Ülke tanıtımlarında milyonlar da harcasanız çoğu kez amaca tam olarak ulaşamaz, meyvesini toplayamazsınız. Ama ünlü bir yayın organında yer alan ufak bir yazı, ülkenin tanıtımı açısından paha biçilmez değer taşır.
Koronavirüs’ün (Covid-19) dünyada en başta etkilediği sektörlerden biri de hiç kuşkusuz turizmdir. Salgın nedeniyle insanlar evlerine kapanmış, tatile hasret bir haldedir. Bu durumun daha ne kadar süreceği, ne zaman son bulacağı konusunda da uzmanlar tarafından çelişkili açıklamalar yapılmaktadır. Özetle “Covid-19’la yaşamayı öğrenmeliyiz” şeklinde görüş beyan ediyorlar. Virüs, turizmin yanı sıra, eğitimi ve genelde tüm sektörleri de olumsuz etkiledi, ekonomileri altüst etti. Bir açılma, bir kapanma derken, Korona ülkeleri maymun gibi oynatıyor.
Şimdilerde ülke yöneticileri, Korona sonrası dönemlerle ilgili projeler üzerinde yoğun çalışmalar yapıyorlar. “Korona’nın verdiği zararları nasıl telafi ederiz?” diye kafa yoruyorlar. Tabii ki salgının insanlara vermiş olduğu dersleri de dikkate alarak ve ‘en başta sağlık’ sözüne de kulak vererek!
Bunları vurguladıktan sonra, gelelim dünyaca ünlü ‘Forbes’ dergisinin Kuzey Kıbrıs’ı da ilgilendiren yazısına… Amerikan ‘Forbes’ dergisinin internet sitesinde yer alan bir makalede, Kuzey Kıbrıs 2021’de dünya genelinde sahil kıyısındaki daireler konusunda en iyi fırsat sunan ülke olarak gösteriliyor. Kathleen Peddicord tarafından kaleme alınan yazıda, denize nazır gayrimenkul konusunda en iyi fırsat sunan ülkeler, Kuzey Kıbrıs, Kolombiya, Brezilya, Meksika ve Belize olarak sıralandı. Kathleen Peddicord, Kuzey Kıbrıs’ın güvenli olduğunu, iyi bir turizm altyapısı ile Fransa ve İtalya gibi diğer Akdeniz ülkelerine kıyasla daha uygun fiyatlar sunduğunu, örneğin 75 bin dolara deniz gören bir daire alınabileceğini belirtti. Yazıda özellikle İskele bölgesine değinildi ve en güzel kumsallara sahip bu bölgenin deniz ürünleriyle de bilindiği vurgulandı.
‘Forbes’in yazısı üzerine, turizmde deneyimli bir uzman olan Reha Arar’ın düşüncelerini de öğrenme olanağı buldum. Arar da, söz konusu yazının KKTC’nin tanıtımı noktasında önemine işaret ederek, KKTC’nin yapması gerekenleri ortaya koyuyor. “KKTC’nin tanıtımının önemini yıllarca söyleye söyleye boğazım kurudu” diyor Reha Arar. Haksız mı?
KKTC turizmi için en önemli iki husus vardır: Tanıtım ve ulaşım. Hadi yolcu potansiyeli olduktan sonra, ulaşımı Türkiye üzerinden hallederiz de, daha da önemlisi tanıtım. Özellikle adanın kuzeyini bilmeyenlerin sayısı oldukça fazladır. Buradaki güzelliklerin farkında değiller. Gelenlerin, akraba ve dostlarına anlatması yeterli değildir. Turizm fuarları etkilidir, ancak bir yere kadar! Bu cennet adanın kuzey yakasını dünyaya tanıtabilirsek, anlatabilirsek, herkes ihya olabilir. Akdeniz’in en güzel sahillerine, doğasına, iklimine sahip bu yörede lokomotif sektör turizm şahlandığında, emin olun yan sektörlerde ayağa kalkacak ve bundan hem ülke ekonomisi, hem de vatandaş nasibini almış olacaktır. Sadece geçimini turizmden sağlayan ülke sayısı az değildir. Hem de Kuzey Kıbrıs’ın avantajlı özelliklerinin yarısına bile sahip olmazken!
Ancak onlar, tanıtıma çok büyük önem vermekte, bu yolda adeta seferber olmakta, bizde bazı çevrelerin yaptığı gibi, her Allah’ın günü olumsuzlukları pompalamaktan özenle kaçınmaktadırlar. Kendi ülkelerini çok sevmekte, toz kondurmamaktadırlar. Bizde de böyle olmasını temenni ederiz.
Her şeye karşın KKTC turizminin ileri noktalara taşınması konusunda nelerin yapılması gerektiği geç de olsa, artık daha iyi anlaşılmış bulunmaktadır. Belki de pandemi süreci bunu zorlamıştır, ama mesele yok. Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın KKTC temaslarında da turizmin önemine vurgu yapması, burada da turizm alanında deneyimli bir bakan olan Fikri Ataoğlu’nun ileriye dönük projeleri, turizme yönelik beklentileri umutlandırmakta, güç katmaktadır. Salgınla ilgili gelişmeleri çok yakından takip ederken, bazı ülkelerin aldıkları önlemleri de görerek, tedbiri elden bırakmamak kaydıyla turizme açılma sancıları öyle inanıyoruz ki, artık son aşamaya gelmiş bulunmaktadır. Tanıtım konusunda Türkiye’nin yapacağı katkılar yanında, Ekonomik Örgütler Platformu’nun birkaç gün önceki Ankara ziyaretinde deneyimli bir turizmci olarak, Otelciler Birliği Başkanının da bulunması ve çok verimli toplantılar gerçekleştirdiklerini dile getirmesi, yeni sezonda turizmle ilgili umutları artırmaktadır. Hayırlısı diyelim.





Yorumlar kapalı.