Yiğitler – Pile yolu inşasına birkaç gün önce başlandı… Pileli Türklerden sevinçlerini yansıtan mesajlar alıyorum… Onlarla birlikte umutluyum…
Pile durumlarını köşeme taşıdığım için teşekkür edenlere, bana aktardıkları bilgilerden dolayı ben de teşekkür ederim…
Bu güzel ve yerinde yeni yol başlangıcı dilerim tamamına erer ve Pileli Türkler hiç değilse rahatça gidip gelebilme olanağına kavuşurlar…
Ve en önemlisi Pile’nin diğer kronik meselelerine eğilmenin de başlangıcı olur bu hamle inşallah!…
Sinerjinin canlı tutulabilmesi adına Pile durumlarına da yeniden değinmekte, sorunların geçmişini özetle de olsa anlatmakta yarar görürüm… Çünkü baksanıza, Yiğitler – Pile yolunun yapımında da Rum tarafı ve BM anında devreye girdi, engellemeye çalışıyorlar… Amaçları Pileli Türkler üzerindeki mutlak hakimiyetlerini sürdürmek…
***
Evet efendim, orda bir köy var uzakta… Adı Pile… Bu adada Türklerle Rumların bir arada, iç içe yaşayabileceklerini savunanların tezlerinin yerle bir olduğu, yıkıldığı bölge… Tarafsız olması gereken Birleşmiş Milletler’in Türklere tahakküm etmek isteyen Rumlarla birlikte olduğu ve BM itibarının da yok olduğu o deney alanı…
Pileli Türklerin Rum – BM Barış Gücü – İngiliz Egemen Üssü üçgeninde yaşamakta oldukları sıkıntıları anlatan okur yakınmalarını yorumlarımla birlikte bu köşeden yansıtmamdan sonra köyden yeni bilgiler aldım… KKTC makamları kronikleşen sorunları masaya yatırmak ve çözümler üretmek adına yeni girişimler başlatacakmış… Bu bağlamda köye bilgiler ulaştırılmış… Ve belirttiğim gibi Yiğitler – Pile yolunun yapımına da geçilmiş durumda..
Tabii ki gelişmelerin izleyicisi ve yansıtıcısı olmak görevimizdir… Gözümüz oralarda…
***
“Pile” deyip geçmeyelim… Çünkü orası hassas bir bölge… Pile’de elan yaşananlar, adanın birleşmesi halinde Rumların Türklere neler yapacaklarının birer örneğidir ey dostlar…
Toplumsal tarihini unutunca barışın geleceğini sananlar, “dün dünde kaldı” diyenler, aslında geçmişten bugüne değişen hiçbir şey olmadığını görebilmek için Pile gerçeğine bakmalı… İşbirlikçi BM’nin Rumlara nasıl hamilik ettiğinin oradaki örnekleri de iyi değerlendirilmeli…
***
Mehmet Ali Talat’ın Cumhurbaşkanlığı ve Özdil Nami’nin Dışişleri Bakanlığı döneminde, 2005 yılında, Gambari sürecinde, “Güven Artırıcı Önlemler” başlığı altında, Rum’a hoş görünmek ve onları da önlem almaya özendirmek adına uygulamaya konulanlar halâ yürürlüktedir…
Türkler aleyhindeki bu uygulamaların sonuçları neler oldu peki?..
Batı Barikatı Pilelilere kapatıldı, köyün güneyinde Rum tarafına açılan yolda bulunan Rum kontrol noktası Beyarmudu ana sınır kapısının 20 metre önüne getirilip İngiliz üsler bölgesinin içinde kuruldu, Pileli Türklerin “yurt dışına gidermiş gibi” seyahat belgesi doldurup imzalamaları ve kimlik göstermeleri istendi…
Bu önlemler alındıktan sonra, aralarında muhtar Necdet Ermetal’ın da bulunduğu, köydeki Türklerden oluşan bir heyet, Pileli olan CTP milletvekili Hüseyin Celal ile birlikte Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ziyaret etmişti… O ziyarette, gündeme gelen sıkıntılar anlatıldı, Pileli Türklerin sonunun getirildiğine vurgu yapıldı… Talat’ın verdiği yanıt “Haberim yok, bir bakalım” oldu… Ne ki, hiçbir şeye bakılmadı ve hiçbir şey de yapılmadı…
Bu olayın arkasından Pileli Türkler defalarca heyetler oluşturup yazılı ve görsel haber kanalları, gelmiş geçmiş tüm Başbakanlar, Bakanlar, Cumhurbaşkanları ziyaret edildi… Sorunlar ayrıntılarıyla ve belgeleriyle anlatıldı… Sorunların yerinde görülebilmesi için köye davetler yapıldı…
Sonuç mu?.. Pileli Türkler “hiç, ama hiçbir şeyin yapılmadığını ve beklenenlerin olmadığını, çakılan kazığın bir türlü sökülemediğini” söylüyorlar…
***
Çok kısa bir süre Başbakanlık yapan Faiz Sucuoğlu konu ile ilgilenecek, Türklere uygun bir kapı açacak oldu… Alt yapıyı da bitirdi… Ama henüz kapı açılamadan İngilizler devreye girdiler… İngiliz, “Siz benim egemenlik topraklarıma benden izinsiz nasıl kapı açarsınız?” diye çalışmalara karşı çıkınca olay orada durdu… Çünkü eksik diplomasi ve beceriksizlik söz konusu idi maalesef…
Başbakan Ünal Üstel de yapılan çalışmayı yerinde inceledi, kapının bir ay içinde açılacağını belirtti, ama bu girişimden de henüz bir sonuç çıkamadı… İşte görüldüğü gibi, seçenek olarak, yeni bir yol yapımına gidildi…
Durumun özeti şu ki, Pileli Türkler bir yandan köy içindeki yaşamlarında BM Barış Gücü’nden destek ve himaye alan tahakkümcü ve ırkçı Rum zihniyetleriyle mücadele ederken, bir yandan da KKTC topraklarına giriş ve çıkışlarda büyük sıkıntılar çekiyorlar… Büyümeye başlayan tepkiler üzerine kendilerine verilen söz şu ki, durumlarıyla etkin şekilde ilgilenilecek…
Takipteyiz… Bakalım önümüzdeki günler ne tür gelişmeler getirecek… Pile Türkleri huzursuz ve sıkıntılı… Adanın en netameli bölgesinde adeta yaşam savaşı veriyorlar…
Ahmet Tolgay
Diğer Yazıları
Köşe Yazarı





Yorumlar kapalı.