Ahmet Tolgay

Lefkoşa’nın tarih yazmış burçları





   Hafta başındaki “Pazartesi Notları” başlıklı yazım, tarihi Venedik surlarının yıkılıp dökülmekte olduğuna dairdi… Bugün Pazar ve hafta sonu yazımın konusunu da yine Lefkoşa’nın hisar burçları olarak belirledim…
   Tabii ki, kısa bir yazıda tarihini yansıtabilmek olanaksızdır Lefkoşa burçlarının… Restorasyoncuların sürekli müdahalesiyle ayakta durabilen bu tarihi dokunun sinesinde nice romana konu oluşturacak öykülerin barındığı bilinmektedir.
   Savunma işlevinin en müthiş anılarını 1570’li yıllarda Osmanlı-Venedik savaşları sırasında yaşadı bu burçlar. Venediklilerin yiğitçe direnmesine, doğrusu büyük katkı koymuşlardı. 1571’in 1 Ağustos sabahı, dayanılmaz Osmanlı akınları karşısında artık pes eden burçlar, baştan başa kanla yıkanmıştı…
   Tarihi direniş öykülerinin ikincisi 1960’lı ve 1970’li yıllarda bir hüzünlü destan gibi yazılır bu burçlara. Bu kez burçlarda yayılmacı ve terörist AKRİTAS Planı’na karşı yiğitçe direnenler Kıbrıslı Türk mücahitlerdir. 400 yıl önce burçlardaki Venedikli direnişini kıran Osmanlıların torunları…
                                  ***
   Lefkoşa’nın gettoya dönüşen kuzey yarısını savunan altı burç, kronik Kıbrıs sorununa çözümün hâlâ bulunmadığı günümüzde, bir daha o acılı ve kanlı dönemlere dönülmemesine dua eder gibi. Flatro, Loredano, Barbaro, Quirini (İrini), Mula ve Rokkas… Flatro’nun üzerinden Yeşil Hat geçer. 1964’ten bu yana, Birleşmiş Milletler gözlem kulesini de üzerinde barındırır… Loredano, ilk çocuk kreşimize arsa oluşturan emektar burçtur… Barbaro’da Mücahitler Sitesi, Quirini’de Cumhurbaşkanlığı, Mula’da Çetinkaya Kulübü, Rokkas’da Yiğitler Çocuk Parkı var.
   Tarihi dokunun üzerine inşaatlar yapılması, kuşkusuz ki yadırganan bir olgu. Çevreciler tepki gösterdikçe, öne sürülen gerekçe, “yersizlik.”
   Uzun yıllar kuşatma altında ve dar alanda yaşamaya zorlanan Türkler yerleşime açılma gereksinimlerini burçlar üzerindeki boş alanlarda karşıladılar.
   Böylesine insancıl ve stratejik bir gerekçe, ola ki çevrecilik açısından anlayışla karşılanabilir.
   Peki İngiliz müstemleke yönetiminin Lefkoşa komiserlik binasını Loredano ile Rokkas arasındaki Quirini Burcu’na oturtmasına ne buyurulur?..  Üstelik de o zamanlar bir yerleşim sorunu da yoktu Lefkoşa’da..
   Bu ilk yapılaşmadan kaynaklanan bir cesaretle KKTC Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve ofisleri tarihi komiserlik binasının eklemleri olarak Venedik surları üzerinde yayıldı.
                                  ***
   Amerikalı yönetmen Otto Preminger’in Leon Uris’in çok okunan romanından uyarladığı EXODUS filminin önemli sahneleri 1960’da Quirini Burcu üzerindeki İngiliz komiserlik binasında çekildi… Komiserlik binasının ve Quirini Burcu’nun o dönemlerdeki hali hiç silinmeyecek biçimde bir sinema  klasiğine dönüşen EXODUS filmine kaydedildi…
   Rokkas Burcu ise bir başka ünlü kişinin anılarını barındırır. Kıbrıs kökenli Osmanlı Sadrazamı Kâmil Paşa, aynı zamanda sürgün günleri olan yaşamının son döneminde bu burç üzerinde günlük gezintilere çıkardı. Paşanın oturduğu konut, Rokkas’ın karşısındaki konaktır. Ki şimdilerde “Dr. Rassım’ın evi” olarak bilinir. Dr. Rassım da, bir başka Osmanlı yöneticisinin, Beliğ Paşa’nın torunu.
