MİNİ YORUM: Uzmanlarımız aşırı süt ve et ürünleri tüketiminin gut hastalığına neden olduğu yollu uyarılar yapıyorlar… Tam da bu uyarıların zamanıdır yani!… Sanki insanlarımızda süt ve et ürünlerine uzanabilecek hal bırakıldı!… An itibarıyla, KKTC öz halkı adına, gut hastalığına karşı en güvenceli ülke!… Kimileri de “et yemeyin, ot yiyin” diyor… Sanki otun fiyatı çok mu ucuz?!.. Kuraklıktan dolayı kırlardaki, dağlardaki doğa sunumu endemiklerimiz de yoksullaştı, tıpkı halkımız gibi… İklim krizi nedeniyle gelen aşırı sıcakların topraktaki endemik tohumları yok ettiğini belirtenler de var… Akla çok yakın…
***
* Bugün, kadim Kıbrıs sorunsalını yeni bir sürece taşıyan 27 – 28 Ocak 1958 Türk direnişinin 66’ncı yıl dönümü… Zaman öyle bir geçer ki… Tarihi olaya dair yazım yarın bu köşede…
* Son günlerde arka arkaya Ankara turları yapmakta olan, ama bu turların hakiki gerekçe ve nedenlerini bir türlü açıklamayan, ya da açıklayamayan siyasilerimiz toplumca ilgiyle izleniyorlar..
* Kronikleşen nüfus sayımı sorununu çözebilme adına belediyeler ve muhtarlıklar mı inisiyatif almalıydı?.. Devlet nerede?… Evet; kalabalığız da, ne kadar kalabalığız acaba?..
* Bir gün Cruise gemilerinin Gazimağusa Limanı’na demir atacağı hayalini kuranlar var… Oysa bu liman öylesine dökülmekte ki, bırakınız Cruise’ları, ama çatanalar bile oraya demir atmayı düşünür duruma geliyor…
* Sütte 5 TL’lik indirim, kahvede 10 TL’lik bindirim… Dengesiz indirimler – bindirimler işte… 5 TL daha ucuz süt Kooperatifi mademki kurtarıyordu, neden gelişigüzel hesapsız – kitapsız zam yapılır ve müdahaleye davetiye çıkarılır?
* Kızıldeniz’deki gerginlikler navlun fiyatlarına olumsuz yansıyacakmış!.. Yeni okkalı zamlar için bir gerekçe daha bulundu desenize… Sanki tüm ithalatımız Kızıldeniz üzerinden yapılır!…
* “KKTC’nin daha görünür olması için” başlığı altında çabalarımız var… Evet, daha görünür olabilme çabası… “Casper” benzeri bir hayalet olduğumuzu mu düşünüyoruz yoksa?!..
* Sığınaklarının sayısını ve kalitesini açıklayan Rum komşuya tavsiyemdir: Aman ha komşu, aklını başına topla da o sığınaklara sakın ola muhtaç duruma gelme…
* “Günümüz silah çeşitliliği karşısında sığınak sayısı ile böbürlenmek, ahmaklıktan öte faşist bir anlayış ürünüdür. “(Teşekkürler Mehmet Davulcu)
* Demiş ki; “İnsanların en büyük hatalarından biridir, doğru zamanı yanlış kişilerle doldurmak.” Charles Bukowski.
* Haftanın öğüdü Ara Güler’den: ” Fazla ciddiye almayın hayatı, bir gün her şey fotoğraflarda kalacak.”
* Büyük Harflerle yazılması gereken: ALLAH HERKESE AKIL VERİR, AMA HERKESE O AKLI KULLANMA BECERİSİNİ VERMEZ…
* Temel’in dünyası: Temel küçük oğlu Cemal’i yüksekçe bir yere çıkartıp oradan atlamasını ister… “Korkma, atla, seni havada kapacağım” der… Çocuk bu ya, ona uyar ve yüksekten atlar… Onu havada kapmayıp yere çakılmasına seyirci kalan Temel; “Sana ders olsun… Bu kalleş hayatta babana bile güvenme…” Cemal’cık iki gözü iki çeşme ağlarken, “Ama bunu Yahudiler yapar be baba” der… Temel’in yanıtı: “Bu yaptığımı zaten ben de Yahudilerden öğrendim…”
* Ve dizeler… Orhan Veli Kanık’tan: “Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, / Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu / Bu derde düşmeden önce. / Bir yer var, biliyorum; / Her şeyi söylemek mümkün; / Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; / Anlatamıyorum.”





Yorumlar kapalı.