Akay Cemal

Ülkeyi karanlığa çekmek isteyenlere geçit yoktur!





Öğretmenler Günü nedeniyle yazdık, çizdik. Öğretmenlerin, toplumda ne denli değerler olduklarını vurgulamaya çalıştık. Geçmişten örnekler de verdik. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Millet Mektepleri Başöğretmenliği’ unvanını kabul ettiği 24 Kasım’ın ‘Öğretmenler Günü’ olarak kutlanması, bu münasebetle verilen mesajlar, eğitimde neler yapılması gerektiğini de ortaya koymaktadır.

Atatürk, “Benim asıl anlatılacak yanım, öğretmenliğimdir. Topluma ve milletime öğretmenlik yapabiliyorsam, beni onunla anlatın. Yoksa kazandığım zaferlerle, yaptığım diğer işlerle beni anlatmanız pek önemli değildir” demişti…

Millet Mektepleri Başöğretmeni Atatürk’ün, öğretmenlere ilişkin daha nice sözler vardır ve hepsi de geniş anlam içermekte, günümüzde geçerliliğini korumakta, hatta daha da önem taşımaktadır.

Başbakan Ersin Tatar, konuya ilişkin mesajında, bu bilgi çağında kendi değerlerimize, hak ve menfaatlerimize sahip çıkmamız gerektiğine işaret ederken, “Gelecek nesilleri yetiştiren öğretmenlerimizin çağı doğru anlamaları ve anlatmaları son derece önemlidir” derken, Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy da, gün nedeniyle sorgulanması gereken birçok konu bulunduğunu belirtti, “İçinde bulunduğumuz dönemde öğretmenin anlamının sorgulanır hale gelmesi kabul edilemez” şeklinde görüş belirtti.

Bu duruma neden olanların kim olduklarının ve niyetlerinin açık olduğunu belirten Taçoy, bu gidişe ilk başta öğretmenlerin dur demesi gerektiğini kaydetti. Bakan Taçoy, Ulu Önder Atatürk’ün ilkelerine sıkı sıkıya bağlı, ülkesini ve vatanını seven, bayrağını her şeyin üzerinde tutan laik ve çağdaş görüşlü öğretmenlerin kendi içlerinde dahi olsa, ülkeyi karanlığa çekmek, tarihinden ve milletinden koparmak isteyenlere geçit vermemesi gerektiğini söyledi.

Bu arada Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz da, “Öğretmen, vatanın, bayrağın anlamını kutsallığını çocuklarımızın kalbine, beynine ilmek ilmek işleyenlerdir” dedi.

Atatürk’ün, “Ordularımızın kazandığı zafer, sizin eğitim ordularınız için yol açtı. Gerçek zaferi siz, öğretmenler kazanacaksınız. Bunu başaracağınızdan kuşkum yoktur” sözleri de bir rehberdir, öğretmenlere ışık tutmaktadır.

Dünkü yazıda da ifade etmeye çalıştığımız gibi, Kıbrıs Türk halkı bu günlere Atatürk’ün inkılaplarını seve seve benimseyerek ve uygulayarak geldi. Bu konuda her türlü baskıya da boyun eğmedi ve Atatürk çizgisinden şaşmadan özgürlüğe giden yolda kararlılıkla yürüdü. Özellikle sömürge idaresinde Türk halkının önüne nice engeller çıkardılar, sömürgecilerin siparişiyle getirilen bazı yobazlar, Atatürkçü öğretmenlerin bilinçlendirdiği toplumda barınamadılar ve geri döndüler.

Kıbrıs Türk halkını bayrağından, vatanından, sahibi olduğu bu topraklardan, dininden, hatta Türklüğünden vazgeçirmek uğruna nice oyunlar oynandı, tezgâhlar kurulduysa da, liderliğin, vatanını seven aydınların ve özellikle de öğretmenlerin çabaları ve dik duruşlarıyla akamete uğratıldı. Şimdilerde olduğu gibi, geçmişte de   Türkiye ile bağları zayıflatmak, kopartmak isteyenler çıktı. Bilinçli Kıbrıs Türkü onara geçit vermedi. Bundan böyle de verecek değildir.

Sonuçta öğrenci hamur gibidir. O hamuru şekillendirmek, en iyi bir şekilde eğitmek, değişen dünya koşularında çağdaş biçimde donatmak ve mensup olduğu topluma, millete yararlı elemanlar olarak yetiştirmek öğretmenin görevidir. Onarın çabalarıyla, fedakârlıklarıyla yetişecek genç beyinler, devletimizi ve halkımızı daha ileri noktalara taşıyacak, değerlerimize sahip çıkacaktır.

***

Sütlüceli Yüksel Binbaşı ve

Mağusa’nın ‘Motorcu Ali’si

Her ikisi de tanınmış simalardandı. Binbaşı ailesinin çınarı Yüksel Hanım, aslen Sütlüceli olup, uzun yıllardan beri Lefkoşa’da ikamet etmekteydi. Merhum Mehmet Binbaşı’nın eşiydi ve ailede olduğu kadar, çevresinde de çok sevilen, saygın bir kişiydi. Dün Lefkoşa’da son yolculuğuna uğurlandı.

Evlatları Ziya Binbaşı, Şakir-Havva Binbaşı, Hüseyin Binbaşı ve ailesi, Gülören-Erkan İnce, ayrıca torunları Pelin, Yüksel İnce ve Mehmet Binbaşı, acılarının sonsuz olduğunu ifadeyle, üzüntülerini dost, akraba ve sevenleriyle paylaştılar, ‘Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun’ dediler.

Bu arada Mağusa esnafından, herkes tarafından tanınan ve sevilen Ali Acar (Moturcu Ali) da dün Gazimağusa’da defnedildi. Sevgili eşi Yasemen Hanım ile evlatları Handan Aliyev, Raşit Acar, damadı Lokman Aliyev, torunları Defne ve Poyraz, ayrıca kardeşleri Veysel-Mukaddes Acar, Münevver-Yaşar Altaş, Ayşe-İbrahim Mutlu, Cengiz-Melek Acar, Ercan-Hatice Acar, Motorcu Ali’nin zamansız vefatının kendilerini derinden üzdüğünü belirterek, mekanının cennet olmasını temenni ettiler.

Ülkeyi karanlığa çekmek isteyenlere geçit yoktur!
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.