Yatırım ve İş Birliği Konferansı” vardı. Bir tam gün süren konferansı baştan sona dikkatle izledim. Bizden konuşanlar Kuzey Kıbrıs’ın ağırlıkla siyasi ve kötü yönetimden kaynaklanan sorunları anlatsalar da sonuçta, Kıbrıs’ın yatırım için uygun iklim koşullarına sahip olduğu noktasında buluştular. … Ve herkes çok iyi biliyor ki olası çözümde Kuzey Kıbrıs’taki her türlü yatırımın değeri birkaç kat büyüyecek.
***
Tam o konuşmalar yapılırken şu haber, haber merkezlerine düştü: “Güney Kıbrıs Enerji Bakanı Yorgos Lakkopotis ile Exxon Mobil Başkan Yardımcısı Tristan Aspray, Lefkoşa’da basın toplantısı düzenledi. Toplantıda Exxon Mobil-Katar Petrol işbirliğinde 10. parselde sürdürülen çalışmalarda, 141 ile 226 milyar metreküp arasında gaz rezervinin bulunduğu açıklandı. Bunun dünyadaki en büyük rezervlerden biri ve aynı zamanda bugüne dek Kıbrıs’ta bulunanlar içinde en büyüğü olduğu belirtildi.”
***
Orta doğuda zengin enerji kaynakları varken Kıbrıs ve çevresinde de olma olasılığı yüksekti. Yapılan teknik ön çalışmalarda hidrokarbon yataklarının varlığı da öğrenilmişti. Ancak önemli olan rezervin ne olduğuydu. Çünkü rezerv düşükse, denizin dibinden öte derinliklerden çıkarıp, piyasaya sunmak ekonomik olamazdı. Yapılan açıklamayla bu belirsizlik ortadan kalktı. Şimdi biliyoruz ki adamızın çevresinde Kıbrıs adasından yaşayanları çok yönlü refah düzeylerine sınıf atlatacak zenginlik var. Bu zenginlik ortak ve doğru akılla değerlendirilirse, eskilerin, masal gibi anlattıkları KIBRISLILAR, BİR GÜN YEMEKLERİNİ, ALTIN ÇATAL KAŞIKLA YİYECEKLER, zenginlik bağlamında gerçek olacak…





Yorumlar kapalı.