                                  ***
   Rum yönetimi, dış kaynaklardan aldığı parasal ve teknik yardımların desteğiyle Güney Lefkoşa’daki burçları büyük bir özenle korumayı başardı. Güney Lefkoşa’da, sadece Kostanza Burcu’nda, Osmanlı döneminin emaneti Bayraktar Camii yükselir. Cami, kentin fethi sırasında burçlara ilk bayrağı dikerken şehit olan isimsiz Osmanlı akıncısının türbesini barındırır.
   Karaffa, Bodokataro, D’Avila ve Tripoli adlı burçlar ise tertemiz ve bakımlı biçimde korunuyor. Bu çevresel korumacılığın ve tarihi dokuya gösterilen özenin, Kıbrıs Rum imajına olumlu katkılar yaptığını kabul etmeliyiz.
   Tarihi dokuyla ilgili bir diğer önemli korumacılık ise, burçların isimleri bağlamındaki duyarlılıktır. Burçların hepsi de aradan geçen yüzyıllara karşın, hâlâ Venediklilerin koydukları adlarla anılıyor. Bu Latin isimlerinin neleri çağrıştırdığı bir araştırılsa, kim bilir ne tür öykülere ulaşılır.
   Henüz parsellenmeye başlanmadıkları günlerde, yoksulluğu yaşayan Lefkoşa’da burçların, halkın gezinti, buluşma ve serinleme alanı, çocukların ise oyun yerleri olarak kullanıldığı bilinmektedir. Mula ile Rokkas burçlarının altındaki sahada Türklerin atlı ata sporu “cirit” oynanırdı. Burçlara toplanan kalabalık, yılın belirli günlerinde tekrarlanan yarışmaları, ilgi ve heyecanla izlerdi. Toplumlararası olayların patlak verdiği 1963’e kadar bu saha, törenlerin ve futbol karşılaşmalarının da vazgeçilmez mekânıydı. 50’li ve 60’lı yıllarda, Müslüman Türklerin bayram kutlama yeri ise Barbaro Burcu’ydu.
   Yine o yıllarda Çağlayan, başkentin en canlı eğlence yöresiydi. Flatro Burcu’nda toplanan kadınlı erkekli semt sakinleri, çağlayan eğlencelerini tepeden, sanki locada oturmuşçasına izlerdi. Burcun altındaki park, 60’lı yılların sonunda bayram eğlencelerinin taşındığı yerdir. Parkın karşısında yazlık HALK ve ŞAHİN sinemaları vardı.
   Cumhurbaşkanlığı ofislerinin yayıldığı Quirini Burcu’nu, çam ağaçlarıyla bezenmiş haliyle Ramazan ve bayram toplarının patlatıldığı yer olarak anımsarız.
   Lefkoşa burçları, kuşkusuz ki, yıllar önceki manzaraları ve işlevleriyle çok daha ilginç ve albeniliydi.
   Şimdi beton yığınlarının ve trafik gürültüsünün ortasında gururundan ödün vermeyen bir direnişin simgesi gibi, akıp giden zamana meydan okuyorlar.
                                  ***
   Bu burçlarla ilgili vurgulanması gereken tarihi ve acı bir gerçek vardır… O da şu: Osmanlı istilasının korkusu içindeydi hep Venedikliler… Gerek Lefkoşa’daki, gerekse Mağusa’daki burçlar o korkunun eseridir… Venedikliler korkularını giderebilme ve savunma önlemlerini alabilme adına burçları inşa ederken, kendilerinden önceki kültürlerin, özellikle de Lüzinyanların eserlerini yıktılar… O yıkıntılardan elde ettikleri malzemeyle savunma duvarlarını inşa ettiler… Bu yüzden, Lefkoşa ile  Mağusa’yı çepeçevre kuşatan hisarlara bakarken, o hisarların içinde eritilen kültür miraslarının hüznünü duymamak olanaksız…

 

Lefkoşa’nın tarih yazmış burçları
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.